Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/23543
2023/8489
7 Şubat 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SUÇ: Nitelikli yağma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
... Cumhuriyet Başsavcılığının 09.03.2017 tarihli, 2017/2997 Soruşturma No.lu iddianamesiyle sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrası, (a) ve (h) bendi, 53, 58 ve 63 üncü maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
-
... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.03.2018 tarihli ve 2017/105 Esas, 2018/133 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrası, (a) ve (h) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53, 58 ve 63 üncü maddesi uyarınca 9 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir.
-
... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 25.05.2018 tarihli ve 2018/1202 Esas, 2018/1250 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
-
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 19.10.2021 tarihli 2018/57282 sayılı bozma görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sepepleri;
-
Yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına,
-
5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
-
İlk derece Mahkemesince, 05.02.2017 günü akşam saat 20.00 sularında arkadaşı tanık B.D. ile birlikte Kozluk Mahallesi Orduevi Sokak üzerinden evine doğru giden mağdur ...'ı farkeden sanık ...'ın mağdura yaklaşarak kontörü olup olmadığını sorduğu, mağdurun yok demesi üzerine "Yalan söyleme, üzerinizi arar bulurum, kötü olur" diye söylediği, sanığı daha önceden simaen tanıyan ve tavırlarından korkan mağdurun cebinden çıkarttığı Iphone 5S marka telefonu kendisine gösterdiği, sanığın telefonu mağdurun elinden çekip alarak "Neden yalan söylüyorsun, telefonu alıyoruz da vermiyor muyuz, istesem senin telefonunu atar şimdi kırarım, zaten elli yıl yatacağım, bu telefon için beş yıl daha yatsam ne olur, benimle gelin" diyerek adı geçenleri kendisiyle gelmeye zorladığı, birlikte yürürken sanığın telefonla birisini arayıp görüştüğü, sonrasında bir apartmanın içerisine girdikleri, burada sanığın bıçak çıkartarak "Tamam siz buradan orduevine gidin, ben telefonu getireceğim" dediği, mağdurun korkarak apartman dışına çıktığı, birkaç dakika sonra sanığın da dışarı çıktığı, sanıktan cep telefonunu geri almak isteyen mağdurun bu nedenle ayrılamadığı, hep birlikte tekrar orduevi tarafına doğru yürümeye başladıkları, tanık B.D'nin sanıktan telefonu istemesi üzerine sanığın "Bakın benim kafam çok iyi, emaneti alırım, sizi burada dört döndürürüm" demek suretiyle tehditlerine devam ettiği, biraz daha yürüdükten sonra sanığın mağdurdan montunu da istediği, mağdurun korktuğu ve belalı olarak bildiği sanığa montunu verdiği, sanığın kendi montunu mağdura verdiği, verirken montun cebindeki bıçağı aldığı, mağdura telefonun şifresini yazdırdığı, bu sırada sanığın babası ve kardeşinin Fiat Doblo marka bir araçla oraya geldikleri, sanığın mağdurdan zorla aldığı telefon ve montla birlikte arabaya binerek yanlarından ayrıldığı, mağdurun durumu ailesine bildirmesi üzerine sanık hakkında şikayette bulundukları, bir gün sonra Seka Devlet Hastanesi Göğüs Hastalıkları servisinde yatan hastaya refakatçi olarak gelen bir şahsın cep telefonunun çalındığı ihbarında bulunması üzerine yapılan araştırmada aynı gün sabah saat 07.30 sularında acilden giriş yapan sanığın tespit edildiği, sedye üzerinde yatan sanığın üzerinde biri mağdurdan aldığı, diğeri bahsi geçen şahıstan aldığı iki adet cep telefonunun bulunarak sahiplerine iade edildiği, bu şekilde meydana gelen olayda sanığın gece vakti bıçakla tehdit ederek mağdurun cep telefonu ve montunu almak suretiyle nitelikli yağma suçunu işlemiş olduğu, atılı suçun sanığın belirlenen ve açıklanan eyleminde tüm yasal unsurlarıyla birlikte teşekkül ettiği anlaşılmakla buna göre uygulama yapıldığı anlaşılmıştır.
-
Mağdurun sanıktan korktuğu için cep telefonunu verdiği... apartmanın içine girdiklerinde sanığın belinden kama tabir edilen bıçağı çıkartıp ''Siz gidin ben cep telefonunu getireceğim'' dediği... yine korktuğu için üzerindeki montu çıkartıp verdiğine ilişkin kolluk beyanı ve tanığın mağdurun beyanını destekler kolluk beyanı dosya içerisinde mevcuttur.
-
Sanık, mağdurun cep telefonu ve montunu kendi rızası ile verdiğini savunmuştur.
-
Mağdura ait cep telefonu ve montun sanıktan alınarak mağdura teslim edildiğine ilişkin tutanak dosya içerisinde mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamda mükerirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiş olduğu hususu dikkate alınarak, bu suç nedeniyle 2. kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre cezanın infazına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesine yönelik eleştiri ve ve yargılama gideri dışında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
- Tebliğnamedeki Görüş Yönünden
5237 sayılı Kanun'un 168 inci maddesinde yer alan düzenlemeye göre, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için sanığın bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi gerektiği, somut olayda sanığın kendi montunu mağdura vermesi şeklindeki eyleminin pişmanlık iradesi olarak nitelendirilemeyeceği gibi geri verme veya tazmin olarak da değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama şartları bulunmadığından tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
- Yağma Suçunun Unsurlarının Oluşmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
5237 sayılı Kanun'un 148 ve 149 uncu maddelerinde yer alan düzenlemeye göre, bir başkasının kendisinin veya yakının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya bir malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur.
Bu açıklamalar ışığında somut olayda; mağdur ve tanık sonradan beyan değiştirmişlerse de bu beyanlarının sanığı suçtan kurtarmaya yönelik olduğu, Olay ve Olgular başlığı altında 2 ve 3 numaralı paragrafları, yine Olay ve Olgular başlığı altında 1 numaralı paragrafında izah edildiği şekilde gerçekleşen sanığın eyleminin nitelikli yağma suçunu oluşturduğu sabit olduğundan hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
- 5237 Sayılı Kanun'un 150 nci Maddesinin Uygulanması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Suç konusu montun ve cep telefonunun değeri göz önünde alındığında Mahkemece 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin uygulanmamasında da bir isabetsizlik görülmeyerek, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
- Olay ve Olgular bölümünün 1 ve 2 numaralı bendinde açıklandığı üzere yağma eyleminin bir kısmının bina içerisinde gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 25.05.2018 tarihli ve 2018/1202 Esas, 2018/1250 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda gerekçe bölümünün 4 numaralı bendinde açıklanan hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
07.02.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:35:55