Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/3189
2023/15702
27 Aralık 2023
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2021/2209 E., 2021/2757 K.
SUÇ: Nitelikli yağma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
... Cumhuriyet Başsavcılığının 13.01.2015 tarihli ve 2015/70 No.lu iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli yağma suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d) ve (h) bentleri, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca cezalandırılması istemli kamu davası açılmıştır.
-
... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.11.2016 tarihli ve 2014/397 Esas, 2016/382 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d) ve (h) bentleri, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.11.2016 tarihli ve 2014/397 Esas, 2016/382 Karar sayılı kararının sanık müdafiinin istinaf etmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 04.01.2017 tarihli ve 2016/267 Esas, 2017/20 Karar sayılı kararı ile;
...''Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Mahkeme kararlarının gerekçeli olması zorunluluğu Anayasa'nın 141/3 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 34, 230 ve 232. maddelerinde düzenlenmiştir. Kararda gerekçenin bulunmasının ne anlama geldiğine de birçok Yargıtay Ceza Genel Kurul kararında vurgu yapılmıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 02.05.2000/11 89 91 gün ve sayılı kararında belirtildiği üzere; gerekçe, hükmün dayanaklarının akla, hukuka ve dosya içeriğine uygun açıklanmasıdır. Gerekçenin dosyadaki bilgi ve belgelerin yerinde değerlendirildiğini gösterir biçimde geçerli, yeterli ve yasal olması aranmalıdır. Yasal, yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanılmadan karar verilmesi, kanun koyucunun amacına uygun düşmeyeceği gibi, uygulamada da keyfiliğe yol açacaktır. Keyfiliği önlemek, tarafları tatmin etmek, denetim yapılmasına olanak sağlamak için, hükmün gerekçeli olması gerekir. Yine Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 22/10/2013 gün 2013/8 94 Esas ve 2013/430 sayılı kararında da , Mahkeme hükümlerinin gerekçeli olması gerektiğine vurgu yapılarak, Hükmün mantıksal dayanağını oluşturan gerekçenin somut olaya, akla, mantığa, bilimsel görüşlere ve yargısal içtihatlara dayalı olması gerektiği, ancak bu özellikleri taşıyan bir gerekçenin, tarafları tatmin edeceği, kanun yolu aşamasında kararların denetimine ve ayrıca içtihat hukukunun gelişmesine imkan sağlayacağı belirtilmiştir.
Bu itibarla mahkeme kararlarının denetime olanak verecek biçimde açık ve dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeli olması, gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, olaya ilişkin ve dosya içerine uygun mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, ulaşılan kanaat, delillerle sonuç arasında bağ kurulması, gösterilen gerekçeninin oluşa, toplanan kanıtlara ve dosya içeriğine uygun olması gerektiği gözetilmelidir.
Mahkeme kararlarındaki gerekçeye yönelik yukarıda yazılı açıklamalar ışığında, somut olaya gelince;
Sanık ...'ın soruşturma aşamasında Cumhuriyet Savcılığında alınan savunmasında; psikolojik travma geçirdiğini ve askerlikten bu nedenle çürük raporu aldığını bildirmesi ve başka bir olay nedeniyle yakaladığında kardeşi Hazin ... tarafından sanığın psikolojik sorunlarının bulunduğunun beyan edildiğine ilişkin 16/12/2015 tarihli tutanak karşısında sanığın TCK'nun 32. maddesi anlamında bir akıl hastalığının bulunup bulunmadığı araştırılmadan ve aşamalarda yüklenen yağma suçunu kabul etmeyerek suça katılmadığını savunan sanık ...'ın fotoğraflarının çektirilerek görüntü kayıtları ile karşılaştırılmasına karar verilmesine rağmen bu işlemin yapılmadığı anlaşıldığına göre; olay yerine ilişkin kamera görüntülerinde elinde silah bulunan şahıs ile sanığa ilişkin fotoğrafların ve balkon dış yüzeyinden alınan teşhise elverişli bir adet parmak izi ile sanığın parmak izinin karşılaştırması yaptırılıp, sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, hangi delil nedeniyle sanığın mahkumiyetine karar verildiği denetime olanak verecek şekilde açıklanıp gösterilmeden ve deliller arasında bağlantı kurulmadan, yasal olmayan yetersiz gerekçelerle mahkumiyet hükmü kurulması, ''....
Hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
-
Bozma üzerine yapılan yargılama sonucu ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.06.2021 tarihli ve 2021/219 Esas, 2023/128 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d) ve (h) bentleri, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 31.12.2021 tarihli ve 2021/2209 Esas, 2021/2757 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
-
Beraat kararı verilmesi gerektiğine,
-
Mağdurun sanığı teşhis edemediğine,
-
Parmak izine rastlanmadığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
-
Suç tarihinde saat 03.00 sıralarında sanık ve temyiz dışı sanık S.E.'nin, mağdurların içerisinde bulunduğu ... Mahallesinde bulunan Zargos market adlı işyerinin ofis olan üst katına kapıyı zorlayarak hırsızlık amacı ile girdikleri, mağdurlardan Behçet'in uyanık olması ve karşılarına çıkması üzerine sanık ...'ın yanında bulunan silahı mağdura göstererek "sesini çıkarma ve kasayı ver git, yoksa seni öldürürüz" şeklinde cebir ve tehdit ettiği devamla işyerinden 82 ekran TV, receiver, kayıt sistem cihazı, bilgisayar kasası, cüzdan ve cep telefonunu alarak gittikleri bu şekilde sanığın nitelikli yağma suçunu işlediğinin ilk derece mahkemesince kabul edildiği anlaşılmıştır.
-
Marketin giriş kapısını gören güvenlik kamerası kayıtlarının incelenmesi neticesi hazırlanıp dosyaya sunulan 10.12.2014 tarihli bilirkişi raporu içeriğine göre mağdura yönelik yağma eyleminin iki kişi tarafından geçekleştirildiği tespit edilmiştir.
-
Olay yerinden elde edilen bir adet parmak izinin temyiz dışı sanık S.E.'te ait olduğunun tespit edildiği ... Emniyet Müdürlüğü, olay yeri inceleme ve kimlik tespit şube müdürlüğünün 01.07.2014 tarih, 2010/1071 numaralı uzmanlık raporu dosya içerisinde yer almaktadır.
-
Temyiz dışı sanık S.E. müdafiili kolluk beyanında suçunu ikrar ederek eylemi mahalleden arkadaşı olan sanık ... ile birlikte gerçekleştirmiş olduklarını ifade etmiştir.
-
Sanık S.E.'nin, soruşturmada görevli kolluk personeline sanık ...'ın evini gösterdiği 29.09.2014 tarihli araştırma tutanağı içeriğinden anlaşılmıştır.
-
Güvenlik kamerası görüntülerinin ve sanık ...'ın fotoğraflarının incelenmesi neticesi hazırlanan 13.10.2020 tarihli Ulusal Kriminal Büro Raporu'nda; görüntülerdeki şüpheli 2 olarak kodlanan kişinin kuvvetle muhtemel sanık ... olduğu tespit edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Mağdurun beyanı, temyiz dışı sanık S.E.'nin ikrar içeren savunması, bunları doğrulayan bilirkişi raporu, ulusal kriminal büro raporu ve araştırma tutanağı karşısında sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde temyiz sebepleri yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 31.12.2021 tarihli ve 2021/2209 Esas, 2021/2757 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
27.12.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:32:48