Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/12784
2023/15275
14 Aralık 2023
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2021/760 E., 2021/2660 K.
SUÇLAR: Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Red, temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin düzeltilerek onanması
A. Sanıklar haklarında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümler yönünden ilk derece mahkemesince hükmolunan cezaların tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları nazara alınarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadıkları dikkate alındığında, sanıklar ... ve ... müdafii ile sanık ... müdafiinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince sanıklar haklarında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
C. Hükmedilen cezaların süresine göre, sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince reddine karar verilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığının 13.09.2019 tarihli ve 2019/3631 Esas sayılı iddianamesi ile sanıklar ..., ... ve ... haklarında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri ve 53 üncü maddesi, sanık ... Harmacı hakkında ayrıca 58 inci maddesi, uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
-
Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.12.2020 tarihli ve 2019/324 Esas, 2020/400 Karar sayılı Kararı ile; sanıklar ..., ... ve ... haklarında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 9 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 28.09.2021 tarihli ve 2021/760 Esas, 2021/2660 Karar sayılı Kararı ile; sanıklar haklarında İlk Derece Mahkemesince nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlere yönelik sanıklar ... ve ... müdafii ile sanık ... müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı sayılı Kanun'un 280 inci maddesi birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca red düzeltilerek onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanıklar ... ve ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri
-
Sanıkların üzerine atılı eylemlerin 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında kalıp kalmadığının değerlendirilmediğine,
-
Yağma suçunun konusunu taşınmaz mallar oluşturamayacağından, suçun unsurlarının oluşmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine,
B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri
-
Şikâyetçinin aşamalardaki çelişkili beyanlarına itibar edilmesi hatalı olup, tanık olduğu anlaşılan Muhammet isimli şahıs dinlenilmeden eksik araştırma ile karar verilmiş olduğuna,
-
Sanığın cezalandırılmasına yeterli, somut ve kesin delil bulunmadığından şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
-
Şikâyetçinin zararının karşılandığını ve olayın kurgudan ibaret olduğuna dair 11.02.2020 tarihli dilekçesinin dikkate alınmadığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
-
Şikâyetçi ... ile eski eşi tanık C. B.'nin yarı oranda hissedar oldukları dairenin icra kanalıyla satışa çıkarılması üzerine sanık ...'ın şikâyetçi ile irtibata geçerek eşine ait hisseyi satın alıp daha sonra daireyi satabileceklerini söylediği, bunun üzerine şikâyetçinin dairenin satışı için sanık ...'a vekaletname ile yetki verdiği, daha sonra vekaletnamede sanığa satış yetkisi verdiğini fark edince sanığı azlettiği, vekaletnamenin iptal edildiğinin öğrenilmesi üzerine sanıklar Cihat, Emrah ve Turan'ın olay günü şikâyetçiyi silah zoruyla araca bindirerek ormanlık alana götürdükleri, burada şikâyetçiyi taş ve sopalarla darp ve tehdit ettikleri, boynuna köpek tasması bağladıkları, akabinde şikâyetçiyi ... Noterliğine götürerek suça konu taşınmazın satış yetkisini içeren vekaletname aldıkları ve daha sonra taşınmazı üçüncü kişiye satışını gerçekleştirdikleri, ilk derece mahkemesi tarafından maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.
-
Şikâyetçinin soruşturma ve kovuşturma aşamasında alınan ilk beyanında birbiriyle uyumlu ve tutarlı beyanlarda bulunduğu görülmüştür.
-
Sanıkların kovuşturma aşamasında üzerlerine atılı suçlamayı inkar ettikleri, sanık ...'ın soruşturma aşamasında kollukta müdafii eşliğinde alınan beyanında şikâyetçiye tehditvari şekilde konuştuğunu belirtmek suretiyle tevil yollu ikrarda bulunduğu anlaşılmıştır.
-
Tanıklar C.A. ve O.Ö.'nün beyanları dava dosyasında mevcuttur.
-
Kolluk güçleri tarafından düzenlenen 13.12.2017 tarihli tutanak ve 18.01.2018 tarihli ev arama tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
-
Dosya arasında şikayetçi tarafından Çerkezköy Sulh Hukuk Mahkemesi hesabına 53.000,00 TL ödeme yapıldığına dair 30.06.2017 tarihli Vakıflar Bankası ödeme dekontu ve 12.07.2017 tarihli ... Tapu Müdürlüğü cebri satış başvuru belgesi mevcuttur.
-
Dosya arasında ... Noterliğince düzenlenmiş 30.06.2017 tarihli 06191 yevmiye numaralı şikâyetçi tarafından sanık ...'a satış yetkisi tanınan vekaletname, 25.08.2017 tarihli 082261 yevmiye numaralı azilname, 25.08.2017 tarihli 08282 yevmiye numaralı yeniden şikâyetçi tarafından sanık ...'a satış yetkisi tanınan vekaletname mevcuttur.
-
Şikâyetçinin 11.02.2021 tarihli dilekçesi ile sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçtiği anlaşılmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanıklar ..., ... ve ... Haklarında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Yapılan İncelemede;
A. Eksik Araştırma ve Delil Yetersizliği Nedeniyle Beraat Etmeleri Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
Şikâyetçinin soruşturma aşamasında ve kovuşturma aşamasında talimat mahkemesince alınan ilk beyanları olayın akışına uygun olup, sonradan sanıkları suçtan kurtarmak amacıyla değiştirmek suretiyle kovuşturma aşamasında vermiş olduğu 11.02.2021 tarihli yazılı beyanına itibar edilmemesi gerektiği kanaatine varılmakla; sanık ...'ın soruşturma aşamasında müdafii eşliğinde alınan beyanında kendisine dava konusu taşınmazın satış yetkisini vermesi hususunda şikâyetçiye tehditvari konuştuğunu belirtmek suretiyle tevili yoluyla ikrarda bulunması, sanık ...'ın soruşturma aşamasında olay yerinde bulunmadığını belirtmesine karşın kovuşturma aşamasında diğer sanıklar ve şikâyetçi ile notere gittiklerini belirtmek suretiyle suçtan kurtulmaya yönelik çelişkili savunmalarda bulunması, sanık ...'ın da soruşturma aşamasında dosya kapsamında mevcut şikâyetçinin yere diz çökmüş ve tasmalı fotoğrafının tanık C.A.'ya kendisinin göndermediğini belirtmesine karşın kovuşturma aşamasında beyanlarını tamamen değiştirmek suretiyle söz konusu fotoğrafı şikâyetçi ile kurguladıkları mizansen doğrultusunda tanığa göndermiş olduğunu savunarak suçtan kurtulmaya yönelik hayatın olağan akışına aykırı ve çelişkili beyanlarda bulunması, kolluk görevlilerince düzenlenen tutanak içerikleri, sanık ... ve tanık C.A. arasındaki yazışma örnekleri, banka ödeme dekontu, noterden düzenlenen vekaletname ve azilname örnekleri ve tüm dosya içeriği karşısında, sanıkların eylemlerinin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Suç Vasfının Yanlış Belirlendiği Eylemlerin 5237 Sayılı Kanun'un 150/1. Maddesine Uyduğuna İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
Yağma suçları 5237 sayılı Kanun' un 148, 149 ile 150 nci maddelerinde düzenlenmiştir. Yağma başkasının zilliyetliğindeki taşınabilir malı zilliyetin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir ve tehdit ile yarar sağlamak maksadıyla alınmasıdır.
5237 sayılı Kanun' un 148 inci maddesinin birinci fıkrasında yağma suçu temel şekli, ikinci fıkrasında senet yağması, üçüncü fıkrasında cebir karinesine yer verilmiştir. 5237 sayılı Kanun' un 149 uncu maddesinde yağma suçunun nitelikli halleri düzenlenmiştir.
5237 sayılı Kanun' un 150 nci maddesinde hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amaçlı yağma ile değer azlığı yaptırıma bağlanmıştır.5237 sayılı Kanun' un 150 nci maddesinin birinci fıkrasında; yağma suçunun bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla işlenmesi halinde faile yalnızca tehdit ve/veya yaralama suçundan ceza verileceği öngörülmüştür. Bu şekilde de daha az cezayı gerektirir nitelikli hal olarak düzenlenmiştir. 5237 sayılı Kanun' un 150 nci maddesinin birinci fıkrasında, bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla denildiğinde bu nitelikli hal uygulanabilmesi için; fail ile mağdur arasında alacak hakkı doğuran herhangi bir hukuki ilişki bulunmalı, bunun da kanunda belirtilen şekil şartlarına uygun kurulmuş olması değil, hukuk düzenince kabul edilebilir meşru bir ilişki olması yeterlidir. Alacağın tahsili amacıyla gerçekleşen yağma eylemindeki alacak ile orantılı olması da gerekir.
Anılan açıklamalar ışığında somut olayımıza gelince; sanıkların hep birlikte olay günü şikâyetçiyi silah zoruyla araca bindirerek ormanlık alana götürdükleri, burada şikâyetçiyi silahla tehdit ettikleri, boynuna köpek tasması bağladıkları, akabinde şikâyetçiyi ... Noterliği'ne götürerek 25.08.2017 tarihli ve 08282 yevmiye numaralı vekaletname ile suça konu taşınmazın sanık ... tarafından satışına dair yetki aldıkları ve daha sonra suça konu taşınmazı üçüncü kişiye satışını gerçekleştirdiklerinin sabit olduğu olayda, sanık ...'ın dava konusu taşınmazın tanık C.A.'ya ait 1/2 oranında hissesinin satın alınması hususunda yaptıkları harici anlaşma doğrultusunda şikâyetçiye ödeme yaptığı ancak daha sonra şikâyetçiden almış olduğu satış yetkisi içerir vekaletname ile taşınmazın tamamını üçüncü bir şahsa satmak suretiyle elde ettiği bedelden şikâyetçinin hakkı olan 1/2 oranındaki hisse karşılığını şikâyetçiye vermemek suretiyle uhdesine geçirdiği, bu haliyle söz konusu bedel ile alacak miktarı arasında "açık bir nispetsizlik ve aşkın bir talep" bulunduğu anlaşılmakla 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin birinci maddesinde düzenlenen koşulların sanıklar hakkında oluşmadığı kanaatine varılmakla hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Suçun Unsurlarının Oluşmadığına İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
5237 sayılı Kanun'un 148 inci maddesinin birinci uyarınca; kişinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştirileceği ya da malvarlığı bakımından büyük bir zarara uğratılacağından bahisle tehdit edilerek veya cebir kullanılarak bir malı teslime veya alınmasına karşı koymamaya mecbur bırakılması yağma suçunu oluşturur. Suç, anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştirileceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılmak suretiyle gerçekleşir. Aynı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasında nitelikli halleri düzenlenmiştir. Hâl böyle olunca sanıkların iştirak iradesi içinde şikâyetçiyi silah ile tehdit etmek suretiyle dava konusu taşınmazın satış yetkisini verilmesi suretiyle taşınmazı üçüncü kişiye satmak suretiyle kazanç sağlamaları şeklindeki eylemlerinin nitelikli yağma suçunu oluşturduğu ve bu yönüyle kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
D. Şikâyetçinin Zararının Karşılandığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Şikâyetçinin 11.02.2020 havale tarihli dilekçesinde, "...icra kısmını ve kendisine kalan hissesinin bedelini ödediğini..." belirtmek suretiyle şikayetinden vazgeçtiğini beyan etmesi karşısında, yeniden duruşma açılarak şikâyetçinin bu husustaki beyanı tespit edilip sonucuna göre sanıklar haklarında 5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
E. Yargılama Giderleri Yönünden
Suçu birlikte işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine, 5271 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin ikinci fıkrasına aykırı biçimde "yargılama giderinin sanıklardan eşit olarak tahsil edilmesi" biçiminde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanıklar ..., ... ve ... Haklarında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Ön inceleme bölümünün (A) numaralı paragrafında açıklanan nedenle sanıklar ... ve ... müdafii ile sanık ... müdafiinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebligname’ye uygun olarak, oy birligiyle REDDİNE,
B. Sanıklar ..., ... ve ... Haklarında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (D) ve (E) numaralı paragraflarında açıklanan nedenlerle sanıklar ... ve ... müdafii ile sanık ... müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden temyiz istemleri yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 28.09.2021 tarihli ve 2021/760 Esas, 2021/2660 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesine Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
14.12.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:40:41