Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/3563

Karar No

2023/14925

Karar Tarihi

4 Aralık 2023

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2019/1673 E., 2020/172 K.

SUÇ: Nitelikli yağma

HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.02.2019 tarihli ve 2018/184 Esas, 2019/88 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (h) bentleri, 168 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesi uyarınca 5 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

  2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 21.01.2020 tarihli ve 2019/1673 Esas, 2020/172 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

  3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri

  1. Atılı suçu işlediğine dair katılanın beyanını destekleyen başkaca delil bulunmadığından, "Şüpheden sanık yararlanır." ilkesi gereğince sanığın beraatine,

  2. Aksi halde sanığın, katılandan alacağı bulunması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kasten yaralama suçundan mahkûmiyetine,

  3. 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin (d) ve (h) bentlerinin uygulama şartlarının bulunmadığına,

  4. Sanık hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

  1. Tarafların bir dönem karı koca olup ayrıldıkları, evlilik birliğinin devamı sırasında borçlandıkları, olay günü gündüz saatlerinde bir parkta bir araya geldikleri, katılanın sanıktan mevcut borcun ortaklaşa yapıldığından bahisle devam eden bazı taksitleri üstlenmesini istediği, sanığın devam eden taksit ödemesi adı altında katılana 250,00 TL para verdiği,

Sanığın aynı gün gece saat 18.30 sıralarında katılanın ikametine giderek zile bastığı, kapının katılan tarafından açıldığı, sanığın katılana hitaben, "bana para ver" şeklinde sözler söyleyerek içeri girdiği, katılanı kollarından tutup kendisine doğru çekmesi üzerine merdiven boşluğuna düşen katılanın, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı, ardından ikametin içerisinde bulunan tanık M.T.'ye hitaben, katılanın çantasını getirmesi yönünde bağırdığı, tanığın korkuya kapılarak çantayı getirdiği, sanığın, çantanın içerisinde bulunan gündüz saatlerinde taksit ödemesi adı altında katılana vermiş olduğu miktar da dahil olmak üzere toplam 550,00 TL parayı aldığı, bu paranın 250,00 TL'si sanığın katılana öğle vakti verdiği para olup kalan 300,00 TL'nin ise katılana ait olduğu, devamında katılanın bir adet cep telefonunu da alıp olay yerinden ayrıldığının, kabul edildiği anlaşılmıştır.

  1. Sanığın, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan ifadesi sırasında 300,00 TL parayı katılana iade edilmek üzere teslim ettiği, sanıktan teslim alınan paranın da katılana iade edildiğine dair 09.01.2018 tarihli para teslim tutanağı, dava dosyasında mevcuttur.

  2. Olayın ihbarı üzerine görevliler tarafından sanığın, telefon aracılığı ile aranması üzerine bulunduğu yeri söyleyen sanığın yanına giden görevlilerin, kabaca yaptıkları üst aramasında suç ve suç unsuruna rastlamadığı, suça konu cep telefonu sorulduğunda sanığın, kendi rızası ile cebinden çıkardığı cep telefonunu görevlilere teslim ettiğine dair, yakalama, üst arama ve muhafaza altına alma tutanağı, dava dosyasında mevcuttur.

  3. Cep telefonunun katılana teslim edildiğine dair teslim tutanağı, dava dosyasında mevcuttur.

  4. Katılanın yaralanmasını gösterir adli rapor, dava dosyasında mevcuttur.

  5. Sanığın savunmalarında özetle, katılana borçlarını ödemesi için para verdiğini, ancak katılanın bu parayı borçlarını ödemekte kullanmaması nedeniyle verdiği parayı geri aldığını, zorlama olmadığını, katılanın polisi aramasını engellemek amacıyla cep telefonunu aldığını beyan ettiği görülmüştür.

  6. Tanık M.T'nin anlatımları, dava dosyasında mevuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

Diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Bilindiği üzere ceza hukumuzun temelini “kast” oluşturur. Bu durum 5237 sayılı Kanun'un 21. maddesinde; "...Suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır. Kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir...” şeklinde tanımlanmıştır. Maddenin gerekçesinde ise;

"...Kast, kişi ile işlediği suçun maddî unsurları arasındaki psikolojik bağı ifade etmektedir. Suçun kanuni tanımındaki maddî unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesi, kastın varlığı için zorunludur...” şeklindeki betimleme de aynı hususu açklamakta ve teyit etmektedir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu (YCGK), ceza uygulamaları açısından birlik ve açıklık sağlamaya yönelik olarak, önüne gelen bir olayda kastı tanımlamış ve sınırlarını göstermiştir. Söz konusu Ceza Genel Kurulu 2008/1 99 E., 2008/185 K. sayılı ilamında; "... 765 sayılı TCY’nda tanımlanmamasına karşın 5237 sayılı TCY’nın 21/1. maddesinde, “suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesi” olarak tanımlanan kastın iki unsuru bulunmaktadır; bilme ve isteme unsuru. Kastın varlığı için, hareketten doğacak sonucun sadece öngörülmesi, kısaca bilinmesi yeterli olmayıp ayrıca sonucun da istenmesi gerekir...” şeklinde açıklamada bulunmuştur. Bu açık kabule göre hareketin ve sonucun bilinmesi ve istenmesi de gerekir.

Kasıt, suçun kanuni tanımındaki unsurları bilerek ve isteyerek gerçekleştirmektedir. Kural olarak her suçun zorunlu ögesidir. Yağma suçunda kasıt hem cebir veya tehdit hem de malın alınmasını kapsamalıdır. Failin malın başkasına ait olduğunu bilmesi ve bunu faydalanmak amacıyla zor kullanarak almayı istemesi manevi unsurdur. (Benzer görüşler için bkz. Artuç age I s. 244 ,Gökçen vd. Age s.118, Özgenç Genel Hükümler age s. 246, Koca/Üzülmez Genel Hükümler age I s. 139, Artuk/Gökcen vd. Genel Hükümler age s.396, Şahbaz age s.145, Gökcan/Artuç TCK Şerhi age s.333, Koca/Üzülmez Özel Hükümler age I s.601)

Kasıt; suçun maddi unsurlarını bilerek ve isteyerek gerçekleştirmesi olarak tanımlanmıştır. Fail, hareketinin kanuni tipi gerçekleştireceğini bilmesi ve istemesi hâlinde doğrudan kastla hareket etmiş olacaktır. Gerekçede de açıkça belirtildiği gibi, kişi ile işlediği suçun maddî unsurları arasındaki psikolojik bağı ifade etmektedir. Suçun kanuni tanımındaki maddî unsurların bilerek ve sonuçlarının istenerek gerçekleştirilmesi, kastın varlığı için zorunludur.

İsteme, kişinin iç dünyasında gerçekleşen bir durumdur. Bu nedenle kastı belirlerken failin sözlerinden ziyade, olay öncesi davranışları, olay sırasındaki hareketleri, sözleri ve olay sonrasındaki davranışları, hareketleri yani dışa vuran tavırları değerlendirilerek sonuç çıkarmak gerekecektir. Sadece nihai harekete bakmak hatalı sonuçlara götürebilir ise de hareket öncesi hareket sırası ve sonrası, olayın gerçekleştirme şekli gibi dışa yansıyan eylemler hep birlikte değerlendirildiğinde kastın varlığının tespit edilmesi gerekir. (Benzer görüşleri için bkz. Gökçek/Artuç age s.5371)

Dairemizin yerleşik uygulamaları da bu yöndedir. Mesela, Yargıtay 6. CD'nin 2015/1001 E. 2015/40834 K. sayılı, "... Failin iç dünyasını ilgilendiren kast; failin olay öncesi iç dünyasını, olay sırası veya olay sonrası davranışları ölçü alınarak belirlenebilir. Sanığı harekete geçiren etken saik, psişik olgunun irade aşamasıdır... Suçun işlendiği sırada failin öngörü ve irade ile hareket etmiş olması yeterlidir. Failin iç dünyasını ilgilendiren kastın niteliğinin belirlenebilmesi için dış dünyaya yansıyan davranışlardan hareketle sonuç çıkarmak olanaklıdır. Bu bağlamda failin olay öncesi, olay sırasında ve olay sonrası davranışları kastın belirlenmesinde ölçü alınır. ....” şeklindeki kararı ile bu kabulü açıkça göstermiştir.

Yağma suçu için bu durumu genel kast kabul edecek olursak, failin cebirle veya tehditle başkasına ait taşınır bir malı isteyerek alması veya teslimini sağlaması gerekir. Ancak bu tek başına yetmez, ayrıca faydalanma amacının da bulunması gerekir. (Benzer görüşler için bkz. Hafızoğulları/Özen age s. 363, Artuç age s. 344, Gökçen/Artuç age s. 5369)

Hırsızlık suçunda, başkasına ait taşınır malı faydalanmak amacıyla zilyedin rızası olmadan almak, suçun manevi unsuru iken yağma suçunda, rızası olmama unsurunun yerine rızanın zorla alınması geçmektedir. ... sağlanarak daha doğrusu teslimi veya geri alınmasını engellemek için cebir veya tehdit kullanmak istemesi ve malın teslimini sağlamak için cebir veya tehdide (zor) başvurmalıdır. Almadaki amaç faydalanma olmalıdır. Eğer fail faydalanma kastı ile değil de başka bir kastla mesela zarar verme amacıyla hareket etmiş ise eylem yağma değil mala zarar verme suçunu oluşturacaktır. (Centel/Zafer/Çakmut age s. 304, Toroslu Özel Kısım age I s. 147, Artuç age I s. 245)

CGK'nin 2015/709 E. ve 2016/33 K. sayılı kararında;"... Yağma; başkasının zilyetliğindeki taşınabilir malın, zilyedin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir veya tehdit kullanmak suretiyle alınması olduğundan “zor yoluyla hırsızlık”, bir kişiye karşı kullanılan icbar araçlarıyla haksız bir menfaat elde etmek şeklinde de tanımlanmıştır.

Yargıtay 6. Ceza Dairesi, benzer hususları belirlemiş ve ayrıca "faydalanma kastının" aranması gerektiğini yine çok açık olarak göstermiştir. Ayrıca birçok kararında faydalanma kastı son derece dar yorumlanmış, "mal edinme" veya "sahiplenme yani kullanma" yada "ekonomik yarar sağlama" şartlarını aramış, onun haricindeki eylemleri "faydalanma olarak" kabul etmeyen çok sayıda karar vermiştir.

Mesela Yargıtay 6. CD'nin 2015/8292 E. ve 2017/4019 K. sayılı;”... telefonunu alıp oldukça kısa sayılan bir süre içerisinde kullanmadan aynen iade ettiği dikkate alındığında sanığın faydalanma amacıyla mağdurun malını aldığından bahsedilemeyceği gözetilmeden yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması...Bozmayı gerektirmiş... BOZULMASINA ...”

Yine Yargıtay 6. CD'nin 2015/1001 E. ve 2015/40834 K. Sayılı; ”... hiçbir şey söylemeden mesaj çekmesini engellemek ve katılan M.'ye ulaşmak için elindeki telefonu çekip almak eylemlerinin, yağma kastı ile yapıldığını gösteren deliller karar yerinde açıklanıp tartışılmadan, suçun hukuki vasfında yanılgı ile yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde uygulama yapılması...Bozmayı gerektirmiş... BOZULMASINA..."

Yine Yargıtay 6. CD'nin 2020/3086 E. Ve 2021/17299 K. Sayılı; "... Sanık M.’nin eşi olan tanık M.’nin katılan S. tarafından cinsel taciz boyutuna ulaşacak derece rahatsız edildiği, tanık M.’yi ağlarken gören sanık M.M.’nun sebebini sorduğu ve tanığın katılanla arasında geçenleri sanığa anlattığı, sanık M.’nın tanığın eşi olan sanık M.’ye durumu anlattığı ve beraber katılanın iş yerine giderek ellerindeki demir sopalarla katılanı “yaşamını tehlikeye sokmayacak, vücutta kemik kırığı oluşturacak ve BTM ile giderilemeyecek şekilde” yaraladıkları, bu eylemleri hakkında nitelikli kasten yaralama suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, sanıkların katılanın iş yerinden çıkarken içerisinde silah olabileceği ve katılanın arkadan kendilerini yaralayabileceği düşüncesi ile içerisinde katılana ait ruhsat, banka kartı, kredi kartı ve anahtar bulunan çantayı aldıkları, katılanın şikayeti üzerine ertesi gün emniyete giden sanıkların çantayı ve içindekileri polise teslim ettikleri, sanıkların kastının yağma olmadığı ve kendilerini korumak düşüncesi ile çantayı aldıkları anlaşılmakla üzerlerine atılı yağma suçu bakımından manevi unsur yokluğu nedeniyle beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetlerine hükmolunması... Bozmayı gerektirmiş... BOZULMASINA..." şeklinde faydalanma kastının varlığını ve dar yorumlanmasına yönelik çok sayıda karar vermiştir.

Kısaca dairemizin süregelen yerleşik uygulamalarında faydalanma kastını "mal edinme" veya "sahiplenme yani kullanma" yada "ekonomik yarar sağlama " olarak kabul etmektedir.

Bu genel ve uygulamaya yönelik izahtan sonra somut olaya gelince;

Yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; tarafların evli oldukları dönemde edindikleri borçların ödenmesi amacıyla, olay günü gündüz saatlerinde sanığın katılana 250,00 TL para verdiği, katılanın bu para ile borcu ödemediğini öğrenen sanığın, akşam 18.30 sıralarında katılanın evine gelerek bu sebepten tartıştıkları, sanığın katılanı itmesi neticesinde merdiven boşuluğuna düşen katılanın, basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı, sanığın gündüz vakti verdiği parayı geri alma saiki ile katılanın çantasının içerisinde bulunan parayı aldığı, katılanın kolluk beyanına göre polisi aramak üzere elinde bulundurduğu cep telefonunu, polisi aramasını engellemek amacıyla alan sanığın olay yerinden ayrıldığı, kısa bir süre sonra olayın kolluğa intikal etmesi üzerine kolluğun sanığı telefon aracılığıyla aradığında sanığın bulunduğu yeri söylemesi üzerine yanına giden kolluğun, cep telefonunu sorduğunda sanığın, cebinden katılana ait cep telefonunu çıkararak kolluğa teslim ettiği, sanığın aldığı para içerisinden arta kalan 300,00 TL parayı da Cumhuriyet Başsavcılığında verdiği ifade sırasında iade ettiği anlaşılmakla, sanığın mal edinme yahut faydalanma kastının bulunmadığı ve alınan paranın aşkın bir bedel olmayıp sanığın alacaklı olduğu meblağa yakın olduğu gözetildiğinde, eylemin 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle kasten yaralama suçunu oluşturduğu gözetilmeden delillerin takdirinde ve suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde nitelikli yağma suçundan mahkûmiyet kararı verilen hükümde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 21.01.2020 tarihli ve 2019/1673 Esas, 2020/172 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

04.12.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

yağmakarartemyizhukukîv.süreçolgularsebepleribozulmasına"gerekçebozulmasınanitelikli

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:49:25

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim