Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/4599
2023/14738
29 Kasım 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2015/489 E. 2016/206 K.
SUÇ: Silahla tehdit
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
- ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.03.2016 tarihli 2015/489 Esas 2016/206 Karar sayılı kararı ile sanığın, silahla tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 51 inci maddesi gereği ertelenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz Sebepleri
-
Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
-
Vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
-
Sanık ...'nin kardeşi ... ile şikâyetçi sanık ...'nin daha önceden evli olup boşandıkları, bu nedenle taraflar arasında önceye dayalı sorunlar bulunduğu, olay tarihinde sanık ... ile eşi olan şikâyetçi ...'in araçla bayram ziyareti için köye geldikleri, araçla geçtikleri sırada evlerinin önünde kelle pişiren şikâyetçi sanık ..., sanık ..., sanık ... ile karşılaştıkları, sanık ... ile sanık ...'nin birbirlerine karşılıklı olarak "o...pu" diye hakaret ettikleri, tartışmaya ...'nin yanında bulunan ... ve ...'ün dahil olduğu, ... ve ...'ün ...'ye hakaret ettikleri, tartışmayı duyan sanık ...'nun dışarı çıktığı, elindeki baltayı şikâyetçi ...'e doğrultarak "Avradını sinkaf ettiğimin çocuğu, sen buraya neden geliyorsun." demesi şeklinde gerçekleştiğinin kabul edildiği görülmüştür.
-
Sanık ... mahkemede alınan savunmasında: " Önceki beyanlarımı tekrar ederim, olay tarihinde ben evimde istirahatteydim, dışarda bağrışmalar geldi, dışarıya çıktığımda kızım ..., eşim ... gelinlerim ... ve ... vardı, bunların yanında da yolda arabasıyla bekleyen ... ve ... sarıyla birlikte çocukları vardı, karşılıklı bağrışıyorlardı, benim evim yola bitişiktir, bende olay büyümesin diye ...'e çekip gidin dedim, herhangi bir tehditim olmadı, kimseye balta çekmedim, beraatimi talep ederim."şeklinde beyanda bulunmuştur.
-
Sanık ... mahkemede alınan savunmasında: "Önceki beyanlarımı tekrar ederim, babam amaliyat olmuştu, evde dinleniyordu, olay tarihinde evimizin önünde kelle pişiriyorduk, bayramın 1. Günüydü, yanımda annem ... ile yengelerim ... ve ... vardı, Haticeyle eşi ... arabayla evin önünden geçiyorlardı, yanlarında kızları ... vardı, bizim evin önünden geçerken durdular, arabadan hiç inmediler, ben daha öncesinden ...'nin erkek kardeşiyle evliydim, ancak ayrıldım, bundan dolayı aramızda sorunlar vardı, beni bir çocuğumla babamın evine gönderdiler, arabadan ... bana hitaben "o..pu" dedi, bunun üzerine kendisine "o..pu" dedim, annem ve babam olaya karışmadılar, babam amaliyatlıydı dışarı çıktı, Salihe hitaben çıkıp gidin dedi, annem ve yengelerimin herhangi bir hakareti olmadı, ben ...'in aracına da taş atmadım, zarar vermedim beraatimi talep ederim." şeklinde beyanda bulunmuştur.
-
Sanık ... mahkemede alınan savunmasında: "Önceki beyanlarımı tekrar ederim, eşim ameliyat olmuştu, evde dinleniyordu, olay tarihinde evimizin önünde kelle pişiriyorduk, bayramın 1. günüydü, yanımda kızım ... ile gelinlerim ... ve ... vardı, ...yle eşi ... arabayla evin önünden geçiyorlardı, yanlarında kızları ... vardı, bizim evin önünden geçiyorlardı durdular, ... kızım emineye hitaben "o..pu" dedi, kızım da bunun üzerine kendisine "o..pu" dedi, ben kesinlikle ...ye herhangi bir hakarette bulunmadığım, eşimde amaliyatlıydı dışarı çıktı, eşim ...'e hitaben benim başıma bela olmayın, çıkıp gidin dedi, eşim kimseye baltayla tehditde ve hakaretde bulunmadı, beraatimi talep ederim." şeklinde beyanda bulunmuştur.
-
Sanık ... Mahkemede Alınan Savunmasında: "Önceki beyanlarımı tekrar ederim, olay günü evin önünde kelle pişiriyorduk, yanımda kayınvalidem ..., görümcem ... vardı, kayınpederim ... ise içerde istirahat ediyordu, amaliyat olmuştu, sanıklar arabayla geçerken ... görümcem ...'ye yönelik "o..pu" şeklinde hakarette bulundu, ...'de ne diyorsun şeklinde çıkıştı, ikisi arasında ağız dalaşı oldu, benim olayla bir ilgim yoktur, kayınbabam balta felan çıkarmadı, beraatimi talep ederim."şeklinde beyanda bulunmuştur.
6.Sanık ... Mahkemede Alınan Savunmasında: "Önceki beyanlarımı tekrar ederim, olay tarihinde eşim ve kızımla beraber bayram ziyaretine gittik, arabayla geçerken yolumuzu kestiler, ... ile kardeşim ... iki yıl evvel boşanmışlardı, bundan dolayı aramızda sorunlar vardı, ..., ..., ... bana "o...pu" diye hakaret ettiler, bende niye böyle yapıyorsunuz dedim, ben kendilerine hakaret de bulunmadım, ... eşime yönelik olarak baltayla oradan çıkıp geldi, ... birşeyler söylüyordu ancak küfredip etmediğini duymadım, bende eşime hadi durma gidelim dedim, beraatimi talep ederim."şeklinde beyanda bulunmuştur.
7.Şikayetçi ... mahkemede alınan beyanında:"Önceki beyanımı tekrar ederim, sanıktan şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum, olay tarihinde köyümüze akrabalarımızı ziyarete gitmiştik, aracı ben kullanıyordum, eşim ... ve çocuğum seda araçtaydı, sanıklarda akrabamız olurlar, kendileri bizi durdurdular, eşimle kendi aralarında bir ağız münakaşası oldu, sonra ... bir balta ile yola çıktı, arabanın yanına geldi, baltayı bana doğrultarak "Avradını sinkaf ettiğimin çocuğu, sen buraya niye geliyorsun" diyerek küfür ve tehdit de bulundu, olay bu şekilde gerçekleşti, sonradan da ... arabama taş fırlattı."şeklinde beyanda bulunmuştur.
IV. GEREKÇE
Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarında istikrarla vurgulandığı üzere; "Amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri de, öğreti ve uygulamada "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede "in dubio pro reo" olarak ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkûmiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi halinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikle ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti; herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaate değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı ve hiçbir şüphe veya başka türlü oluşa imkân vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir." Ceza yargılaması sonucunda mahkûmiyet kararının verilebilmesi için suç oluşturan fiilin sanık tarafından işlendiğinin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak, herkesi inandıracak şekilde kanıtlanması ve şüphenin masumiyet karinesinin gereği olarak sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği (Türkiye Cumhuriyeti Anayasası 38/4. maddesi, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi 6/2. maddesi, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi 11. maddesi) de nazara alınarak, sanık ile mağdurlar arasında önceye dayalı husumet bulunduğu, olayın taraflar harici tanığı bulunmadığı bu nedenle sanığın üzerine atılı tehdit suçunu gerçekleştirdiğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunamadığı gözetilerek sanık hakkında tehdit suçundan beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2016 tarihli ve 2015/489 Esas, 2016/206 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği, gerekçe bölümününde açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliği ile BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
29.11.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:52:11