Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/3725

Karar No

2023/14520

Karar Tarihi

22 Kasım 2023

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2018/1064 E., 2020/8 K.

SUÇLAR: Tehdit, kişilerin huzur ve sükununu bozma

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/35399 Soruşturma Numaralı iddianamesi ile sanık hakkında tehdit ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106/1 1. cümle, 53/1 2 (...'a karşı), 123/1, 53/1 2 (..., ... ... ve ...'a yönelik eylemi için) maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.

  2. ... 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.04.2016 tarihli ve 2015/1199 Esas, 2016/660 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 123 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 3 ay 3 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, karar verilmiştir.

  3. ... 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.04.2016 tarihli ve 2015/1199 Esas, 2016/660 Karar sayılı kararının sanık müdafi tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 04.10.2018 tarihli ve 2017/15805 Esas, 2018/16391 Karar sayılı kararı ile;

"1 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma hükümlerinin yeniden düzenlenmesi, sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alınması, yine sanığa isnat edilen TCK'nın 123/1. maddesi kapsamındaki kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu önceden de uzlaşma kapsamında ise de, 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle, 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 24 ve 25. fıkralarındaki uzlaştırma bürosuna ilişkin yeni düzenleme yapılmış olması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması

2 Kabule göre de;

Sanığın tekerrüre esas alınabilecek, adli sicil kaydındaki ilama konu suçların TCK'nın 86/1 ve 86/2. maddesi uyarınca hükmolunan yaralama suçları olması, hükümden sonra 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığın tekerrüre esas alınan bu suçları önceden de uzlaşma kapsamında ise de, 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle, 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 24 ve 25. fıkralarındaki uzlaştırma bürosuna ilişkin düzenleme karşısında, anılan hükümlere ilişkin uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,"

Nedeniye bozulmasına karar verilmiştir.

  1. Bozma üzerine, ... 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.01.2020 tarihli ve 2018/1064 Esas, 2020/8 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 123 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 3 ay 3 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, karar verilmiştir.

  2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 26.11.2020 tarihli ve 2020/34997 sayılı, "Hükümden sonra 19/08/2020 gün ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 25/06/2020 gün ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararı ile, 04/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan “… kovuşturma evresine geçilmiş …” ibaresinin aynı bentte yer alan “… basit yargılama usulü …” yönünden Anayasaya aykırı görülerek iptaline karar verilmiş olması ve CMK’nın “Tanımlar” kenar başlıklı 2. maddesinin (f) bendinde kovuşturmanın “İddianamenin kabulüyle başlayıp, hükmün kesinleşmesine kadar geçen evreyi” ifade eder şeklinde tanımlanması karşısında, 7188 sayılı Kanunun 24. maddesiyle başlığı ile birlikte yeniden düzenlemeye konu edilen CMK’nın 251. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması," nedeniyle hükmün bozulması görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri

  1. Hükmü temyiz etme iradesine,

  2. Vesaire,

Katılan ... Vekilinin Temyiz Sebepleri

  1. Hükmü temyiz etme iradesine,

  2. Vesaire,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

  1. Sanığın, katılan ...'la bir süre arkadaşlık yaptığı, olumsuz davranışları nedeniyle katılanın arkadaşlığı bitirmek istediği, bundan sonra sanığın zaman zaman ...'in ve ailesinin oturduğu ikametlerinin önüne gelerek rahatsızlık vermeye başladığı, ...'in ablası olan ...'ın karşısına 26.04.2015 tarihinde saat 19.00 sıralarında çıkarak "soracağım ben size soracağım" diyerek uzaklaştığı, sonraki tarihlerde ...'in annesi ...'ı telefonla arayarak rahatsız ettiği, babası ...'ın 03.05.2015 tarihinde karşısına çıkarak rahatsız ettiği, iddiasıyla kamu davası açılmıştır.

  2. Katılanların aşamalarda beyanlarının alındığı görülmüştür.

  3. Sanığın atılı suçlamayı kabul etmediği görülmüştür.

  4. Taraflara tebligat yapıldığı halde uzlaşma teklifine cevap vermediklerinden ve katılan ...'a OCAS'tan atanan vekile telefon ile ulaşılması üzerine vekilin ailenin uzlaşmak istemediğini bildirmesi nedeniyle uzlaşmanın sağlanamadığının belirtildiği, uzlaştırma raporu dosya arasında bulunmaktadır.

IV. GEREKÇE

A. Sanık Hakkında Katılan ...'a Karşı Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Sanığın isnat olunan suçu işlediğine dair mahkûmiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, olayda şüphenin söz konusu olduğu, şüpheden sanığın yararlanması gerekeceği şeklindeki genel ceza hukuku ilkeside gözetilerek beraati yerine sanık hakkında yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

B. Sanık Hakkında Katılanlar ..., ... ve ...'a Karşı Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Dosya içerisinde yer alan Uzlaşma Raporu içeriğine göre, ..., ... ve ...'a tebligat yapıldığı halde uzlaşma teklifine cevap vermediklerinden dolayı uzlaşmanın sağlanamadığı gerekçesiyle sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiş ise de;

Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği ve 7201 sayılı Tebligat Kanun'u (7201 sayılı Kanun) hükümleri uyarınca; Uzlaştırma işlemlerini gerçekleştirmek üzere kendisine dosya tevdi edilen uzlaştırmacının öncelikle uzlaştırma teklifi yapılacak ilgililere telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle uzlaştırma teklifi yapmak üzere çağrı yapması, şayet belirtilen şekilde çağrı yapılamaz ise bu defa uzlaştırmacının ilgili savcılık nezdinde kurulmuş uzlaştırma bürosundan uzlaşma teklifi yapılmasını talep etmesi gerektiği, böyle bir taleple karşılaşan büronun da muhatabına ulaşamaması durumunda öncelikle muhatabın bilinen son adresine tebliğ yapması, tebligatın iade gelmesi durumunda bu defa muhatabın mernis adresinin bulunması halinde 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince işlem yapılması ve tebligat işlemlerinin sonuçlandırılması gerektiği, 7201 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasının "Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." hükmü uyarınca katılanların duruşmada beyan ettiği adrese tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21 inci maddesi uyarınca tebligat işlemlerin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin, bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı olduğundan MERNİS adresi olduğu belirtilirek, tebligatın dağıtıcı tarafından, Tebligat Kanunu'nun 1 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince tebliğ edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.01.2020 tarihli ve 2018/1064 Esas, 2020/8 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin ve katılan ... vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye gerekçe yönünden aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

22.11.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

tehditkararhukukîtemyizsüreçv.olgularsükununugerekçemernissebeplerivehuzurbozulmasınakişilerinbozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:57:29

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim