Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/2973
2023/14493
8 Kasım 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2015/772 E., 2016/391 K.
SUÇLAR: Tehdit, hakaret
HÜKÜMLER: Beraat, ceza verilmesine yer olmadığına
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, bozma
Sanık hakkında tehdit ve hakaret suçlarından kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu,1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
... Cumhuriyet Başsavcılığının 16.11.2015 tarih 2015/14513 No.lu iddianamesi ile sanık hakkında katılana yönelik tehdit ve hakaret suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesi gereğince cezalandırılması istemli kamu davası açılmıştır.
-
... 2. Asliye Ceza Mahkemesi, 31.05.2016 tarihli ve 2015/464 Esas, 2016/337 Karar sayılı kararı ile,
a ) Sanığın tehdit suçundan beraatine;
b ) Sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun'un 129 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
-
Sanığın atılı suçları işlediğine,
-
Vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde aralarında çıkan tartışmada şanığın mağdureye "sen orospusun, bir daha evime gelme, git kendini nerede siktiriyorsan siktir git", "defol git, oğlumu çağırtacağım sen bizle uğraşmak ne demekmiş göreceksin, öldürteceğim, orospusun bütün toki senin ne mal olduğunu biliyor" şeklinde sözlerle hakaret ve tehditte bulunduğu iddiasıyla açılan kamu davasında, katılan ile tanık beyanları ve tüm dosya kapsamından sanığın tehdit suçunu işlediğine dair katılanın soyut beyanları dışında delil bulunmadığı gerekçesiyle sanık hakkında beraat, hakaret suçunu ise işlediği sabit kabul edilerek ceza verilmesine yer olmadığına, kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkındaki Tehdit Suçu Yönünden
Sanığın suçlamayı kabul etmemiş olması, dosya içerisinde katılanın iddiasını doğrulayacak şüpheden uzak kesin nitelikte delil bulunmayışı karşısında, şüpheden sanık yararlanır ilkesi de göz önünde bulundurularak, sanık hakkında beraat kararı verilmesine ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarında istikrarla vurgulandığı üzere; "Amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri de, öğreti ve uygulamada "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede "in dubio pro reo" olarak ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkumiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi halinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikle ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti; herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaate değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı ve hiçbir şüphe veya başka türlü oluşa imkân vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir."
Ceza yargılaması sonucunda mahkûmiyet kararının verilebilmesi için suç oluşturan fiilin sanık tarafından işlendiğinin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak, herkesi inandıracak şekilde kanıtlanması ve şüphenin masumiyet karinesinin gereği olarak sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği (Türkiye Cumhuriyeti Anayasası 38/4. maddesi, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi 6/2. maddesi, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi 11. maddesi) de nazara alınarak, sanığın üzerlerine atılı eylemi gerçekleştirdiğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunamadığından yerel mahkemece 5271 sayılı Kanun'un 223/2 e maddesi gereğince sanığın beraatine dair verilen kararlarda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebebinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık Hakkındaki Hakaret Suçu Yönünden
Sanığın katılana hakaret etmediğini savunarak suçlamayı kabul etmemiş olması ve kovuşturma aşamasında dinlenen tanıkların anlatımlarının sanığın savunmalarını doğrulamış olması karşısında, sanığın atılı suçu işlediğine dair katılanın soyut beyanı dışında bir delil bulunmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) paragrafında açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle ... 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli ve 2015/772 Esas, 2021/391 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
08.11.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:04:40