Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/3913
2023/13964
1 Kasım 2023
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2021/29 E., 2021/344 K.
SUÇLAR: Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 21 inci maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında tekerrüre esas alınan mahkûmiyetin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 155/1 inci maddesinde düzenlenen güveni kötüye kullanma suçuna ilişkin olması ve hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (6763 sayılı Kanun) 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasında tanımı yapılan tehdit suçunun uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.'' hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 254 üncü maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253 ncü maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilip hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı kabul edilmekle, bozma sebebi yapılmamıştır.
I. Sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlere ve sanık ...'u hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hâkimler Kurulunun takdirine göre, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA,
II. Sanıklar ..., ..., ..., ..., hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hâkimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.04.2010 tarihli ve 2009/4 Esas, 2010/124 Karar sayılı ilâmıyla ..., ..., sanıklar ..., ... ve ...'nun, Hüseyin'e karşı hukuki alacağın tahsili amacıyla tehdit suçu işledikleri sabit görülerek 5237 sayılı Kanun'un 150, 106/1 2 ve 62. çerçevesinde neticeten 1 yıl 8 ay hapisle ayrı ayrı cezalandırılmalarına ve söz konusu cezaların (... hariç) ceza süresi kadar denetim süresi belirlenerek ertelenmesine, ... içinse ilk kez suçta tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, anılan iki mağdur sanık ve üç sanığın ... karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu işledikleri iddiası yönündense ayrı ayrı beraatlarine karar verildiği, bu hükümlerin sanıklar tarafından ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından" sanıklar, ...,..., ..., ..., ..., hakkında zorla otomobile bindirdikleri mağdur sanık ...'e karşı hürriyeti tahdit suçunu da işledikleri sabit olmasına rağmen, mahkûmiyetleri yerine; beraatlerına karar verilmesi, sanık ...'nun, mağdur sanık ...'nun zorla otomobile bindirildiği ve yol aldıkları sırada, birkaç kez ve özellikle polis merkezi yakınından geçerken, şahsı polise teslim etme teklifi karşısında, ona karşı işlenen hürriyeti tahdit ve yağma suçlarına iştirak kastı bulunmadığı ortada iken, diğer sanıklarla birlikte aynı ceza ile cezalandırılması," istemiyle temyiz talebinde bulunmuş olduğu görülmekle; Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 24.12.2020 tarihli, 2018/2733 esas ve 2020/5583 karar sayılı ilâmıyla; ..., ..., sanıklar ..., ... ve ... hakkında hukuki alacağın tahsili amacıyla tehdit ve anılan mağdur sanıklarla (... dışındaki) sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna müstenit hükümlerin, eylemin silahla, birden fazla kişi tarafından birlikte yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını oluşturduğu, buna rağmen hatalı biçimde hukuki alacağın tahsili amacıyla tehdit kabulüyle cezai mahkûmiyet, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu içinse beraat kararı verildiği gerekçesiyle bozulmalarına karar verilmiş olduğu anlaşıldığından sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümde aleyhe temyiz olmadığı anlaşılmakla, bu miktarın 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sanıklar lehine kazanılmış hak oluşturduğu gözetilmeden fazla cezaya hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılamaya yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Kanun'un 322 nci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasına her bir sanık ..., ..., ..., ... 'in hüküm kısmına ''mahkememizin 29.04.2010 tarihli ve 2009/4 Esas, 2010/124 Karar sayılı ilâmıyla verilen cezai hüküm hilafına yalnızca kendisi lehine temyiz kanun yoluna başvurulmuş olması nedeniyle 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama şekli hakkında Kanun m.8/1 ve 1412 sayılı (mülga) Kanunu m.326/4 gereği ceza miktarı yönünden kendisinin kazanılmış hakkı gözetilerek neticeten 1 yıl 8 ay süreli, ertelenmiş ve 1 yıl 8 ay denetim süresi takdir edilmiş hapis cezası üzerinden yapılmasına," cümlelerinin eklenmesi süretiyle suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
01.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:08:46