Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/3617
2023/13737
25 Ekim 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2014/820 E., 2016/25 K.
SUÇLAR: Tehdit, kasten yaralama
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
- ... 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.01.2016 tarihli ve 2014/820 Esas, 2016/25 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un (5237 sayılı Kanun) 106/2 a, 29/1, 62, 53, 51, 51/3 maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası, hak yoksunluğu ve 1 yıl 6 ay denetim süresi belirlenmesine,
Basit Yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86/2, 3 a, e, 29/1, 62/1, 51, 51/3 maddeleri uyarınca 5 ay 18 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 1 yıl 6 aylık denetim süresi belirlenmek suretiyle ertelenmesine ayrıca hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1.Beraat etmesi gerektiğine,
2.Vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın mağdur ...'ın babası, ...'in damadı, mağdur ...'in damadı ...'in kardeşi olduğu, olay günü mağdurların sanığın evine gittikleri, sanığın alkol almaya başladığı, elindeki bıçak ile mağdur ...'in kolu ile oynadığı, bunu gören ...'ın şüpheliyi uyardığı, buna kızan sanığın mağdur ...'ın koluna bıçağın yassı tarafı ile vurduğu ve ayağa kalkıp mağdur ...'a tekme attığı, bunun üzerine mağdur ...'ın evin dışarısına çıktığı, bunu gören diğer mağdurların da mağdur ...'ın arkasından evin dışarısına çıktıkları, mağdur ...'in sanığın bulunduğu yere taş attığı, bunun üzerine sanığın yanında bulunan ele geçen ve emanete alınan av tüfeğini mağdurların üzerine doğrulttuğu ancak ateş etmediği olayda sanığın atılı suçları işlediği kabul edilmiştir.
2.Sanığın soruşturma aşamasında alınan beyanında tevilli ikrarda bulunduğu, ...'a tekme sallandığı ancak değmediğini ve kendine taş atıldığı için korkutmak maksadıyla eline silahı aldığını ancak ateş etmediğini savunmuştur.
3.Mağdur ...'ın soruşturma aşamasında alınan beyanında babası olan sanığın kendisine tekme attığını sonrasında da balkondan silah gösterdiğini beyan etmiş, ancak kovuşturma aşamasındaki beyanında sanığın elinde silah görmediğini beyan etmiştir.
4.Mağdur ... beyanında evin içerisindeyken sigara içme meselesi yüzünden tartışma olduğunu ve tartışma esnasında sanık elinde bulunan bıçağın yassı yüzü ile mağdur ...' ın koluna hafifçe vurduğuna ilişkin beyanda bulunmuştur.
5.Mağdur ... Beyanında Özetle:
"Ben daha önce bu konu ile ilgili hazırlıkta beyanda bulunmuştum, o beyanlarımı aynen tekrar ederim, iddianamede ismi geçen ... ... benim resmi nikahlı eşim olur, sanık ise kayın babamdır, olay günü kayınbabamın evindeydik, sigara içme meselesi yüzünden tartışma yaşandı, bunun üzerine evden dışarıya çıktık, bir anlık sinirle sanığın evine doğru bir adet taş attım, taş cama isabet etti, bunun üzerine sanık elinde av tüfeği bulunduğu halde balkona çıktı, tüfeği bana doğrultarak " seni vururum " dedi, başka da birşey söylemedi, olay nedeniyle sanıktan şikayetçi değilim, davaya katılmak istemiyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
6.Tanık P.Ö Beyanında Özetle;
" Ben daha önce bu konu ile ilgili beyanda bulunmuştum, aynen tekrar ederim, iddianamede ismi geçen sanık benim resmi nikahlı eşim olur, müşteki ... kızım, müşteki ... damadım, müşteki ... ise damadımın kardeşi olur, olay günü evde mutfakta bulunduğum esnada kızımın ağladığını duydum, kızımın olduğu odaya gittiğimde eşimin bir kaç defa kızıma vurduğunu öğrendim, bunun üzerine ufak çaplı bir tartışma yaşandı, daha sonra ben, kızım, damadım ve damadımın kardeşi evden ayrıldık, bir süre sonra iddianamede ismi geçen müşteki ... sanığa ait olan cama taş attı, bunun üzerine eşim balkona çıktı, elinde bir tüfek vardı, bu tüfeği bize doğru doğrulttu, ancak hatırladığım kadarıyla tehdit içerikli bir kelime kullanmadı, olaylar yaşanırken eşim olan sanık sarhoştu, ne yaptığının farkında değildi,eşim olan sanıkla yaklaşık olarak 2 yıldır ayrı yaşamaktayız, aramızda ailevi meselelerden dolayı şiddetli geçimsizlik bulunmaktadır, olay günü eşim bana telefon açmıştı, köyden yoğurt geldiğini söyledi, bunun üzerine ben de iddianamede ismi geçen müştekiler sanığın evine gitmiştik,iddianameye konu olaydan önce bazı olaylardan dolayı eşimle karakolluk olmuştuk, ancak ben şikayetimden vazgeçtiğim için eşim olan sanık hakkında dava açılmadı veya dava açılmış ise benim bundan haberim yoktur, " şeklinde beyanda bulunmuştur.
IV. GEREKÇE
Mağdurların hazırlık aşamasında alınan birbirleri ile uyumlu ifadelerden sanığın silahla tehdit olayını her üç mağdura karşı birlikte gerçekleştirdiğinin sabit olduğu, ayrıca mağdurlara yönelik ilk haksız hareketin sanığın mağdur ...'in koluna bıçak ile sürtmesinden kaynaklı başladığı gözetildiğinde, sanık hakkında temel ceza belirlendikten sonra verilen cezanın 5237 sayılı Kanun'un 43 maddesi uyarınca arttırılması gerektiği ve haksız tahrik indiriminin uygulanmaması gerektiği anlaşılmış ise de, sanık aleyhine temyiz bulunmadığı için bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Mağdurların beyanları, sanığın tevili yollu ikrar içeren savunmaları, tanık P.Ö'nün beyanları, emanete kayıtlı eşyalar birlikte değerlendirildiğinde araştırılacak başkaca bir hususun bulunmadığı yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanığın eylemlerinin sabit olduğu belirlendiğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.01.2016 tarihli ve 2014/820 Esas, 2016/25 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
25.10.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:12:52