Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/3483
2023/13730
25 Ekim 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2015/198 Esas, 2016/8 Karar
SUÇLAR: Tehdit, Hakaret
HÜKÜMLER: Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
... 1. Asliye Ceza Mahkemesi 12.01.2016 tarihli ve 2015/198 Esas, 2016/8 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanunun 223/2 e maddesi gereğince sanık hakkında tehdit ve hakaret suçlarından beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
- Sanığın tehdit ve hakaret suçundan mahkum olması gerektiğine,
2.Vesaireye,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
-
Sanığın, 3 yıldır ayrı yaşadığı katılanın eski eşi olduğu, olaydan önce boşandıkları, taraflar arasında bu nedenle husumet bulunduğu, ... isimli şahsın telefonunu arayan sanığın, aynı ortamda bulunan katılanı hedef alarak hakaret ve tehdit ettiği iddiasıyla dava açıldığı anlaşılmıştır.
-
Sanık ... savunmasında; ''Üzerime atılı suçu kabul etmiyorum, iddianamede yazılı hakaret ve tehdit içeren sözleri söylemedim, buna edebim ve ahlakım da Müsaade etmez, konuşma yapıldığı iddia edilen saatte de müştekinin tanıkların yanında bulunmasına imkan yoktur, zira 17:00'de işten çıkmaktadır, ayrıca yazılı savunma da bulundum, aynen tekrar ederim...'' diyerek suçlamaları kabul etmemiştir.
-
Katılan beyanlarında "Olay tarihinde eski eşim ...'yı telefonla aradı, konuşmaları hepimiz duyduk, konuşmadan önce 5 6 defa telefonla aradı, bu bizim huzurumuzu bozacak açmayalım en sonunda açtık, eniştem açtı, hoparlörü de açtı, evde eniştem ..., ablam ..., ağabeyim Nevzat Macit, yengem Şerife Macit ve nişanlım ... vardı" şeklinde beyanda bulunmuştur.
-
Tanık H.K. Bilgi ve Görgüsünde: "Sanık ... benim bacanağım olur, olay tarihinde ben telefon görüşmesi yapıyordum, bacanağım olan ... sürekli beni arıyordu, sonra cevap verdim, senin oğlun yüzünden benim oğlum 8 ay gün alıyor dedi. Eğer ... 8 ay yatarsa onu orada öldürür dedi. Çocuklara da zaten ben bakmıyorum okuldan aldım, dedi. Ben de Allah'tan korkun dedim, ben evlendim artık kendi çocuklarıma bakacağım onlara da artık bakmayacağım dedi. Bende o da sizin evladınız dedim, sonra telefonu kapattım, konuşurken telefonunu hoparlörünü açmıştım, evde Şerife ..., ... , ... , ... ve ... vardı, hoparlörü açmam sebebiyle konuşmaları hepsi duydu, benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuştur.
-
Tanık G. K. Bilgi ve Görgüsünde: "... benim eşim olur ,olay tarihinde eşimin telefonuna sonu 01'li biten bir telefon geldiğini bunun üzerine telefona baktığında kız kardeşimin eşinin telefonda olduğunu söyledi, ve telefonun hoparlörünü açtı, telefonda ... benim oğlumun ifadesi üzerine oğlunun 8 ay ceza aldığını ve orospu annesini öldürüp hapiste kendisini bakacağını ve okuldan aldığını söyledi, telefonda hakaretler etti, yeni evliliğinden olan eşine bakacağını çocuklara bakmayacağını söylüyordu, benim bilgim ve gördüm bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuştur.
-
Tanık Ş.M. Bilgi ve Görgüsünde: "Olay tarihinde biz ...'larda misafirlikteydik, Hacı'nın telefonunu ... aradı, Hacı telefonun hüparlörünü açarak sesi dışarı verdi, telefonda ... hacının oğlu ... ın şahitliği nedeniyle oğlunun 8 ay gibi bir ceza alacağını eğer ki bir ceza alırsa anasını da öldürüp yatsın, orospu anasını öldürüp de yatsın gibi kelime kullandı, ben evleneceğim kendi çocuklarıma bakacağım diyordu, benim bilgim bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuştur.
-
Tanık B. A. K. Bilgi ve Görgüsünde: "Babam ... ile telefon görüşmesi yaptı, telefon görüşmesinde yalancı şahitlik yapma diye konuştuklarını duydum, anneme hakaret ettiğini ve tehdit ettiğini duymadım, telefon görüşmesi şubat ayının ilk iki veya birinci günü oldu, bir veya bir buçuk dakika kadar görüşmeleri oldu, yemek yerken konuştular, saat 17:00 gibiydi, başka bir diyeceğim yoktur." şeklinde beyanda bulunmuştur.
-
Tanık M. K. K. Bilgi ve Görgüsünde: "Babam ... annemi telefonda tehdit etmemiştir, babamın Hacı ile telefon görüşmesi yaptı, telefonda annemin beni asılsız olarak şikayet etmesi konuşuluyordu, beni bıraktınız çocuğun suçu yok diyordu, ben karşıdan gleen konuşmaları duymuyordum, sadece babamın konuştuklarını duyuyordum, bu konuşma babamın nikahı olmadan 2 3 gün önce olmuştur, saat 17.00 18.00 civarında konuşulmuştur, bu konuşmada hakaret ve tehdit sözlerini duymadım." şeklinde beyanda bulunmuştur.
-
Tanık M. K. Bilgi ve Görgüsünde: "Olay tarihinde ... yeniden evlenecekti, önceki eşinden bir sıkıntı olmaması nedeniyle akrabası ...'yı aramasını rica ettim, bir kere aradı, açmadı, sonra tekrar aradı, ... ile 10 dakika kadar sohbet ettiler, ...'yi hakaret ve tehdit etmiş değildir, ...'in yanında yeni baldızları ile kız kardeşleri vardı, birde ...'in küçük çocukları vardı, başka da kimse yoktu, telefon konuşması akşamüzeri 16:30 ve 18:00 arasında oldu, ben hakaret ve tehdit olayına şahit olmadım, ben ...'yı tanırım sanık ...'in telefon görüşmesi Şubat ayının 2'inde olmuştur." şeklinde beyanda bulunmuştur.
-
Tanık V. G. Bilgi ve Görgüsünde: "Ben Erciyes Üniversite deneysel araştırmalar ve uygulama merkezinde görevliydim, ... ...'da o tarihde benim sekreterimdi, daha sonra ayrıldı, ben o tarihte il dışında görevliydim benim yerime o tarihte başka arkadaş vekaleten görev yapıyordu, bildiğim kadarıyla ... ...'a o tarih itibariyle izin verilmemiştir, tehdit ve hakarete ilişkin bir bilgim yoktur, ancak kurum kamara kayıtlarının incelediğimde 17:03 – 17:05 gibi kamara kayıtlarında ...'nin binayı terk ancak tam teşhis edemedim, kamara görüntü itibariyle önden çekmiyor arkadan çekmekteydi, dolayısıyla tam net şekilde göremedim, tüm görgüm ve bilgim bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuştur.
IV. GEREKÇE
Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarında istikrarla vurgulandığı üzere; "Amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri de, öğreti ve uygulamada "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede "in dubio pro reo" olarak ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkumiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi halinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikle ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkumiyeti; herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaate değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı ve hiçbir şüphe veya başka türlü oluşa imkân vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir."
Ceza yargılaması sonucunda mahkumiyet kararının verilebilmesi için suç oluşturan fiilin sanık tarafından işlendiğinin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak, herkesi inandıracak şekilde kanıtlanması ve şüphenin masumiyet karinesinin gereği olarak sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği (Türkiye Cumhuriyeti Anayasası 38/4. maddesi, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi 6/2. maddesi, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi 11. maddesi) de nazara alınarak, tanıkların katılanın akrabası ve yakınları olduğu, iddia edilen saat itibariyle katılanın tanıkların yanında bulunamayacağı ayrıca sanığın göstermiş olduğu tanıkların ise sanık tarafından tehdit ve hakaret içeren sözler söylenmediğini beyan etmeleri dikkate alındığında sanığın üzerine atılı eylemleri gerçekleştirdiğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunamadığından yerel mahkemece 5271 sayılı Kanun'un 223/2 e maddesi gereğince sanığın beraatine dair verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.01.2016 tarihli ve 2015/198 Esas, 2016/8 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
25.10.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:12:52