Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/3325
2023/13505
18 Ekim 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2017/965 E., 2019/901 K.
SUÇLAR: Tehdit, kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
... Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/32950 soruşturma numaralı iddianamesi ile; sanık hakkında tehdit ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106/1 1. cümle, 123/1, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
-
... 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.12.2014 tarihli ve 2014/456 Esas, 2014/836 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 106/1 1.cümle, 53, 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 123/1, 53, 58 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, karar verilmiştir.
-
... 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.12.2014 tarihli ve 2014/456 Esas, 2014/836 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 06.11.2017 tarihli ve 2016/7708 Esas, 2017/24107 Karar sayılı kararı ile;
"1 Sanığın tekerrüre esas alınan, adli sicil kaydındaki ilama konu TCK'nın 106/1 1. cümlesine uyan tehdit suçun, hükümden sonra yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında, anılan hükme ilişkin, uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
2 Tehdit suçu bakımından; 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu yönünden ise, uzlaşma önerisinin yapıldığı tarihte 5271 sayılı CMK'nın 253/3. maddesinde engel bulunduğu gözetilerek, yeni düzenleme karşısında bu suç yönünden de uzlaşma önerisinde bulunulması gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,"
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
-
... 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.10.2019 tarihli ve 2017/965 Esas, 2019/901 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 106/1 1.cümle, 53, 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 123/1, 53, 58 inci maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, karar verilmiştir.
-
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 05.12.2020 tarihli 2019/117961 sayılı,
"Hükümden sonra 19/08/2020 gün ve 31218 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 25/06/2020 gün ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararı ile, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan "...kovuşturma evresine geçilmiş..." ibaresinin aynı bentte yer alan "...basit yargılama usulü..." yönünden Anayasaya aykırı görülerek iptaline karar verilmiş olması ve CMK.'nın "Tanımlar" kenar başlıklı 2. maddesinin (f) bendinde kovuşturmanın "İddianamenin kabulüyle başlayıp, hükmün kesinleşmesine kadar geçen evreyi" ifade eder şekilde tanımlanması karşısında, 7188 sayılı kanunun 24. maddesiyle başlığı ile birlikte yeniden düzenlemeye konu edilen CMK.'nın 251. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle,
Yasaya aykırı hükmün bozulması," görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
-
Beraat kararı verilmesi gerektiğine,
-
Sanığın cezai ehliyetinin olmadığına,
-
Vesaire,
İlişkindir.
III. GEREKÇE
Sanık hakkında düzenlenmiş olan, dosya içinde mevcut bulunan Meram Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimliği'nin 30.05.2018 tarihli sağlık kurulu raporuna göre, "...suç tarihi olan 06.07.2014 tarihi itibari ile iddia olunan suçla ilgili olarak cezai ehliyetinin bulunmadığı, 5237 sayılı Kanun'un 32/1 kapsamında değerlendirilmesinin uygun olacağı.." kanaatinin bildirildiği, ... Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nün 10.09.2019 tarihli tek hekimli sağlık raporuna göre ise, "06.07.2014 tarihinde sanığın kişilerin huzur ve sükununu bozma, tehdit suçlarına karşı cezai sorumluluğunun tam olduğu.." kanaatinin bildirilmesi karşısında, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesi gereğince suçu işlediği sırada akıl hastalığı veya zayıflığı nedeniyle eylemin hukuksal anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğini tamamen kaldıracak veya önemli ölçüde azaltacak şekilde akıl hastalığının ve cezai ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususunda dosyada mevcut belirtilen tüm raporlar irdelenerek ve raporlar arasındaki çelişki de giderilmek suretiyle Adli Tıp Kurumu İlgili İhtisas Dairesi'nden heyet raporu alındıktan sonra sonucuna göre sanığın hukuksal durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması gerektiği gözetilmeden tek hekim kararı ile verilen rapora göre yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur ve tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.10.2019 tarihli ve 2017/965 Esas, 2019/901 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye gerekçe yönünden aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
18.10.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:16:59