Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/3246
2023/13279
11 Ekim 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2015/318 E., 2016/58 K.
SUÇLAR: Tehdit, hakaret, kasten yaralama
HÜKÜMLER: Beraat, ceza verilmesine yer olmadığına
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında kurulan hükümler; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Çine Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.01.2016 tarihli ve 2015/318 Esas, 2016/58 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana karşı tehdit ve kasten yaralama suçlarından 5271 sayılı Kanunun 223/2 e maddeleri uyarınca beraatine, hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 129/2 ve 5271 sayılı Kanunun 223/4 c maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
-
Sanık ... hakkında verilen "beraat" ve "ceza verilmesine yer olmadığına" kararlarına yönelik mahkûmiyet olması gerektiğine,
-
Vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
-
Olay tarihinde katılan sanık ...'in hayvanlarını otlatmakta olduğu sırada katılan sanık ...'a ait bir hayvanın ...'ye ait hayvanların yanına gelmesi üzerine katılan sanık ... ile katılan sanık ...'nin tartıştıkları, ...'nin ...'a beddua ettiği, bu sebeple aralarında bir ağız münakaşası yaşandığı sırada katılan sanık ...'in katılan sanık ...'ın başına ele geçirilemeyen sopa ile vurarak aldırılan doktor raporuna göre basit bir tıbbi müdahale ile iyileşecek nitelikte darp ettiği, ...'ın başından kan akmaya başlayınca da olay yerinden kaçmaya başladığı, ...'ın da ...'nin arkasından "kaçma pislik seni jandarmaya şikayet edeceğim" diye bağırdığı, akabinde ...'ın da olay yerinden ayrıldığı anlaşılmıştır.
-
Tanık A.E. beyanında ...'ın, ...'nin boğazını sıktığını, yumruk vurduğunu, "orospu, seni parçalayacağım" dediğini, ...'nin kaçtığını, bu esnada ...'nin, ...'ı ittirdiğini, ...'ın yere düştüğünü, daha sonra ...'nin kaçtığını, olay yerinde kendisinden başka kimsenin bulunmadığını beyan etmiştir.
-
Tanık G.A. beyanında kendisinin evinin önündeyken ...'in koşarak "abi beni kurtar" dediğini, "ne oldu" diye sorduğunu, ...'nin başka bir şey söylemeden gittiğini, arkasından ...'ın kafası kanayarak geldiğini, "... bana sopayla vurdu" dediğini, ...'ın yüzünü hanımının yıkadığını daha sonra ...'ın da gittiğini, ...'ın ...'yi tehdit ettiğini duymadığını beyan etmiştir.
-
Dosya arasında mevcut doktor raporlarına göre katılan sanık ...'in basit bir tıbbi müdahale ile iyileşecek nitelikte yaralanmış olduğunun belirtildiği, katılan sanık ...'in raporunda ise katılan sanıkta herhangi bir darp cebir izi bulunmadığı bildirilmiştir.
-
Katılan sanık ... savunma ve beyanında; kendisinin daha önceden ... ile aralarında tarla konusu ile ilgili olarak bir husumet bulunduğunu, hayvanları otlattıkları esnada geriye dönerken ...'ın hayvanların yanından önüne geçtiğini, yakasını tuttuğunu, sıktığını, yumruk attığını, yüzüne tükürdüğünü, kendisine "orospu, parçalayacağım seni" dediğini, ablası olan tanık A.'nin kendilerini ayırmaya çalıştığını, bu esnada kendisinin ...'ı iteklediğini, ...'ın yere düştüğünü, başını çarptığını, kendisinin ...'a sopayla vurmadığını, ...'ın kendisine eskiden beri hakaret ve tehditlerde bulunduğunu, kendisinin ...'a "silahla hayvanlarını dağıtacağım" diyerek tehditte bulunmadığını, herhangi bir şey söylemediğini ifade etmiştir.
-
Katılan sanık ... savunma ve beyanında ; kendisinin daha önce verdiği ifadeyi tekrar ettiğini, 3 tane hayvanı ile dışarıda olduğunu, hayvanlardan bir tanesinin ...'in hayvanlarının olduğu tarafa gitmiş olduğunu, bunun üzerine ...'nin kendisine "Allah belanı versin," dediğini, kendisinin de "bana niye bela okuyorsun" dediğini, sonra kendisinin yanına gelerek elindeki sopa ile kafasına vurduğunu, kafasına 11 tane dikiş atıldığını, daha sonra başından akan kanın yüzüne gelmesi üzerine kendisinin de kaçmakta olan ...'ye hitaben arkasından "kaçma pislik, seni jandarmaya şikayet edeceğim" dediğini, ancak başka herhangi bir şey söylemediğini, sanık ...'nin kendisine "senin hayvanlarının silahla ayaklarını dağıtacağım" dediğini ifade etmiştir.
IV. GEREKÇE
Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarında istikrarla vurgulandığı üzere; "Amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri de, öğreti ve uygulamada "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede "in dubio pro reo" olarak ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkumiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi halinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikle ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti; herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaate değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı ve hiçbir şüphe veya başka türlü oluşa imkân vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir."
Ceza yargılaması sonucunda mahkûmiyet kararının verilebilmesi için suç oluşturan fiilin sanık tarafından işlendiğinin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak, herkesi inandıracak şekilde kanıtlanması ve şüphenin masumiyet karinesinin gereği olarak sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği (Türkiye Cumhuriyeti Anayasası 38/4. maddesi, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi 6/2. maddesi, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi 11. maddesi) de nazara alınarak, sanığın üzerine atılı eylemi gerçekleştirdiğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunamadığından yerel mahkemece 5271 sayılı CMK'nin 223/2 e maddesi gereğince sanığın beraatine ve hakaret suçunda haksız fiile karşı atılı suçu işlediği kabul edilerek ceza verilmesine yer olmadığına dair verilen kararlarda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çine Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.01.2016 tarihli ve 2015/318 Esas, 2016/58 Karar sayılı kararı kararında katılan veliki tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
11.10.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:21:02