Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/3288

Karar No

2023/13252

Karar Tarihi

9 Ekim 2023

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2019/434 E, 2020/111 K

SUÇ: Şantaj

KARAR: Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Artvin Cumhuriyet Başsavcılığının 25.03.2013 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun’un) 107, 53, 58 nci maddeleri uyarınca sanığın cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

  2. Artvin Asliye Ceza Mahkemesinin 29.01.2014 tarihli ve 2013/55 Esas, 2014/16 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında şantaj suçundan 5237 sayılı Kanun'un 107/1, 53 ve 58 nci maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

  3. Artvin Asliye Ceza Mahkemesinin 29.01.2014 tarihli ve 2013/55 Esas, 2014/16 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 10.09.2019 tarihli ve 2015/12803 E, 2019/13251 K sayılı ilamı ile;

"....Sanığın adli sicil kaydındaki tekerrüre esas alınan ilamına konu suçun, TCK'nın 141/1. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçu olması, 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren, 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma hükümlerinin yeniden düzenlenmesi ve TCK’nın 141/1. maddesine uyan hırsızlık suçunun uzlaştırma kapsamında bulunması karşısında, anılan suçla ilgili olarak uyarlama yapılıp yapılmadığı araştırılıp, sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu..."

Nedeniyle diğer temyiz itirazları reddedilerek bozulmasına karar verilmiştir.

  1. Bozma üzerine, Artvin Asliye Ceza Mahkemesi 27.02.2020 tarihli ve 2019/434 Esas, 2020/111 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 107 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 58 nci maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık Müdafiinin Temyiz Sebebleri

A. Sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak ve kesin delil bulunmadığına, mesajların sanık tarafından atılmadığına, cezanın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın üzerine atılı suçu işlemediği gibi suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, hagb, erteleme ve diğer lehe kurumların uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna,

B. Vesaire,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

  1. Mağdurun kullandığı 0 531 XXXXXXX numaralı cep telefonuna sanığın kullandığı 0 536 XXXXXXX numaralı hattan çağrı gelmeye başladığı, mağdurun numarayı tanımaması nedeniyle cevap vermediği, bu kez bu numaradan değişik tarihlerde defalarca "Elimde çıplak görüntülerin var, internete verecem, bana başka çıplak görüntülerini vermezsen bu görüntüleri dağıtırım" şeklinde şantaj içeren mesajlar gelmeye başladığı, mağdurun Turkcellden numaranın daha önce babasının yanında çalışan ve işten husumetli bir şekilde ayrılan ...'e ait olduğunu öğrenip şikâyetçi olduğu anlaşılmıştır.

  2. Mağdur aşamalardaki ifadelerinde (1) No.lu bentte belirtildiği gibi beyanlarda bulunmuştur.

  3. Sanık aşamalardaki ifadelerinde, "....Belirtilen telefon numarasını on iki yıldır kendisinin kullandığını, mağdurun babasının yanında çobanlık yaptığını, alacağını alamadığını ve sorunlu bir şekilde işten ayrıldığını, alacağını istemek için mağduru da babasını da aradığını ancak kesinlikle belirtilen mesajları çekmediğini, kendisinde mağdurun fotoğrafının bulunmadığını, suçsuz olduğunu...." beyan etmiştir.

  4. Kolluk tarafından düzenlenen 26.11.2012 tarihli mesaj tespit tutanağında; mağdurun telefon numarasına, sanığın kullandığı telefon numarasından 14.11.2012 25.11.2012 tarihleri arasında defalarca çıplak fotoğraf göndermesini, elinde fotoğraflarının olduğunu, dediğini yapmazsa fotoğrafları başkalarına yayacağını belirtilen farklı içeriklerdeki mesajların geldiği anlaşılmıştır.

  5. Sanığa ait cep telefonunun iletişim kayıtlarının tespitinde, sanığın kullandığı cep telefonundan mağdurun ifadesinde beyan ettiği şekilde mesaj kayıtlarının olduğu anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

A. Cezanın Usul ve Yasaya Aykırı Olduğuna, Sanığın Üzerine Atılı Suçu İşlemediği Gibi Suçun Maddi ve Manevi Unsurlarının Oluşmadığına İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden,

Mağdurun aşamalardaki tutarlı beyanları, sanığın mesaj gönderen numaranın kendisine ait olduğunu ve mağduru farklı nedenlerle aradığını kabul etmesi, mesaj tespit tutanağı içeriği, iletişim tespit tutanakları, "Hukuki Süreç" başlığı altında (3) numaralı paragrafında yer verilen Yargıtay bozma ilâmı ile mahkemece gösterilen gerekçeye göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden usul ve kanuna uygun olduğu kabul edilen hükümde temyiz sebepleri yönünden, hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Lehe Kurumların Uygulanmamasının Usul ve Yasaya Aykırı Olduğuna İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden,

Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebi uygulandığı, Seçenek yaptırımlar yönünden; 5237 sayıl Kanun'un "Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar" başlıklı 50 nci maddesinin birinci fıkrasına göre "..suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre.." Erteleme yönünden; 5237 sayılı Kanun'un "Hapis cezasının ertelenmesi" başlıklı 51 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde: "Suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması gerekir" şeklinde düzenlemeye yer verildiği, yine "Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması kurumu yönünden ise; 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin altıncı fıkrasının (b) bendinde "Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması" şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir. Mahkemece "....sanığın daha önceden kasıtlı bir suçtan mahkum olması, duruşmalara ve dosyaya yansıyan tutum ve davranışlarına göre bir daha suç işlemeyeceği hususunda mahkememizce kanaat edinilmemesi de dikkate alınarak lehine CMK'nun 231/5 maddesinin ve TCK'nun 51/1 maddesinin uygulanmamış, sanığın suç işleme konusundaki uslanmaz ve ısrarcı tutumu, sabıkalı kişiliği cezanın bireyselleştirilmesi amacı ve caydırıcılık özelliği hep birlikte değerlendirilmekle hakkındaki kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın TCK 50 madde gereğince adli para cezası ya da başkaca bir tedbire çevrilmemiş..." şeklindeki yerinde, yeterli ve kanuni gerekçeler ile lehe hükümlerin uygulanmamasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Vesaireye ilişkin

  1. Sanığın mağdurun kullandığı cep telefonuna gönderdiği mesajlarda yeni çıplak fotoğraflarını göndermezse elindeki çıplak fotoğrafları yayacağını söyleyerek şantaj yapması eylemi, 5237 sayılı Kanun'un 107 nci maddesinin ikinci fıkrası yollaması ile birinci fıkrası kapsamındaki suçu oluşturduğu halde doğrudan 107 maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi,

  2. 5237 sayılı Kanun'un 107 nci maddesinin birinci fıkrasında hapis cezası ile birlikte adli para cezasının öngörülmesine rağmen sanık hakkında yalnızca hapis cezasına hükmedilerek eksik ceza tayin edilmiş olması hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR

Gerekçe bölümünün C paragrafının (1) ve (2) bentlerinde açıklanan nedenlerle Artvin Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.02.2020 tarihli ve 2019/434 Esas, 2020/111 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış haklarının dikkate alınmasına,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

09.10.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

karartemyizhukukîxxxxxxxv.süreçolgulargerekçesebepleribozulmasınaşantaj

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:23:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim