Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/16521
2023/12042
6 Temmuz 2023
İ S T İ N A F S O N R A S I T E M Y İ Z
T U T U K L U
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2023/374 E., 2023/425 K.
SUÇ: Nitelikli yağma
HÜKÜM: İstinaf başvuruların esastan reddine
TEMYİZ EDENLER: Sanık ve müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
... Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 23.06.2022 tarihli ve 2022/125780 Soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (d) bendleri, 58 inci maddesi, 53 üncü maddesi, uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
-
... Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.10.2022 tarihli ve 2018/159 Esas, 2018/432 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 58 inci maddesi, 53 üncü maddesi 63 üncü maddesi, uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
... Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, 15.02.2023 tarihli ve 2023/374 Esas, 2023/425 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusu yönünden esastan reddi kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
-
Duruşma talebi bulunduğuna,
-
Kararın usul ve hukuka aykırı bulunduğuna,
-
Mağdur ve tanık beyanlarında çelişki bulunduğuna,
-
Eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine,
-
Kararın gerekçelendirilmediğine,
-
Masumiyet karinesinin ihlal edildiğine,
-
Olay örgüsünün tamamen farklı olduğuna,
-
Müvekkilin cebir, tehdit hile unsuru içren fiiline rastlanılmadığına,
-
Suç vasfının yağma değiş hırsızlık suçunu oluşturduğuna,
-
Etkin pişmanlık ve değer azlığı ile indirim uygulanarak tahliye kararı verilmesi gerektiğine ,
-
Kabule göre de suçun teşebbüs aşamasında kaldığına,
-
Zararın giderilip giderilmeyeceğinin müvekkile sorulmadığına,
-
Değer azlığı nedeni ile indirim hükmünün uygulanması gerektiğine,
-
Hiçbir indirim hükmünün uygulanmadığına,
B. Sanığın Temyiz Sebepleri
-
Mağdur beyanlarında çelişki bulunduğuna,
-
Suçun silahlı yağma kapsamında bulunmadığına,
-
Suça konu eşyaları farkettirmeden aldığına,
-
Kamera kayıtları talep edilirse iftiranın ortaya çıkacağına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Katılanın aracı alıp kendi ikametinin önüne park ettikten sonra eve çıkacağı sırada sanığın üç adet siyah poşetle katılanın yanına gelerek kendisini arabayla aşağı bırakmasını istediği, katılanın kabul etmeyince sanığın üzerinde bulunan silahı katılana gösterdiği, katılanın korktuğu için bırakmayı kabul ettiği, birlikte araçla yola çıktıkları, sokak üzerine geldiklerinde sanığın katılandan kendisini beklemesini istediği, katılanın araçtan indikten bir süre sonra elinde iki adet siyah poşetle geri geldiği, tekrar birlikte yola çıktıkları, Fatih Sultan ... Vakıf Üniversitesi önüne geldiklerinde sanığın el frenini çekerek aracı durdurduğu, yanında bulunan silahı katılanın başına dayayarak "Araçtan sen in ben birini öldüreceğim" dediği, katılanın aracın emanet olduğunu söyleyerek araçtan inmeyi kabul etmediği, bunun üzerine sanığın araçtan inerek katılanın bulunduğu şoför koltuğu tarafına geldiği, kapıyı açıp elinde bulunan bıçağı katılanın bacağına dayayarak tekrar araçtan inmesini istediği, katılanın yine de aracı vermeyi kabul etmediği, akabinde sanığın tekrar yolcu tarafına geçip araca bindiği, katılana "Topbaşı ... sokağına git, ben sana neler yapacağımı biliyorum." dediği, katılanın arabayı hareket ettirdiği ancak sanığın dediği yerde değil Valide ... Mahallesi'nde bulunan Pilavcı ... Abla isimli iş yeri önünde durduğu, sanığa kendisini bırakmasını, cebinde 70,00 TL olduğunu, onu kendisine verebileceğini söylediği, sanığın 50,00 TL vermesini istediği, sanığın 50,00 TL'yi aldıktan sonra silahı torpidoya bırakmak istediği, bu sırada orada bulunan katılana ait olan telefon ve saati gördüğü, silahı bırakmaktan
vazgeçip silah, telefon ve saati alıp polis geliyor diyerek oradan koşarak uzaklaştığı, ancak giderken bıçağı orada bıraktığı, soruşturma aşamasında sanığın katılana ait telefon (İçerisindeki sim kart olmaksızın), saat, olayda kullandığı şarjörsüz, tetik tertibatı çalışmayan, namlusu kapalı bir adet silah ve bir adet maket bıçağı ile yakalandığı, anlaşılmakla İlk Derece Mahkemesince buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir.
-
Sanığın üzerine atılı suçu tevil yoluyla ikrar ettiği anlaşılmıştır.
-
Katılan ...'in oluşa uygun ve tutarlı beyanda bulunduğu belirlenmiştir.
-
Katılan ...'in doğrudan görgüye dayalı olmayan beyanlarının alındığı anlaşılmıştır.
-
Tanık E.B'nin katılan ... beyanı ile hükme eaas hususlarda örtüşen beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
-
Sanığın soruşturma aşamasında kolluk görevlilerince bu suçtan yakalandığında üzerinde suça konu saat ve telefon ile suçta kullanılan silahın ele geçirilmiş olduğuna dair kolluk görevlilerince düzenlenen yakalama tutanağının dosyada mevcut olduğu belirlenmiştir
-
Katlana ait araçta yapılan ve içerisinde sanığın suçta kullanılan bıçağının ele geçirildiği olay yeri inceleme raporunun dosyada mevcut olduğu anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
- Suçun Sanık Tarafından İşlenmediği ile Suç Vasfı ve Unsurlarının Oluşmadığı Yönünden
Yağma suçları 5237 sayılı Kanun' un 148, 149 ile 150 nci maddelerinde düzenlenmiştir. Yağma başkasının zilliyetliğindeki taşınabilir malın zilliyetin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir ve tehdit ile alınmasıdır. 5237 sayılı Kanun' un 148 inci maddesinin birinci fıkrasında yağma suçu temel şekli, ikinci fıkrasında senet yağması, üçüncü fıkrasında cebir karinesine yer verilmiştir. 5237 sayılı Kanun' un 149 uncu maddesinde yağma suçunun nitelikli halleri düzenlenmiştir. 5237 sayılı Kanun' un 150 nci maddesinde hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amaçlı yağma ile değer azlığı yaptırıma bağlanmıştır.
Zilyedin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla olduğu yerden alınması hırsızlık suçunu oluşturur.
Yağma suçu, hırsızlığın zor kullanılmak suretiyle gerçekleştirilme halidir. Yağma, başkasının zilyetliğindeki taşınabilir bir malı, zilyedin rızası olmaksızın faydalanmak amacıyla cebir veya tehdit kullanmak suretiyle alınmasıdır.
Cebir veya tehdit, ''yaşam hakkı, vücut dokunulmazlığı, cinsel dokunulmazlık ve malvarlığı hakkı'' şeklindeki hukuki değerlere yönelik olmalıdır.
Yağma icrai kuvvetle işlenebilen bir suç tipidir. Kullanılan cebir ve tehditin kişinin malı teslim etmeye veya alınmasına ses çıkarmamaya elverişli olmalıdır.
Cebir şiddet, mağduru, men ederek ve zorlayarak, failin istediği davranışa sokacak fiillerdir.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Sanığın gündüz vakti yolda katılan ...'e silah kullanmak suretiyle suça konu 50,00 TL para, saat ve cep telefonunu zorla aldığı ve soruşturma aşamasında kolluk görevlilerince bu suçtan yakalanığında üzerinde suça konu saat ve telefon ile suçta kullanılan silahın ele geçirildiği , dosyada mevcut kollluk görevlilerince düzenlenen yakalama tutanağı, katılan ...'in oluşa uygun beyanı, katılan ... beyanı ile örtüşen tanık E.B. beyanları içeriğinden anlaşılmakla temyiz sebepleri kısmından ayrıntılı belirtilen temyiz sebeplerinin yeniden yargılamayı gerektirir sonuca etkili bozma sebepleri olarak görülmediğinden suçun sanık tarafından işlendiği ile suç vasfının silah kullanmak suretiyle nitelikli yağma suçunu oluşturduğu kabulü içeren hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
- Değer Azlığı Nedeniyle İndirim Hükümlerinin Uygulanması Gerektiği Yönünden
Suç konusu eşyaların toplam değer miktarlarının az olmadığının anlaşılması karısında 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmasına yer vermeyen hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
- Etkin Pişmanlık hükümlerinin Uygulanması Gerektiği Yönünden
Suça konu eşya ve paranın etkin pişmanlık iradesi ile hüküm tarihine kadar iade edilmemiş olması karşısında 5237 sayılı Kanun'un 168 nci maddesinin uygulanmasına yer vermeyen hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
- Teşebbüs Hükümlerinin Uygulanması gerektiği Yönünden
Sanığın silah kullanmak suretiyle suça konu eşya ve parayı zorla aldığı ve olay olgular başlığı altında ayrıntılı şekilde belirtilen eylemini tamamlanmasından sonra bir kısım suç eşyaları ile birlikte yakalanmış olması hep birlikte gözetildiğinde sanık hakkında nitelikli yağma suçlarının tamamlanmış olduğuna dair kabul içeren hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
- Gerekçesiz Karar Verildiği Yönünden
Türkiye Cumhuriyeti Anayasanın 141 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 34 üncü ve 230 uncu maddeleri uyarınca, mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık olması ve Yargıtay’ın bu işlevini yerine getirmesi için kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin, sanığın eyleminin ne olduğunun gerekçeli kararda gösterilmesi gerektiği bu yönüyle kararda belirtilen hususlara yer verilmiş olduğunun anlaşılması karşısında hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
- Lehe Hükümler Yönünden
5237 sayılı Kanun'un "Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar" başlıklı 50 nci maddesi gereği cezanın seçenek yaptırıma çevrilmesinin ön koşulu, hükmolunan netice cezanın kısa süreli hapis cezası olmasıdır. 5237 sayılı Kanun'un 49 uncu maddesinin ikinci fıkrasına göre; "Hükmedilen bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, kısa süreli hapis cezasıdır." Erteleme yönünden; 5237 sayılı Kanun’un, “Hapis cezasının ertelenmesi” başlıklı 51 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde; “İşlediği suçtan
dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir.” Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu yönünden ise; 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasının ilgili bölümünde; “Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise ...” şeklinde düzenlemelere yer verilmiş olduğu, somut olayda sanık hakkında hükmolunan netice ceza miktarının 10 yıl hapis cezası olması karşısında bu cezanın, 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrası gereği seçenek yaptırımlara çevrilmesine, 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrası gereği ertelenmesine, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin kanunen mümkün olmadığı, 5237 sayılı Kanun'un "Takdiri İndirimler" başlıklı 62 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre "Takdiri indirim nedeni olarak, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurulabilir." şeklinde düzenleme bakımından ise mahkemece "... Sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın sanğın geleceği üzerindeki olası etkileri nazara alınarak sanığa verilen cezadan 5237 sayılı Kanun'un 62 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına." şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeler ile bahsedilen lehe hükmün uygulanmamasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, 15.02.2023 tarihli ve 2023/374 Esas, 2023/425 Karar sayılı kararında sanık ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
06.07.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:41:58