Yargıtay 6. CD 2021/25687 E. 2023/11301 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/25687

Karar No

2023/11301

Karar Tarihi

7 Haziran 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2018/2057 E., 2019/435 K.

KATILANLAR: ..., ...

SUÇ: Nitelikli Yağma

HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Turhal Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/193 İddianame No.lu iddianamesi ile; sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ıncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

  2. Turhal 1. Asliye Ceza Mahkemesi 29.12.2016 tarihli ve 2014/295 Esas, 2016/440 Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı vermiştir.

  3. Zile Ağır Ceza Mahkemesinin 14.03.2018 tarihli ve 2017/25 (E), 2018/27 (K) sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan, sanıklar tarafından işlenmediğinin sabit olması sebebi ile 5271 sayılı Kanunun 223/2 b maddesinden beraatlerine karar verilmiştir.

  4. ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 14.02.2019 tarihli ve 2018/2057 Esas, 2019/435 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri

Dosyada sanıkların mahkumiyetine yeterli delil olduğuna,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

  1. Katılanlar ... ve ...'in 05.02.2014 tarihinde Turhal Cumhuriyet Başsavcılığı'na ortak olarak imzaladıkları dilekçe ile müracaat ederek Turhal ilçesinde besicilik yaptıklarını 04.02.2014 günü sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'un ahırlarına geldiklerini, hayvan satımı konusunda peşin olarak sanıklarla anlaştıklarını, sanıkların hayvanları gördükten sonra peşin para vermek istemedikleri, hayvanları vadeli olarak almak istediklerini söyleyince kendilerinin bunu kabul etmemesi üzerine çıkan tartışmada ... ve ...'un uzun namlulu keleş tüfek ile, ..., ... ve ...'un tabanca ile kendilerine saldırdıklarını, "Malları vermezseniz sizi öldürürüz" diyerek tehdit ettiklerini araya çobanları ...'in girmesiyle kaçıp sanıkların ellerinden kurtulduklarını belirterek sanıklardan şikayetçi oldukları iddiası ile dava açıldığı anlaşılmıştır.

  2. Katılan ...'in alınan beyanında, sanıkların 50 tane hayvanı satın almak için kendileriyle anlaştığını, bu nedenle ikametlerine geldiklerini, ancak parayı peşin vermeyeceklerini söyleyerek sorun çıkardıklarını, sinkaflı küfürler ederek "Sizi öldürürüz" diye tehdit ettiklerini, ayrıca araçlarından 2 adet keleş çıkardıklarını, ..., ... ve ...'ın 14'lü tabancaları alıp geldikleri, tüfek ve tabancaları kandilerine doğrultarak silahla ateş ettikleri, ancak ahırın arkasını dolanmaları nedeniyle kendilerini vuramadıklarını, çobanları ... ve ...'in araya girdiğini ve kendilerinin kaçtıklarını söylediği, görülmüştür.

  3. Katılan ...'in alınan beyanında, sanıkların 5 kişi bir arabayla geldiğini, arabanın Renault Laguna marka olduğunu, yeşil renkli olduğunu ve plakasının hatırladığı kadarıyla 06 .. ... olduğunu, şahısların akşam saatlerinde ikindi vaktinde geldiğini, şahıslar silah çıkarınca kaçtıklarını söylediği, lüzum üzerine 50 adet hayvan almaya gelen sanıkların neden kamyon ile gelmediği sorulması üzerine eğer hayvanları alsalardı buradan kamyon kiralayıp götüreceklerini söylediği anlaşılmıştır.

  4. Tanık G.G.'nin alınan beyanında, sanıkların 5 kişi ikindi vakti geldiğini, tek araçla geldiklerini ancak aracın otomobil mi kamyonet mi olduğunu hatırlamadığını, aracın renginin de tam seçilmediğini, ... ile kendisinin bağrışmalar olunca hemen içeri kaçtıklarını, silahların ne çeşit olduğunu bilmediğini, olaydan sonra sanıkların aynı arabayla gittiklerini söylediği görülmüştür.

5.Tanık M.B.'ın alınan beyanında, sanıkların 5 kişi geldiğini, ...'in "Kaçın vuruluyoruz" diye bağırması sonucu ahıra kaçtıklarını, çok ateş edildiğini, Kangoo tipi gri renkli bir araçla geldiklerini söylediği anlaşılmıştır.

  1. Sanıkların tüm aşamalarda olayın olduğu iddia edilen tarihte Turhal'da olmadıklarını beyan etmiş katılanların iftira attıklarını savunmuşlardır.

  2. Katılanların olayı 1 gün sonra savcılığa bildirdiği, olay yerinde bulunan hiçbir maddi varlıkta kurşun izi bulunmadığı, boş kovan olduğuna dair hiçbir delil ve iddia olmadığı anlaşılmıştır.

  3. Katılanlar ve tanıkların mahkeme aşamasındaki bir kısım beyanlarda sanıkların silahla ateş etmiş olduğu ve bunun üzerine tanıkların ve katılanların olay yerinden kaçtığı söylenirken, bir kısım beyanlarda sanıkların silahı çıkarması üzerine tanıkların ve katılanların korkarak kaçtıkları söylenmiştir.

  4. Cep telefonlarının aranan arayan ve sinyal baz bilgilerinin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan dosyamıza celp edildiği, söz konusu kayıtlara göre ...'un kullanımında olan ... adına kayıtlı 0 532 ... .. .. nolu telefonun 04.02.2014 05.02.2014 tarihleri arasında ... ilinden kesintisiz olarak sinyal verdiği, ...'un kullanımında olan ... adına kayıtlı 0 532 ... .. .. nolu telefonun 04.02.2014 05.02.2014 tarihleri arasında ... ili Patnos ilçesinden kesintisiz olarak sinyal verdiği, ...'un kullanımında olan 0 542 ... .. .. nolu telefonun 04.02.2014 05.02.2014 tarihleri arasında ... ili Patnos ilçesinden kesintisiz olarak sinyal verdiği, ...'un kullanımında olan 0 532... .. .. ve ...'un kullanımında olan 0 555 ... .. .. nolu telefonların belirtilen tarihler aralığında herhangi bir kaydına rastlanmamış, ancak ...'un aranan numaralarının tespitinde ...'un 0 542 ... .. .. numaralı telefondan 04.02.2015 ve 05.02.2015 tarihleri arasında yapılan görüşmelerin sinyal bilgileri kontrol edildiğinde ... ilinden sinyal verdiği, ...'un aranan numaralarının tespitinde ...'un 0 538 ... .. .. numaralı telefondan 04.02.2015 05.02.2015 tarihleri arasında yapılan görüşmelerin sinyal bilgileri kontrol edildiğinde ... ilinden sinyal verdiği, ayrıca ...'un aranan numaralarının incelenmesinde ...'un kullanımında olan 0 507 .... .. .. numaralı telefonun da ... ili Patnos ilçesinden sinyal verdiği, ...'un aranan numaralarının incelenmesinde ...'un kullanımında olan 0 538 ... .. .. numaralı telefonun da ... ili Patnos ilçesinden sinyal verdiği ve bu tarihlerde sanıkların katılanlarla herhangi bir telefon görüşmesi de yapmadıklarının tespit edildiği anlaşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

Dosya kapsamı incelendiğinde katılanlar ve tanıkların birden fazla çelişki içeren beyanları, sanıkların kullandıkları telefonların HTS kayıtlarında olay tarihinde Turhal ilçesinde olmadıkları gibi bir kısmının ... Patnos'ta bir kısmının ... civarında olduğu yani sanıkların bir arada dahi olmadıkları, ayrıca sanıklardan hiçbirinin katılanlarla görüşmesinin de olmadığı ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde, sanıklar aleyhine her hangi bir delilin mevcut olmadığı, araştırılacak da bir hususun bulunmadığı görülmekle; Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarında istikrarla vurgulandığı üzere;

"Amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri de, öğreti ve uygulamada "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede "in dubio pro reo" olarak ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkumiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi halinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikle ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkumiyeti; herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaate değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı ve hiçbir şüphe veya başka türlü oluşa imkân vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir."

Ceza yargılaması sonucunda mâhkumiyet kararının verilebilmesi için suç oluşturan fiilin sanık tarafından işlendiğinin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak, herkesi inandıracak şekilde kanıtlanması ve şüphenin masumiyet karinesinin gereği olarak sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği (Türkiye Cumhuriyeti Anayasası 38/4. maddesi, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi 6/2. maddesi, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi 11. maddesi) de nazara alınarak, sanıkların üzerlerine atılı eylemleri gerçekleştirmediği anlaşıldığından yerel mahkemece 5271 sayılı Kanun'un 223/2 b maddesi gereğince sanıkların beraatlerine dair verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 14.02.2019 tarihli ve 2018/2057 Esas, 2019/435 Karar sayılı kararında katılanlar vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Zile Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

07.06.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

yağmakarartemyizhukukîincelenenreddiv.kararınsüreçistemininolgularonanmasınasebeplerigerekçehükümlerinnitelikliesastan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:53:45

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim