Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/13861

Karar No

2023/11277

Karar Tarihi

6 Haziran 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2020/296 E., 2021/102 K.

SUÇ: Tehdit

HÜKÜM: Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzelterek Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Sanık hakkında Hanak Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/242 İddianame No'lu iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.

  2. Hanak Sulh Ceza Mahkemesinin 04.10.2012 tarihli ve 2011/255 Esas, 2012/222 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında tehdit suçundan katılan ...'a yönelik 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 3.00,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, katılanlar ... ve ...'a yönelik aynı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 3.740,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.

  3. Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 19.11.2018 tarihli ve 2014/29273 Esas, 2018/19956 Karar sayılı kararıyla hükmün

"a) 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,

b) Kabule göre de; sanığın tehdit eylemini, katılanlara karşı tek fiil ile gerçekleştirmesi karşısında, TCK'nın 43/2. maddesi uyarınca cezanın artırılması gerektiği gözetilmeden, katılan sayısınca hüküm kurularak fazla ceza tayini..."

Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

  1. Bozma kararı üzerine Hanak Asliye Ceza Mahkemesinin 19.02.2020 tarihli ve 2019/255 Esas, 2020/51 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında katılanlar ... ve ...'a yönelik 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 3.740,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.

  2. Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 05.10.2020 tarihli ve 2020/2842 Esasi 2020/10603 Karar sayılı kararıyla sanık hakkındaki hükmün

"...17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Yasa'nın 24. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 251. maddesinde "Basit Yargılama Usulü"ne ilişkin düzenleme getirilmiş ve 252. maddesinde de verilecek kararla ilgili özel yasa yolu (itiraz) getirilmiştir. Ancak bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Yasa'nın 31. maddesiyle, 5271 sayılı CMK'na geçici madde 5'in (d) bendinde; "01.01.2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarla seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" düzenlemesi getirilmiştir.

Konuyu somut norm denetimi yoluyla inceleyen AYM, (25.06.2020, 2020/16, 2020/33; R.G. 19.08.2020, Sayı:31218), sözü geçen geçici madde 5/d' deki düzenlemedeki, "kovuşturma evresine geçilmiş" ibaresinin aynı bentte yer alan, "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 nci maddesine aykırı görerek iptaline karar vermiştir.

AYM kararında, hükme bağlanmış dosyalarla ilgili iptale karar verilmemiş ise de; hükme bağlanmış dosyalarla ilgili olarak kovuşturma evresi kesinleşmeye kadar devam ettiği için (5271, m.2/1 f), temyiz incelemesi devam eden dosyalar bakımından da lehe düzenleme getirilmesi ve mahkumiyet hükmü verildiği takdirde sonuç cezadan dörtte bir indirim öngörülmesi nedeniyle (5271, m.251/3), yeniden değerlendirme yapılması gerekir.

AYM'nin bu iptal kararında; sanık lehine getirilen, yeni düzenlemenin, geçici maddesiyle "kovuşturma evresine geçilmiş" dosyalar bakımından uygulanması gerektiğine işaret edildiğinden, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı CMK'nın 251/1. maddesi kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa'nın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 7 ve 5271 sayılı CMK'nın 251 vd. maddesi gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu..."

Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

  1. Bozma kararı üzerine Hanak Asliye Ceza Mahkemesinin 21.06.2021 tarihli ve 2020/296 Esas, 2021/102 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında katılanlar ... ve ...'a yönelik 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 3.740,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın Temyiz İsteği;

1.Erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumlarının uygulanması gerektiğine, suçu işlemediğine, mahkûmiyetine yeter delil bulunmadığına,

2.Vesaire

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

  1. Köy muhtarı olan sanığın olay günü köyün cemevinin hoparlöründen katılanlara yönelik ayrı ayrı "seni öldürteceğim, köyden kaldırtacağım" şeklinde sözler sarf ederek tehdit ettiği anlaşılmaktadır.

  2. Tanık aşamalarda suçlamayı inkar etmektedir.

  3. Katılanlar tutarlı ve istikrarlı beyanlarda bulunmaktadır.

  4. Katılanların vakıayla uyumlu beyanlarının tanık A.A. tarafından doğrulandığı görülmektedir.

  5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 19.11.2022 tarihli ve 2022/138470 Tebliğname No'lu tebliğnamesi ile hükmün düzeltilerek onanmasını talep etmektedir.

IV. GEREKÇE

  1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

  2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tebliğnamesinde " TCK’nın 52/4 maddesi gereğince sanığın şahsi ve ekonomik hali göz önüne alınarak kısa süreli hapis cezasından çevrilerek verilen 3740,00 TL ise, 187,00 TL’şer olmak üzere birer ay arayla 20 eşit taksit halinde tahsiline, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına (ihtarat yapıldı)" hükmünün, adli para cezasının infazına ilişkin Cumhuriyet savcısının yetkisinin kısıtlanmasına sebep olduğunu belirtmektedir. Fakat 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tebdirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un "Adli para cezasının infazı" başlıklı 106 ncı maddesinin altıncı fıkrasına göre Cumhuriyet savcısının adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin yetkisi, hükümde adlî para cezasının takside bağlanmadığı durumlarda mevcuttur. Sanık hakkındaki hükümde adli para cezası mahkeme tarafından takside bağlandığı için hükümdeki eşit taksit miktarına ilişkin fıkra hukuka aykırı bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Hanak Asliye Ceza Mahkemesinin 21.06.2021 tarihli ve 2020/296 Esas, 2021/102 Karar sayılı kararında sanıkça öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

06.06.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

karartehdittemyizhukukîincelenenv.kararınolgularsüreçonanmasınasebeplerigerekçe

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:54:28

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim