Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/24546
2023/11159
1 Haziran 2023
İ S T İ N A F S O N R A S I T E M Y İ Z
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2018/2191 E. 2019/295 K.
SUÇ: Nitelikli yağma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
... Cumhuriyet Başsavcılığının 30.03.2015 tarihli 2015/24905 soruşturma sayılı iddianamesi ile sanık ... hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un (5237 sayılı Kanun) 149/1 a, 168/3 4, 53,58,63 üncü maddeleri uyarınca kamu davası açılmıştır.
-
... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.10.2016 tarihli ve 2015/129 Esas, 2016/287 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149/1 a, 62, 53, 58 ve 63. Maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsubuna karar verilmiştir.
-
... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 21.12.2016 tarihli ve 2016/150 Esas, 2016/148 Karar sayılı kararı ile;
'' ...Katılan ...'in tüm ifadelerinde sanığın annesini telefonla aradığını belirtmesi, sanığın annesi ...'nun ise katılanın kendisini aramadığını, aralarında herhangi bir görüşme geçmediğini belirtmesi, meydana gelen bu çelişkinin giderilmesi ve mağdurun beyanının samimiyetinin denetlenmesi yönünden herhangi bir araştırma yapılmaması, HTS kayıtlarının getirtilip çelişkinin giderilmesi gerekirken HTS kayıtlarının getirilmemesi ve sanığın savunmasında olay sırasında yanlarında bulunduğunu belirtiği tanık ...'ın dinlenmemesinin usul ve kanuna aykırı olduğu anlaşılmıştır.
Ancak;
İddianamede belirtilen sevk maddelerinde TCK'nın 168/3 4 maddesinin sanık hakkında uygulanması talep edilmesine rağmen bu maddelerin uygulanmaması yönünden sanığa ek savunma hakkı verilmeyerek, yine iddianamenin Tebligat Kanunu'nun 21/1 maddesine göre tebliği yapılmadan doğrudan mernis adresine Tebligat Kanunu'nun 21/2 maddesi gereğince tebligat çıkartılmasının tebligat kanununa aykırı olduğu, sanığa usulüne uygun olarak iddianame tebliğ edilmeden ve CMK'nın 190/2 maddesindeki hakları hatırlatılmadan CMK'nın 176 ve 190/2 maddelerine aykırı olarak savunması alınarak savunma hakkının sınırlandırılmış olmasının CMK'nın 289/1.h maddesi anlamında hukuka kesin aykırılık niteliğinde olması...''
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4.... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.01.2018 tarihli ve 2017/28 Esas, 2018/9 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2 e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
5.... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 08.02.2019 tarihli ve 2018/2191 Esas, 2019/295 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
Sanık hakkında yağma suçundan mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine ve usul ve yasaya aykırı kararın bozulması gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
-
Katılan ile sanığın önceden tanıştıkları ve arkadaş oldukları olay günü sanık ile katılanın buluştuğu, katılanın sanığa kendisinden ayrılmak istediğini söylediği, sanığın cebinden bıçak çıkartarak ktatılana doğrulttuğu, daha sonra bıçağı cebine koyduğu, sanığın katılandan, birisini aramak için cep telefonunu istediği, katılanın da 0 553 ... .. .. numaralı hatta kullandığı Samsung Grond Neo Marka cep telefonunu geçici olarak sanığa verdiği daha sonra telefonu geri istediğinde sanığın katılana "Telefonu istersen bıçağı çıkarırım,. konuşma" diyerek ve elini beline atarak cep telefonunu katılana vermediği ve telefonu alarak uzaklaştığı iddiası ile kamu davası açılmıştır.
-
Sanığın suça konu cep telefonunu mağdurenin uyuşturucu parası için sattığını beyan ettiği anlaşılmıştır.
3.Katılan ve tanık T.D 'nin arama kayıtlarına ilişkin HTS kayıtları dosyada mevcuttur.
- Tanıklar T.E ve T.D. nin beyanları dosya arasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Dosya kapsamı incelendiğinde katılanın iddiasını destekleyecek herhangi bir delil mevcut olmadığı Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarında istikrarla vurgulandığı üzere; "Amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri de, öğreti ve uygulamada "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede "in dubio pro reo" olarak ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkumiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi halinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikle ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkumiyeti; herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaate değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı ve hiçbir şüphe veya başka türlü oluşa imkân vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir."
Ceza yargılaması sonucunda mahkûmiyet kararının verilebilmesi için suç oluşturan fiilin sanık tarafından işlendiğinin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak, herkesi inandıracak şekilde kanıtlanması ve şüphenin masumiyet karinesinin gereği olarak sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği (Türkiye Cumhuriyeti Anayasası 38/4. maddesi, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi 6/2. maddesi, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi 11. maddesi) de nazara alınarak, sanığın üzerine atılı eylemi gerçekleştirdiğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunamadığından yerel mahkemece 5271 sayılı Kanun'un 223/2 e maddesi gereğince sanığın beraatine dair verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 08.02.2019 tarihli ve 2018/2191 Esas, 2019/295 Karar sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
01.06.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:55:49