Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/2618
2023/11141
31 Mayıs 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2018/263 E. 2021/324 K.
SUÇLAR: Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER: Sanıklar müdafileri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ( 5271 sayılı kanun ) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
... Cumhuriyet Başsavcılığının 2008/13712 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanıklar hakkında nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (5237 sayılı Kanun) 149/1.a,c,h, 109/2,3 a b, 53. maddeleri uyarınca cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.
-
... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.01.2014 tarihli, 2008/295 Esas ve 2014/20 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 150. maddesi delaletiyle aynı kanunun 109/1, 109/3 a,b, 110,53. maddeleri uyarınca 1 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
karar verilmiştir.
- ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.01.2014 tarihli, 2008/295 Esas ve 2014/20 Karar sayılı kararının sanıklar müdafiilerinin, sanık ..., katılan vekili, O yer Cumhuriyet Savcısının tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 08.05.2018 tarihli, 2015/2550 Esas, 2018/3649 Karar sayılı kararı ile;
"...I Uzun süreden beri “...” isimli şahsın kimliğini kullanan ve çevresinde bu adla tanınan sanık ... ile katılan mağdur ...’nun ... ili Kuşadası ilçesi Kuştur mevkiinde, dondurulmuş balık satışı yapmak üzere ortaklaşa işyeri açma amacıyla bir işyeri kiraladıkları, ancak bir süre sonra aralarında başgösteren anlaşmazlıklar sonucu, işletmeye başlamadan ortaklıklarının bozulduğu, bu süreçte katılanın cep telefonu ile sanığa tehdit içerikli mesaj göndermesi nedeniyle sanığın vaki şikayeti üzerine tehdit suçundan soruşturma başlatıldığı, Germencik Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2008/121 esas sayısına kayıtla açılan davada yargılanan katılan ... hakkında, 24.06.2009 gün ve 2009/127 sayılı karar ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği;
30.04.2008 günü saat 19:00 sıralarında, Sanık ...’in, sanık ... ve kimliği bilinmeyen başka bir kişi ile birlikte, takip edip aracını durdurdukları katılanı zorla başka bir araca bindirip, Kuşadası ilçesi dışında ıssız bir yere götürdükleri, burada silah zoru ile mağdurun üzerinde bulunan para ve kredi kartlarını aldıkları, sanık ...’in, tehdit yoluyla mağdurdan, almış oldukları banka kart şifrelerini öğrenip aynı gün içerisinde, Denizbank’a ait kredi kartından 500 TL, Yapı Kredi bankasına ait kredi kartından 500 TL çektiği, yine kredi kartı ile Germencik'de bir akaryakıt istasyonundan 20 TL'lik alışveriş yaptığı, sanıkların ayrıca tehditle mağdura açık bir senedi imzalattıktan sonra, saat 03:30 sıralarında Germencik ilçesi Ortaklar beldesi çıkışında bedenen herhangi bir zarar vermeden serbest bıraktıkları olayda; sanıkların, zor yoluyla mağduru araca bindirmek suretiyle hürriyetinden yoksun kılma eylemlerinin 5237 sayılı TCK’nın 109.maddesindeki hürriyeti tahdit suçunu oluşturduğu düşünülmeden, TCK’nın 44. maddesindeki fikri içtima kuralına farklı anlam yüklenmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
II Sanık ... ile mağdurun iş yapmak üzere ortak olup, bir işyeri kiraladıkları, anılan işyerinin önceye ait elektrik fatura bedelinin ödenmesi hususunda elektrik dağıtım şirketine, borçlusu ... (sanık ...), kefili ... olan senet verdiklerinin tartışmasız olduğu, tarafların yapılan masraflara ilişkin ise herhangi bir belge ibraz etmediklerinin anlaşılması karşısında;
Öncelikle, taraflarca kiralanan işyerinin neresi olduğu, anılan işyerinde sanıklar tarafından herhangi bir ticari faaliyette bulunulup bulunulmadığı, bir ticari faaliyet varsa, bunun hangi dönemi içerdiği,
Ortaklardan kimin ne miktarda ve ne şekilde masraf yaptığı hususunda belgeleri araştırılıp, sonucuna göre sanık ... ile mağdur ... arasında oluşan ve tartışmasız kabule konu olan borç miktarı saptanıp, anılan meblağın suç tarihine kadar işleyen banka faizi ile birlikte ulaştığı miktar ile, tehdit altında alınan suç konusu nakit para, katılana ait banka kartları ile çekilen ve harcanan para ile icra takibine konu edilen 20.000 TL. bedelli senedin toplam kıymeti oranlandığında arada açık bir nispetsizlik olup olmadığı duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlendikten sonra, sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturma ile yetinilerek yerinde yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi,
**III ** Kabul ve uygulamaya göre de;
1 Sanıkların kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturan eylemleri nedeniyle, temel cezanın TCK’nun 109/2. maddesi uyarınca belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, aynı Yasa’nın 109/1. maddesi ile uygulama yapılmak suretiyle noksan ceza tayini,
2 5271 sayılı Yasa’nın 150/3. maddesi uyarınca, sanıkların savunmalarını yapmak üzere zorunlu savunmanların görevlendirilmesi nedeniyle, savunmanlara ödenen avukatlık ücretinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6/3 c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı olarak, sanıklara yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi,
3 Suçu birlikte işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine 5271 sayılı CMK'nın 326/2. maddesine aykırı olarak "eşit olarak tahsiline" şeklinde karar verilmesi,
4 Mahkumiyet hükmünün doğal sonucu olan TCK'nın 53. maddesine ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 gün, 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile ortaya çıkan değişikliğin karar yerinde yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu "
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
- Bozma üzerine ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.10.2021 tarihli, 2018/263 Esas ve 2021/324 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 149/1 a c h, 62, 53/1. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, aynı kanunun 109/2,109/3 a,b, 110, 62, 53/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri
-
Sanığın bu suçları işlediğine dair somut, inandırıcı, her türlü şüpheden uzak herhangi bir delil olmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine,
-
Vesaire,
İlişkindir.
B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri
-
Sanığın olay ile hiçbir ilgisi olmadığına, şikayetçiyi tanımadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine, üzerine atılı bulunan suçtan dolayı ceza almasını gerektirecek yasal şartların hiç biri oluşmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin olduğuna, suçun işlendiğine dair hiçbir delil ve tanık olmadığına,
-
5237 sayılı Kanun'un lehe olan hükümlerinin uygulanması gerektiğine, bunun gerekçeli kararda açıklanmadığına,
-
Vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
-
Uzun süreden beri “...” isimli şahsın kimliğini kullanan ve çevresinde bu adla tanınan sanık ... ile katılanın ... ili Kuşadası ilçesi Kuştur mevkiinde, dondurulmuş balık satışı yapmak üzere ortaklaşa işyeri açma amacıyla bir işyeri kiraladıkları, ancak bir süre sonra aralarında başgösteren anlaşmazlıklar sonucu, işletmeye başlamadan ortaklıklarının bozulduğu, bu süreçte katılanın cep telefonu ile sanığa tehdit içerikli mesaj göndermesi nedeniyle sanığın vaki şikâyeti üzerine tehdit suçundan soruşturma başlatıldığı, Germencik Sulh Ceza Mahkemesinin 2008/121 Esas sayısına kayıtla açılan davada yargılanan katılan M.U. hakkında 24.06.2009 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, 30.04.2008 günü saat 19.00 sıralarında sanık ...'nın, sanık ... ve kimliği bilinmeyen başka bir kişi ile birlikte, takip edip aracını durdurdukları katılanı zorla başka bir araca bindirip, Kuşadası ilçesi dışında ıssız bir yere götürdükleri, burada silah zoru ile katılanın üzerinde bulunan para ve kredi kartlarını aldıkları, sanık ...'nın, tehdit yoluyla katılandan, almış oldukları banka kart şifrelerini öğrenip aynı gün içerisinde, Denizbank’a ait kredi kartından 500,00 TL, Yapı Kredi bankasına ait kredi kartından 500,00 TL çektiği, yine kredi kartı ile Germencik'de bir akaryakıt istasyonundan 20,00 TL'lik alışveriş yaptığı, sanıkların ayrıca tehditle katılana açık bir senedi imzalattıktan sonra, saat 03.30 sıralarında Germencik ilçesi Ortaklar beldesi çıkışında bedenen herhangi bir zarar vermeden serbest bıraktıkları, katılanın aşamalarda özde değişmeyen beyanları, sanıkların birbirleri ile çelişkili savunmaları ve sanık ...'ın katılanın sanık ...'in aracında bulunduğuna yönelik katılanı kısmen doğrulayan savunmaları, Kuşadası İlçe Emniyet Müdürlüğü 05.05.2008 tarihli yazıları, kolluğun düzenlediği 08.05.2008 tarihli tutanak, Adli Tıp Kurumu'nun raporundan anlaşılmıştır.
-
Katılanın aşamalarda özde değişmeyen beyanlarda bulunduğu anlaşılmıştır.
-
Sanıkların üzerine atılı suçu kabul etmeyerek kaçamaklı inkar içeren savunmalarda bulunduğu belirlenmiştir.
-
Kolluğun düzenlediği 08.05.2008 tarihli tutanak dava dosyasında mevcuttur.
-
Kuşadası İlçe Emniyet Müdürlüğü 05.05.2008 tarihli yazıları dava dosyasında bulunmaktadır.
-
Suça konu senet ile ilgili, Germencik İcra Müdürlüğünün 2008/399 Esas sayılı dosyası dava dosyasında bulunmaktadır.
-
Söz konusu senetteki borçlu imzalarının katılan M.U'nun eli ürünü, senedin arka yüzündeki imzanın ise sanık ...'nın eli ürünü olduğunu belirten Adli Tıp Kurumunun raporu dava dosyasında bulunmaktadır.
-
Sanıkların adli sicil kaydı dava dosyasına eklenmiştir.
-
Aydem Elektrik Perakende Satış A.Ş. tarafından 15.08.2008 tarihinden önceki kayıtlara ulaşılamadığı, ancak bu tarihten sonraki süreçte de müşterilerinden borç karşılığı senet alınmadığını belirten yazısı dava dosyasında bulunmaktadır.
-
Tanık M.O.'un beyanı dava dosyasında bulunmaktadır.
-
Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve gereğinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Delil Yetersizliğine, Beraat Kararı Verilmesine Ve Şüpheden Sanık Yararlanır İlkesine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
Katılanın aşamalarda özde değişmeyen beyanları, sanıkların kaçamaklı inkar içeren beyanları, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragraflarda bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmı, olay ve olgular bölümünde gösterilen diğer deliller karşısında, sanıkların eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Lehe Hükümler Yönünden Yapılan İncelemede;
Sanıklar hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebi uygulandığı, sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan hükmedilen netice ceza miktarının 10 yıl hapis cezası olduğu, diğer lehe hükümlerin (5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevirme, aynı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca, sanığın suç tarihindeki yaşı da gözetilerek erteleme ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması) uygulanmasında, sonuç ceza miktarı itibarıyla kanunî engel bulunduğu anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Seçenek yaptırımlar yönünden; 5237 sayılı Kanun'un "Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar" başlıklı 50 nci maddesi gereği cezanın seçenek yaptırıma çevrilmesinin ön koşulu, hükmolunan netice cezanın kısa süreli hapis cezası olmasıdır. 5237 sayılı Kanun'un 49 uncu maddesinin ikinci fıkrasına göre; "Hükmedilen bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, kısa süreli hapis cezasıdır." Erteleme yönünden; 5237 sayılı Kanun’un, “Hapis cezasının ertelenmesi” başlıklı 51 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde; “İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir.” Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu yönünden ise; 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasının ilgili bölümünde; “Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise ...” şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir. Somut olayda sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan hükmolunan netice ceza miktarının 1 yıl 8 ay hapis cezası olması karşısında bu cezanın, 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi kapsamında seçenek yaptırımlar ve 51 inci maddesi kapsamında erteleme müesseseleri, ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesi yönünden; "Sanıkların bir daha suç işlemeyecekleri yönünde mahkememizce olumlu kanaat oluşmaması karşısında" şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeler ile lehe hükümlerin uygulanmamasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Vesaireye İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden Yapılan İncelemede;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.10.2021 tarihli, 2018/263 Esas ve 2021/324 Karar sayılı kararında sanıklar müdafiileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafiilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
31.05.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:56:33