Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/16227
2023/11019
26 Mayıs 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2017/790 Esas ve 2018/1152 Karar
KATILANLAR: ..., ...
MÜŞTEKİLER: ..., ...
HÜKÜMLÜ: ...
SUÇ: Sair tehdit
KARAR: Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Aliağa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.11.2018 tarihli ve 2017/790 Esas, 2018/1152 Karar sayılı kararı ile hükümlü ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 106/1 2 nci cümle ve 43/2 1 inci maddeleri gereğince 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının 5237 sayılı TCK'nın 58 inci maddesi uyarınca ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, anılan kararın istinaf edilmeksizin 13.04.2021 tarihinde usulüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309 uncu maddesi uyarınca, 13.03.2023 tarihli ve 94660652 105 35 14039 2022 Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.04.2023 tarihli ve 2023/32689 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.04.2023 tarihli ve 2023/32689 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre, yargılama konusu suça ilişkin 5327 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106/1. maddesinin 2. cümlesinde belirlenen ceza miktarının "altı aya kadar hapis veya adlî para cezası" şeklinde ve aynı Kanun'un 49/1. maddesinde yer alan "Süreli hapis cezası, kanunda aksi belirtilmeyen hallerde bir aydan az, yirmi yıldan fazla olamaz." şeklindeki düzenlemeler uyarınca basit tehdit suçuna ilişkin hapis cezasının alt sınırının bir ay olması ve hüküm fıkrasında da alt sınırdan uzaklaşmayı gerektirecek bir sebep bulunmadığına değinilmesi karşısında, alt sınırdan uzaklaşılarak temel cezanın altı ay olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayin edilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
-
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 106 ncı maddesinin birinci fıkrasında “Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikâyeti üzerine, altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.” hükmüne yer verilmiştir.
-
5327 sayılı Türk Ceza Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında ise: “Süreli hapis cezası, kanunda aksi belirtilmeyen hâllerde bir aydan az, yirmi yıldan fazla olamaz.” hükmü düzenlenmiştir.
Anılan Kanunun 61 inci maddesine, 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanun ile eklenen dokuzuncu fıkrasında “Adlî para cezasının seçimlik ceza olarak öngörüldüğü suçlarda bu cezaya ilişkin gün biriminin alt sınırı, o suç tanımındaki hapis cezasının alt sınırından az; üst sınırı da, hapis cezasının üst sınırından fazla olamaz.” hükmüne yer verilerek, seçimlik ceza içeren suçlarda adli para cezasının nasıl belirleneceği açıklanmıştır.
-
Anayasanın 141 inci ve 5271 sayılı CMK'nın 34, 230 ve 289 uncu maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının denetimine imkan verecek şekilde açık ve gerekçeli olması, gerekçe bölümünde mevcut delillerin tartışılması, değerlendirilmesi, reddedilen veya kanıtlama yönünden üstün tutulan delillerin neler olduğu ve nedenlerinin gösterilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması, bir başka deyişle eldeki delillerle neden bu sonuca varıldığının anlatılması gerektiği, tüm bunların ışığında ulaşılan kanaat ve CMK’nın 230 uncu maddesinde belirtilen diğer unsurların bulunması gerekir.
-
Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; mahkemece hükümlünün, TCK’nın 106/1 ikinci cümlesi uyarınca, "takdiren alt sınırdan" denilmek suretiyle altı ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Hükümde "takdiren alt sınırdan" ibareleri kullanılmasına rağmen temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak kanunda suç tanımı için öngörülen en üst sınır olan 6 ay hapis cezası olarak tayini hükümde çelişki arz ettiğinden kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
- Temel cezanın en üst sınırdan tayin edilmesinin gerekçesinin yazılmadığı, temel cezanın tayininin hakimin takdirine dayalı bir durum olduğu ve takdir hakkına bağlı olarak ceza miktarı değişeceğinden, yapılan uygulamaya göre 5271 sayılı CMK'nın 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin verdiği yetkiye dayanılmamıştır.
III. KARAR
-
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
-
Aliağa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.11.2018 tarihli ve 2017/790 Esas, 2018/1152 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı CMK'nın 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
26.05.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:59:19