Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/24510
2023/10989
25 Mayıs 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SUÇLAR: Nitelikli yağma
HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddine
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararlarının; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
... Cumhuriyet Başsavcılığının 15.08.2017 tarihli ve 2017/5793 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası, 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 35 inci maddesi, 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi 35 inci maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
-
... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.05.2018 tarihli ve 2017/337 Esas, 2018/272 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c), bendleri, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 58 inci maddesi uyarınca 5 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
karar verilmiştir.
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 31.01.2019 tarihli ve 2018/2704 Esas, 2019/224 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince katılana yönelik nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlere ilişkin sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebebi
Yağma suçunun unsurlarının bulunmadığına,
B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri
-
Olayın gerçekleştiği sırada araçtan hiç inmeyen müvekkil ...'ın araçtan hiç inmemesine rağmen birden fazla kişiyle birlikte silahla yağmaya teşebbüsten cezalandırmasına karar verilmiş olduğuna,
-
Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
-
Mağdurun iddiası haricinde herhangi bir delil olmadığı gibi sadece mağdurun iddiası esas alınmak suretiyle hüküm verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna,
-
Dosyanın diğer bir kısım sanıkları ve mağdur arasında olan arkadaşlık ilişkisi göz önüne alındığında, yağma suçunun oluşması için gerekli olan esaslı unsur, tehdit veya cebir veya korku olmadığı gibi unsurları itibarıyla oluşmayan yağma suçuna teşebbüsten bahsedilmesi de mümkün bulunmadığına,
-
Müvekkil sanık için indirim sebeplerinin uygulanmamasının da usul ve yasaya aykırı bulunduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
-
Sanıkların arkadaş oldukları, olay tarihinden önce ... Eski Üniversite Caddesi üzerinde sonradan vefat eden mağdur ... ile sanık ...'nin arabalarının trafikte kafa kafaya geldiği, bundan dolayı aralarında tartışma yaşandığı, birkaç gün sonra sanık ...'nin mağduru telefonla arayarak konuşmak için çağırdığı, mağdurunda sanığın söylediği Yeni Camii civarına gittiği, burada sanıklar ..., ... ve ...'ün bulunduğu ve mağdura daha önce yaşanan trafikteki olay sebebiyle 5.000,00 TL ceza kestiklerini söyledikleri, mağdurun bu parayı veremeyeceğini söylediği, olay tarihinde sanıklar ..., ... ve inceleme dışı diğer sanık ...'nin inceleme dışı diğer sanık ... 'in yanında 54 ....0613 plakalı ticari taksiye binerek mağdurun çalıştığı Taksi durağına gittikleri, diğer sanıkların takside bekledikleri, sanık ...'nin inerek mağdurun yanına gittiği ve para işini sorarak "Ne oldu bizim para işi" dediği, mağdurun tekrar parayı veremeyeceğini söylediği, bunun üzerine sanık ...'nin tekrar arabaya döndüğü, sanıklar ... ve ...'in "Para işi ne oldu" diye sormaları üzerine sanık ...'nin mağdurun parayı vermediğini söylediği ve taksi şoförüne "Çalıştır gidiyoruz" dediği, bu sırada arabada bulunan sanık ...'ün mağdurun para vermemesine kızarak ve hakaret ederek ele geçirilemeyen ruhsatsız tabanca ile taksi durağına doğru iki defa ateş ettiği, anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesince buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir.
-
Sanıkların tevil yoluyla ikrar ettikleri anlaşılmıştır.
-
Mağdurun soruşturma aşamasında oluşa uygun beyanlarda bulunduğu belirlenmiştir.
-
Görüntü inceleme tutanağı, olay yeri krokisi, olay yeri inceleme raporu, teşhis tutanağı, olay yerinden elde edilen kovanlara ait uzmanlık raporu ve tanıklar F.B., A.Y.'nın beyanlarının dosyada mevcut olduğu belirlenmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Suçun Sanıklar Tarafından İşlenmediği ve Suç Unsurlarının Olumadığı Yönünden
Yağma suçları 5237 sayılı Kanun'un 148, 149 ile 150 nci maddelerinde düzenlenmiştir. Yağma başkasının zilliyetliğindeki taşınabilir malı zilliyetin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir ve tehdit ile yarar sağlamak maksadıyla alınmasıdır.
5237 sayılı Kanun'un 148 inci maddesinin birinci fıkrasında yağma suçu temel şekli, ikinci fıkrasında senet yağması, üçüncü fıkrasında cebir karinesine yer verilmiştir. 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinde yağma suçunun nitelikli halleri düzenlenmiştir.
5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinde hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amaçlı yağma ile değer azlığı yaptırıma bağlanmıştır. 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin birinci fıkrasında; yağma suçunun bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla işlenmesi halinde faile yalnızca tehdit ve/veya yaralama suçundan ceza verileceği öngörülmüştür. Bu şekilde de daha az cezayı gerektirir nitelikli hal olarak düzenlenmiştir.
5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin birinci fıkrasında, bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla denildiğinde bu nitelikli hal uygulanabilmesi için; öncelikle ortada failin mağdura yönelik bir alacak hakkı bulunması, alacağın hukuken korunan ve geçerli hukuki ilişkiye dayanması, yağma eyleminin de hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla işlenmesi gerekir.
Bu hak hukuki ilişki kurulunca; kurulan hukuki ilişkinin tarafı olan kimseleri kapsar ve onlar yararlanabilir, bunun dışındaki kimseleri kapsamamaktadır.
Anılan açıklamalar ışığında somut olayımıza gelince; Her ne kadar ayrıntıları temyiz sebepleri bölümünde belirtildiği şekilde sanıklar hakkında somut, kesin ve yeterli delil bulunmadan unsurları oluşmayan suçtan mahkûmiyet hükmü kurulduğu temyiz istemine konu edilmiş ise de sanıkların tevil yoluyla ikrar içeren kaçamaklı savunmaları, sanık ...'ün ateş edenin kendisi olduğuna dair açık ikrarı, mağdurun olayın sıcağı sıcağı alınan soruşturma aşamasındaki oluşa uygun anlatımı, bu anlatım ile örtüşen görüntü inceleme tutanağı, olay yeri krokisi, uzmanlık raporu ve tüm dosya kapsamı gözetildiğinde eylemin sanıklar tarafından fikir ve eylem birliği içerisinde gerçekleştirildiğinin belirlendiği, suçun vasıflandırılması yönünden ise bir hukuki alacakları bulunmayan sanıkların, "5.000,00 TL ceza kestik" şeklinde ifadelerde bulunmuş olmaları ve devamında bahsedilen 5.000,00 TL parayı, silahla ateş etmek şeklinde tehdit suretiyle zorla almaya teşebbüs etmeleri gözetildiğinde eylemlerinin yazılı şekilde birden fazla kişi ile birlikte yağmaya teşebbüs suçu olarak vasıflandıran hükümde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Lehe Hükümleri Yönünden
5237 sayılı Kanun'un "Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar" başlıklı 50 nci maddesi gereği cezanın seçenek yaptırıma çevrilmesinin ön koşulu, hükmolunan netice cezanın kısa süreli hapis cezası olmasıdır. 5237 sayılı Kanun'un 49 uncu maddesinin ikinci fıkrasına göre; "Hükmedilen bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, kısa süreli hapis cezasıdır." Erteleme yönünden; 5237 sayılı Kanun’un, “Hapis cezasının ertelenmesi” başlıklı 51 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde; “İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir.” Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu yönünden ise; 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasının ilgili bölümünde; “Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise ...” şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir.
Somut olayda sanıklar hakkında hükmolunan netice ceza miktarlarının 5 yıl 6 ay hapis cezası olması karşısında bu cezaların, 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrası gereği seçenek yaptırımlara çevrilmesine, 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrası gereği ertelenmesine, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin kanunen mümkün olmadığı, 5237 sayılı Kanun'un 62 inci maddesi yönü nden ise Mahkemece "Sabıkalı geçmişleri ve suç işlemekteki uslanmaz kişilikleri gözetilerek bu sanıklar hakkında takdiri indirim yapılmasına gerek duyulmadığı" şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeler ile lehe hükümlerin uygulanmamasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Sanık ... Hakkında Tekerrür Hükümleri Yönünden
Sanığın mükerrirliğe esas mahkumiyetinin, 5237 sayılı Kanun'un 191 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna ilişkin olup, 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinin beşinci fıkrasında, “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” şeklinde düzenleme getirmesi ayrıca aynı Kanun'la 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca koşullan oluştuğu takdirde "davanın düşmesi" ve “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” seçeneklerine de yer verilmesi nedeniyle lehe olan bu düzenleme ve aynı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca sözü edilen hükümlülüğün tekerrüre esas alınıp alınmayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 31.01.2019 tarihli ve 2018/2704 Esas, 2019/224 Karar sayılı kararında sanık ... müdafii ve sanık ... müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
25.05.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:59:19