Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/16300

Karar No

2023/10941

Karar Tarihi

25 Mayıs 2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2021/293 E. 2022/703 K.

SUÇ: Tehdit

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

TEMYİZ EDENLER: Sanık müdafii

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının 02.08.2011 tarihli 2011/34841 soruşturma sayılı iddianamesi ile sanık ... hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 53 üncü maddeleri uyarınca kamu davası açılmıştır.

  2. ... 4. Sulh Ceza Mahkemesinin, 07.03.2013 tarihli ve 2011/1359 Esas, 2013/184 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasınıın birinci cümlesi, 62 nci, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 15 eşit taksitler halinde ödenmek üzere 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

  3. ... (Kapatılan) 4. Sulh Ceza Mahkemesinin, 07.03.2013 tarihli ve 2011/1359 Esas, 2013/184 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 09.01.2017 tarihli ve 2014/33602 Esas, 2017/712 Karar sayılı ilâmıyla;

'' ... 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması, ''

Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

  1. ... 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.05.2017 tarihli ve 2017/170 Esas, 2017/358 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un106 ncı maddesinin birinci fıkrasınıın birinci cümlesi, 62 inci, 50 inci ve 52 inci maddeleri uyarınca 15 eşit taksitler halinde ödenmek üzere 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir

  2. ... 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.05.2017 tarihli ve 2017/170 Esas, 2017/358 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 23.02.2021 tarihli ve 2017/23124 Esas, 20217/5606 Karar sayılı ilâmıyla;

'' ...1)Anayasanın 141, CMK’nın 34 ve 230. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet savcısını ve herkesi inandıracak ve Yargıtay denetimine imkan verecek biçimde olması gerekir.

Yargıtay’ın gerekçelerde tutarlılık denetimini yapabilmesi için; kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ile mağdur ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin, hangi anlatımın ne gerekçeyle diğerine üstün tutulduğunun açık olarak hükmün gerekçesine yansıtılması ve mahkemece ulaşılan vicdani kanı sonucunda sanığın hangi fiillerinin suç sayıldığı açıklandıktan sonra kabul edilen bu fiillerin hukuki nitelendirilmesinin yapılması, cezada artırım ve indirim gerektiren nedenlerin kanuni bağlamda tartışılması gerekirken, açıklanan bu hususlara uyulmayarak gerekçesiz hüküm kurulması,

2)17/10/2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 24. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiştir.

Ancak bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Kanun'un 31. maddesiyle, 5271 sayılı CMK'ya eklenen geçici 5. maddenin (d) bendi ile; "01/01/2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" hükmü getirilmiştir.

Konuyu somut norm denetimi yoluyla inceleyen Anayasa Mahkemesi (25/06/2020, 2020/16, 2020/33; R.G. 19/08/2020, Sayı: 31218), sözü geçen geçici 5/d maddesindeki hükmün, "kovuşturma evresine geçilmiş" ibaresinin aynı bentte yer alan, "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38. maddesine aykırı görerek iptaline karar vermiştir.

Anayasa Mahkemesi kararında, hükme bağlanmış dosyalarla ilgili iptale karar verilmemiş ise de, 5271 sayılı Kanun'un 2/1 (f) maddesince hükme bağlanmış dosyalarla ilgili olarak kovuşturma evresinin kesinleşmeye kadar devam etmesi ve aynı Yasanın 251/3. maddesi gereği mahkûmiyet hükmü verildiği takdirde sonuç cezadan dörtte bir indirim öngörülmesi, bu durumunda temyiz incelemesi devam eden dosyalar bakımından lehe düzenleme getirmesi karşısında,

Anayasa Mahkemesinin iptal kararında; sanık lehine getirilen yeni düzenlemenin, 7188 sayılı Kanunun 31. maddesi gereğince 5271 sayılı CMK'ya eklenen geçici 5. maddesiyle "kovuşturma evresine geçilmiş" dosyalar bakımından uygulanması gerektiğine işaret edildiğinden, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı CMK'nın 251/1. maddesi kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa'nın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 7 ve 5271 sayılı CMK'nın 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,, ''

Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

6.... 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.10.2022 tarihli ve 2021/293 Esas, 2022/703 Karar sayılı kararı ile; basit yargılama usulünün uygulanmasına yer olmadığına karar vererek genel hükümlere göre yapılan yargılama sonucu sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un106 ncı maddesinin birinci fıkrasınıın birinci cümlesi, 62 inci, 50 inci ve 52 inci maddeleri uyarınca 15 eşit taksitler halinde ödenmek üzere 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

  1. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 18.04.2023 tarihli ve 6 2023/30969 sayılı, temyiz isteminin reddi görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık Müdafii Temyiz Sebepleri;

  1. Sanığın atılı suçu işlemediğine,

  2. Zamanaşımı sebebiyle düşme kararı verilmesi gerektiğine,

  3. Vesaire

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

  1. Sanık ...'ün ... Plaza arka tarafında bulunan ... Cafe isimli iş yerini yeni açtığı, iş yerinin terasında tadilat gerektiğinden katılan ile anlaşma yaptığı, işin kısmen bitirilmesi halinde katılanın alacağının ödenmeye başlanacağı konusunda konuştukları, katılanın işi kısmen yapmasından sonra alacağını istediğinde sanık tarafından "seni mahvederim, öldürürüm, ya bu işi bitireceksin yada gelmeyeceksin, adamlarımdan biri seni vurur, beyninden kurşunu yersin" şeklindeki sözlerle tehdit ettiği mahkemece maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.

  2. Sanık ile katılan önceye dayalı husumetleri bulunmamakla, sanık katılana iş yaptırdığını ve aralarında ödeme hususunda anlaşmazlık çıktığını ancak katılanı tehdit etmediğini savunmuştur.

  3. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) ve (5) numaralı paragraflarda bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

II. GEREKÇE

A. Tebliğnamedeki Görüş Yönünden;

05.08.2017 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7035 sayılı Kanunun 21. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 291. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen ve bölge adliye mahkemelerinin kararlarına karşı yedi (7) gün olarak öngörülen temyiz süresinin on beş (15) gün olarak değiştirildiği, 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 1. madde hükmüne göre de, 05.08.2017 ve sonrasında verilen (ilk derece ve istinaf ayırımı yapılmaksızın bütün) kararlar hakkında yeni temyiz sürelerinin uygulanması gerektiğinin belirtildiği, ceza muhakemesinde "Derhal Yürürlük İlkesi"nin geçerli olduğu, bu ilke uyarınca değişiklik aleyhe olsa bile yürürlüğe girdiği günden itibaren bütün vakıalarda uygulanması gerektiği, kaldı ki değişikliğin sanık lehine bir değişiklik olduğu, esasen yürürlükten kaldırılmakla birlikte 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un Yürürlük ve Uygulama şekli Hakkında Kanun'un 8. maddesi dolayısıyla bir kısım kararlar yönünden yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi hükmünün bu değişiklikler karşısında “zımnen ilga” edildiğinin kabul edilmesi gerektiği düşüncelerinden hareketle temyiz süresinin on beş (15) gün olduğu belirlendiği, Nihayet, tereddütleri ortadan kaldırmak amacıyla 7035 sayılı Kanun'a eklenen geçici birinci maddesiyle; 5271 sayılı Kanun'un 291. maddesinde yapılan değişiklikler “Bu Kanunun (7035) yürürlüğe girdiği tarihte ve sonrasında verilen kararlar hakkında uygulanır” denilmek suretiyle doğrudan ya da istinaf sonrası ayrımı yapmaksızın bütün kararların yeni temyiz süresine, yani on beş (15) günlük temyiz süresine tabi olduğu açıkça vurgulanması karşısında, 5271 sayılı Kanun'un 291. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süre içinde 20.09.2021 tarihinde temyiz eden sanık Ufuk Kaya'nın temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edildiğinden, temyiz isteminin reddini isteyen tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden

Mağdur beyanı, sanık savunması ve tanık beyanı ile Hukukî Süreç başlığı altında (3) ve (5) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmı karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu ve tehdit suçu yönünden kanunda öngörülen zamanaşımı süresinin de henüz dolmadığı anlaşılmakla, hükümde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Vesaire yönünden

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

III. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.10.2022 tarihli ve 2021/293 Esas, 2022/703 Karar sayılı kararında sanık müdafince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

25.05.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

karartehdittemyizhukukîincelenensüreçkararınolgularonanmasınasebeplerimahkûmiyetgerekçe

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:59:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim