Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/25665
2023/10748
22 Mayıs 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SUÇ: Nitelikli yağma
HÜKÜM: İlk derece mahkemesi hükmü kaldırılarak kurulan beraat
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
... Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/60212 soruşturma numaralı ve 15.07.2016 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 148 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53; konut dokunulmazlığının ihlali suçundan 116 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
-
... 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.12.2017 tarihli ve 2016/354 Esas, 2017/328 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; konut dokunulmazlığının ihlali suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
-
... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 13.03.2019 tarihli ve 2018/1835 Esas, 2019/694 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı Kanun'un 280/1 e maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine ve duruşma açılmasına karar verilerek yapılan yargılama neticesinde, ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasına ve sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Vekilinin Temyiz Sebebi
Yağma suçunun sübut bulması nedeniyle beraat kararının bozulması gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
-
Sanık ile katılan ...'nun evli oldukları, ancak olay tarihinde ayrı yaşadıkları, ... ile çocuklarının da ...'un annesi olan katılan ...'nun evinde kaldıkları, olay günü sanığın, katılan çocuk ...'ya ait olan telefonu almak üzere ...'nun evine gittiği, ...'nun sanığı eve almak istemediği ancak sanığın, katılan ...'ın yanına gittiği ve ...'a ait olan cep telefonunu elini zorla sıkıp aldığı, katılan çocuk ...'ın bu eylem neticesinde yaralandığı, sanığın aşamalardaki savunmalarında her ne kadar söz konusu eve kendisine ait olan telefon hattını almaya gittiğini ancak kayınvalidesi ile tartışması neticesinde hattın takılı olduğu ve katılan ...'a ait olan telefonu alıp çıktığını belirtmiş ise de, mahkemece dinlenen ve beyanına itibar edilen tanık ...'nun anlatımlarında, sanığın, kardeşinin elindeki telefonu zorlayarak aldığını, bu telefonun ...'a ait olduğunu beyan ettiği, yine katılan ...'ın aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımlarında sanık annesinin telefonu kendisinden zorla aldığına yönelik beyanları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın sübut bulan eyleminin nitelikli yağma suçunu oluşturduğu kabul edilerek sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulduğu, anlaşılmıştır.
-
Sanık savunmasında özetle, çocuklarıyla birlikte yaşadığı sırada ...'ın telefonunu fiilen kendisinin kullandığını, ...'ın babasının yanına giderken bu telefonu da hattı ile birlikte götürdüğünü, olay günü de telefonun içindeki hattı almaya gittiğini ancak kayınvalidesi ...'nün polis çağıracağını söylemesi üzerine hattı çıkaramadığından telefonu alıp gitmek zorunda kaldığını, telefonun bozuk olması nedeniyle tamirciye verdiğini, içindeki hattı çıkarıp kullandığını, atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir.
-
Tanık S. M.'nin anlatımları, dava dosyasında mevcuttur.
-
Katılan ...'a ait, ön kolda 20 cm uzunluğunda 1 2 cm genişliğinde (belli belirsiz) kızarıklık tespit edildiğine dair adli rapor, dava dosyasında mevcuttur.
-
Sanık ile katılan ... arasındaki boşanma davasına ilişkin ... 11. Aile Mahkemesinin 2015/713 Esas sayılı dosyasına ilişkin bilgi ve belgeler, dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Katılan ... ile sanığın olay tarihinde evli oldukları ve aralarında bulunan geçimsizlik nedeniyle bir süredir ayrı yaşadıkları, katılan ...'ın bir süre annesi olan sanığın yanında kaldığı ve bu dönemde annesinin telefonunun bozulması nedeniyle ...'ın telefonunu sanığın kullanmaya başladığı, daha sonra telefonun, babasıyla birlikte yazlığa giden katılan ...'ın cebinde kaldığı hususunda bir tereddüt bulunmamaktadır.
Sanık olay günü telefonun içerisinde bulunan telefon hattını almak amacıyla katılan ...'nün evine gittiğini ancak burada ...'nün polise haber vereceğini söylemesi üzerine telefonu alıp çıkmak zorunda kaldığını, çünkü evden uzaklaştırma kararının olduğunu savunmuştur. Bu yönde bir kararın mevcudiyeti dosya kapsamından anlaşılabilmektedir.
Sanık tüm aşamalarda oğlu olan katılan ...'a vurmadığını savunarak aksi yöndeki iddiaları reddetmiştir. Savunmalarında; çocuklarının, eşi olan ... ve kayınvalidesi tarafından yönlendirildiklerini, o tarihlerde aile içi geçimsizliklerinin kendisi aleyhine olarak bu şahıslar tarafından bu noktaya kadar taşındığını, esasen olay anında çocuğunun elinde bulunan telefonu onu döverek veya yaralayarak almasının mümkün ve sözkonusu olmadığını söylemiştir.
Her ne kadar katılan ... ve tanık S., olayda sanığın cep telefonunu oğlu ...'a vurmak suretiyle elinden aldığını söylemiş iseler de; sanık olan annelerinin babaları ile olan geçimsizlik süreci, çocukların bu aşamada babaları ve babaanneleri ile birlikte oturuyor olmaları, karı koca her iki taraf arasında evden uzaklaştırma kararı alınması boyutuna varan bir geçimsizlik ve buna bağlı ortaya çıkan hukuksal süreç ve yine olayın üzerinden sekiz saat geçtikten sonra katılanın kolunda belli belirsiz kızarıklığın bulunduğuna ilişkin tespiti içeren rapor bir bütün olarak birlikte dikkate alındığında, katılanın kolu üzerindeki kızarıklığın sanık tarafından meydana getirildiğine dair mahkemede tam ve kesin bir vicdani kanaatin oluşmadığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki geçimsizliğin aile içerisine yansıyarak yargı mercilerine kadar taşındığı bu ortamda, tarafların müşterek çocukları olan katılan ... ve tanık S.'nin, anne babaları arasındaki olaylardan etkilenerek tarafsız ifade veremeyecekleri değerlendirilmiştir.
Sanığın, olayda yağma kastı ile hareket ettiğine dair cezalandırılmasına yeter derecede, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı bir delil bulunmamaktadır. Olay tarihlerinde tarafların henüz boşanmadıkları, aile içerisinde sanığın kendi telefonunun kırılmasından dolayı oğlunun telefonunu kullandığı ve içerisinde kendisine ait hat olduğu ve bu hattını almak amacıyla kayınvalidesinin evine gittiği, kayınvalidesinin kendisini evden çıkarmak istemesi üzerine oğlunun elindeki telefonu çekerek aldığı, bu aşamada oğluna zor kullandığına ve yaraladığına dair bir delil bulunmadığından yüklenen yağma suçununun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması dolayısıyla beraat kararı vermek gerektiğinin, kabul edildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin şüphe boyutunda kaldığı, sanık ile aralarındaki husumet gözetildiğinde, katılanların beyanlarına itibar edilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, sanığın aşamalarda istikrarlı ve hayatın olağan akışına uygun, samimi savunmasının aksini gösterir suçu işlediğine dair delil olmadığı anlaşıldığından hükümde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 13.03.2019 tarihli ve 2018/1835 Esas, 2019/694 Karar sayılı kararında katılan ... vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ile re'sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
22.05.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:02:07