Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/25360

Karar No

2023/10714

Karar Tarihi

22 Mayıs 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SUÇ: Nitelikli yağma

HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının 18.06.2018 tarihli ve 2018/8723 Esas sayılı iddianamesi ile sanık ... hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca kamu davası açılmıştır.

  2. ... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.10.2018 tarihli, 2018/397 Esas, 2018/356 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (d) ve (h) bentleri, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

  3. ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 10.01.2019 tarihli ve 2019/73 Esas ve 2019/34 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun "Yerel mahkemenin gerekçesinde sanığın silahla tehdit ederek ve cebir kullanarak aldığı akaryakıtın parasını ödemediği ve mağdurun cebindeki paraları almak suretiyle yağma suçunu işlediği kabul edilmiş ise de dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05/02/2013 tarih ve 2012/1290 E, 2013/35 K sayılı kararında da belirtildiği üzere aldığı akaryakıtın ücretini ödememek için kullanılan cebir tehditin "bir malın teslimine veya malına alınmasına karşı koymaya" yönelik olmadığından yağma olarak değerlendirilemeyeceği, ancak alayın devamı sırasında silahı mağdur ...'a doğrultarak cebindeki paraları isteyip almasının yağma suçunu oluşturduğu, bu surette oluşan yağma suçuna konu 100 TL'nin sanık yakalanınca üzerinde ele geçirilmesi muhakkak olduğu br haldeyken iade etmesinin etkin pişmanlık olarak değerlendirilemeyeceği, akaryakıt ücretinin ödenmesinin de yağma suçuna konu olmadığı için TCK'nın 168. Maddesi kapsamında iade sayılamayacağı gözetilerek yasal şartlar oluşmadığından TCK'nın 168. Maddesinin uygulanmaması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurularak eksik ceza tayin edilmiş olması aleyhe istinaf bulunmadığından duruşma açılarak yeniden yargılama yapma sebebi sayılmamıştır." eleştirisi ile 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesi birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

  4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 11.12.2021 tarihli 2019/12648 sayılı bozma görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri

  1. Sanık hakkında verilen cezanın alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle verilen cezanın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

  2. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin gerekçe gösterilmeden uygulanmadığına,

  3. Sanığın dava dışı alacaklısı tarafından tehdit edilmesinden dolayı eylemi gerçekleştirmiş olduğundan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 28 inci maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğine,

  4. Mağdurun sanığın elindeki kuru sıkı tabancanın silah olmadığını anladığını beyan etmiş olmasına karşın sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin uygulanmasının hatalı olduğuna,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

  1. Olay tarihinde gece vakti saat 04.00 sıralarında sanığın akaryakıt istasyonuna gelerek 100,00 TL tutarında yakıt aldığı, pompacı olarak çalışan mağdur ...'ın araca yakıt doldurulduktan sonra sanıktan yakıt parasını istediği, sanığın aracının içerisinden aldığı kuru sıkı tabancayı mağdura doğrultarak "üzerinde ne kadar para varsa ver" dediği, bunun üzerine mağdurun cebindeki 100,00 TL parayı sanığa verdiği, parayı az bulan sanığın "daha fazla para yok mu" dediği, mağdurun "paralar markette" demesi üzerine sanık ve mağdurun markete doğru yöneldikleri, bu sırada mağdurun marketin yan tarafında bulunan keseri alarak sanığa doğru fırlattığı, keser vücuduna isabet eden sanığın kaçmaya başladığı, bu sırada mağdurun uyumakta olan vardiye arkadaşı şikâyetçi ...'i uyandırdığı ve birlikte sanığı etkisiz hale getirdikleri maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.

  2. Sanığın, üzerine atılı suçlamayı ikrar ettiği anlaşılmıştır.

  3. Mağdur ve şikâyetçinin aşamalarda birbiriyle uyumlu ve tutarlı beyanlarda bulundukları görülmüştür.

  4. Dosya içerisinde bulunan 24.08.2018 tarihli mağdur ...'a ait adli muayene raporuna göre, mağdurun basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı görülmüştür.

  5. Kolluk güçleri tarafından tanzim olunan 16.04.2018 tarihli Olay Yeri Görgü Tespit Tutanağı ve Rızaen Muhafaza Altına Alma Tutanağı dava dosyasında mevcuttur.

  6. Soruşturma aşamasında sanık tarafından suçtan dolayı oluşan tüm zararın giderilmiş olduğu anlaşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE

A. Tebliğnamede Belirtilen Görüş Yönünden

5237 sayılı Kanun'un “Daha az cezayı gerektiren hâl” başlıklı 150 nci maddesinin ikinci fıkrasında; “Yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçte birden yarıya kadar indirilebilir.” denilmektedir.

Maddenin gerekçesinde ise;“Maddenin ikinci fıkrasında, yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek cezada indirim yapılması gerektiği kabul edilmiştir.” açıklamasına yer verilmiştir.

Somut olay değerlendirildiğinde, sanığın olay öncesinde yaptığı plan dahilinde akaryakıt istasyonu yağmalamaya karar verdiği, sanığın mağdurdan para isterken miktar belirtmediği gibi mağdurdan almış olduğu 100,00 TL parayı az bularak "daha fazla para yok mu?" diye sorduğu 200,00 TL paraya yönelen özgülenen kastı bulunmadığından, 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca sanığa verilen cezadan değer azlığı nedeniyle indirim yapılmaması hususunda bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki görüşe iştirak olunmamıştır.

B. Alt Sınırdan Uzaklaşılmak Suretiyle Ceza Verilmesinin Usul Ve Yasaya Aykırı Olduğuna İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden

Cebir ve tehdit ile mağdur ...'ın 100,00 TL parasını ve almış olduğu 100,00 TL tutarında akaryakıt ücretini ödememesi şeklinde nitelikli yağma suçu işlediği anlaşılan sanık hakkında, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birden fazla bendini ihlal etmiş olduğu ve 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, kastın yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak belirlenen cezanın hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. 5237 Sayılı Kanun'un 62 nci Maddesinin Uygulanmamasının Hukuka Aykırı Olduğuna İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden

Mahkemenin gerekçesine esas aldığı "sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları ve tüm dosya kapsamı nazara alınarak sanık hakkında TCK'nın 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına" şeklindeki gerekçeyle 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim uygulanmamasına karar verildiği, Mahkemenin takdir yetkisinin yerinde ve kanunî bir gerekçeye dayandığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

D. 5237 Sayılı Kanun'un 28 inci Maddesinin Uygulanması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden

5237 sayılı Kanun'un 28 inci maddesinin birinci fıkrasında, "Karşı koyamayacağı veya kurtulamayacağı cebir ve şiddet veya muhakkak ve ağır bir korkutma veya tehdit sonucu suç işleyen kimseye ceza verilmez. Bu gibi hâllerde cebir ve şiddet, korkutma ve tehdidi kullanan kişi suçun faili sayılır. " şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir.

Bu açıklama ışığında somut olay değerlendirildiğinde; "Olay ve Olgular" başlığı altında bulunan (1) numaralı paragraftaki olay anlatımında belirtildiği üzere, sanığın dava dışı alacaklısı tarafından sıkıştırılması üzerine nitelikli yağma suçunu işlemiş olduğuna yönelik savunması yönünden, sanığın karşı koyamayacağı veya kurtulamayacağı cebir ve şiddet yahut korkutma hali içerisinde bulunmadığı, dava dışı şahıslarla alacak ilişkisinin mağdur ile ilgisinin bulunmadığı, aksine eylemi bizzat önceden planlayarak gerçekleştirmiş olduğu gözetildiğinde hükümde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

E. 5237 Sayılı Kanun'un 149 uncu Maddesinin Birinci Fıkrasının (a) Bendinin Uygulanamayacağına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden

Mağdur ...'ın kollukta alınan beyanında "elinde bulunan tabancanın biraz kaba, kuru sıkı tabancalarda olan plastik taba varmış gibi gördüm ancak karanlık olduğundan emin olamadım, daha önce kuru sıkı tabancaların gerçek tabancaya çevriliyor diye duymuştum, bu nedenle tedirgindim" şeklinde beyanda bulunarak korktuğunu ifade etmiş olması ve kuru sıkı tabancanın korkutuculuk özelliğinden dolayı sanığın eyleminin silahla işlendiğinin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş ve kurulan hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 10.01.2019 tarihli ve 2019/73 Esas ve 2019/34 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 5. Ağır Ceza Mahkemesine Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

22.05.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

hükmünyağmakarartemyizhukukîincelenenreddiv.kararınsüreçistemininolgularonanmasınasebeplerigerekçenitelikliesastan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:02:07

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim