Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/24214
2023/10659
1 Ocak 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SUÇ: Nitelikli yağma
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 17.05.2016 tarihli ve 2016/6385 Soruşturma No'lu iddianamesi ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1 c, d, e, 168/3, 53 ve 63 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
-
... 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.12.2016 tarihli ve 2016/146Esas, 2016/336 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 149/1 c, d, e, 168/3, 53 ve 63 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 07.03.2107 tarihli ve 2017/462 Esas, 2017/424 Karar sayılı kararı ile;
" 1 Sanıklara iddianame ve ekleri okunmadan, okunmuş ise bu husus tutanağa geçmeden ve 5271 sayılı CMK'nın 147. maddesi uyarınca yasal hakları hatırlatılmadan hatırlatılmış olsa bile bu husus tutanağa yazılmadan sanıkların savunmalarının alınması suretiyle 5271 sayılı CMK'nun 147, 191/3 b ve 196. maddelerine aykırı davranılarak savunma haklarının kısıtlanması,
2 Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçların kanundaki cezasının miktarına göre, duruşmalarda müdafii bulundurulması CMK'nun 150/1 3 ve 188/1 inci maddeleri gereğince zorunlu olmasına rağmen
yağma suçundan yargılanan sanık ... hakkında mazeret bildiren müdafiinin yokluğunda karar verildiği, ancak bu durumdan sanık ve müdafiinin haberdar olmadığı anlaşılmakla CMK'nun 188/1 inci maddesi uyarınca, duruşmaya gelmeyen müdafiinin duruşmada hazır bulunarak görevini yapmaya zorlanması, katılmadığı oturumlardaki bilgi, belge ve işlemlere karşı savunma yapmaya davet edilmesi, gerektiğinde CMK'nun 150/3 üncü maddesi uyarınca sanığa zorunlu bir müdafii görevlendirilmesi yoluna gidilerek, savunmalarda oluşan boşluk ve kısıtlılığın giderilmesi gerektiği düşünülmeksizin, yargılamaya devam edilerek sanık ... müdafiinin yokluğunda esas hakkında mütalaanın verilerek sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
3 Sanıkların yağma suçunu beden ve ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan mağdura karşı işlediklerinden bahisle TCK'nun 149/1 e maddesi gereğince cezalandırılması yoluna gidilmiş ise de; dosyada mevcut Geçici Koruma Kimlik Belgesine göre; mağdur ...'in 01.01.2006 doğumlu olduğu anlaşılmakla, suç tarihi itibariyle mağdurun beden ve ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olup olmadığı hususunda doktor raporu alınmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması,..."
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
-
Bozma sonrası ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.01.2018 tarihli ve 2017/102 Esas, 2018/24 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 149/1 c, d, e, 168/3, 53 ve 63 inci maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 21.01.2019 tarihli ve 2018/2859 Esas, 2019/137 Karar sayılı kararı ile;
"...İştirak halinde suç işleyen sanıkların sarfına sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinin ayrı ayrı, ortak yapılan yargılama giderlerinin ise payları oranında alınmasına karar verilmesi gerekirken, toplam 344,50 TL yargılama giderinin sanıklardan "eşit olarak tahsiline" karar verilmesi sureti ile 5271 sayılı CMK’nun 326/2 inci maddesine aykırı davranılması ve bozma ilamı öncesi verilen ilk kararın sanıklar müdafiileri tarafından istinaf edilmesi ve Dairemizin 07.03.2017 tarihli kararı ile sanıklar lehine bozulması karşısında, bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin, CMK'nın 330 uncu maddesine aykırı olarak sanıklardan tahsiline karar verilmesi, yine Türkçe bilmeyen sanık, müşteki ve tanık için görevlendirilen tercüman ücretinin yargılama gideri sayılamayacağı gözetilmeden, tercüman bilirkişi için sarf edilen 70,00 TL tercüman ücretinin sanıklara yükletilmesi sureti ile CMK’nun 324/5 inci maddesine aykırı davranılması,
Hukuka aykırı, istinaf başvurusunda bulunan sanık ... ve müdafii ile sanık ... müdafiinin istinaf itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükümlerin bozulmasına, ancak bu aykırılık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanunun 280/1 a, 303/1 h maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak hükmün yargılama giderlerine ilişkin bölümünün çıkartılarak yerine "Mahkememizin 23.12.2016 tarihli kararının sanıklar lehine bozulması nedeniyle bozma ilamı sonrası yapılan yargılama giderlerinin CMK'nun 330 uncu maddesi gereğince, mağdur ve müşteki için görevlendirilen tercüman ücretlerinin CMK’nun 324/5 inci maddesi gereğince Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasına, sanık ...'in sarfına sebebiyet verdiği 1 çağrı gideri 11,00 TL ile ortak yargılama gideri 3 çağrı gideri 31,00 TL'den payına düşen 15,50 TL ve mağdur için temin edilen kameraman ve pedagog bilirkişi ücreti 120,00 TL'den payına düşen 60,00 TL olmak üzere toplam 86,50 TL yargılama giderinin sanık ...'den tahsili ile Hazineye irat kaydına, sanık ...'nın sarfına sebebiyet verdiği ortak yargılama gideri olan 3 çağrı gideri 31,00 TL'den payına düşen 15,50 TL ve mağdur için temin edilen kameraman ve pedagog bilirkişi ücreti 120,00 TL'den payına düşen 60,00 TL olmak üzere toplam olmak üzere 75,50 TL yargılama giderinin sanık ...'dan tahsili ile Hazineye irat kaydına," ibaresinin yazılmasına karar verilmek ve hükmün diğer yönleri korunmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine..."
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri
-
Sanığın diğer sanıkla fikir birliği içinde olduğunu gösteren delil bulunmadığına, iştirak iradesi bulunmadığına,
-
Sanık hakkında en kötü ihtimalle TCK'nın 39. maddesinin uygulanması gerektiğine,
-
Sanığın diğer sanığa uygulanan etkin pişmanlık oranlarının aynı olmasına ve hakkında TCK'nın 62. maddesinin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
Sanık ... ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri
-
Suçun unsurlarının oluştuğuna yönelik delil bulunmadığına,
-
Sanık hakkında olsa olsa hırsızlık suçunun unsurlarının oluşabileceğine, sanığın mağdurdan para aldığına yönelik delil bulunmadığına,
-
TCK'nın 62. maddesinin uygulanmamasının hatalı olduğuna
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
-
Suriye uyruklu şikayetçinin Suriye'deki iç savaştan kaçıp ülkemize geldiği, olayın mağdurunun bu şikayetçinin çocuğu olduğu ve mağdurun suç tarihinde henüz 10 yaş civarında bulunduğu, şikayetçinin suça konu bakkal dükkanını işlettiği, bir işi çıktığından dolayı suç saatinde bakkala oğlu olan mağduru bırakarak gitiği, bunu fırsat bilen sanık ... ... ve yanında kendisine eşlik eden diğer sanık ...'nın motosikletle bu dükkan önünde birkaç kez tur attıkları, dükkanı iyice gözetledikleri, yağma için birlikte plan yaptıkları, dükkanda sadece yaşı küçük mağdurun kaldığını görünce bakkal dükkanına geldikleri, sanık ... ...'in dükkana girip bir kısım ürünlerin fiyatını sorduğu, masada bulunan poşeti alarak dükkanda bulunan bir kısım meyve suyu, bisküvi, şeker, çay gibi malzemeleri poşete doldurduğu, diğer müşteriler bakkal dükkanından çıktıktan sonra hemen kasanın bulunduğu yere yöneldiği, mağdurdan para kasasını açmasını istediği, mağdurun açmaması üzerine mağduru tutup yere fırlattığı, mağdura tekme vurduğu, akabinde kasada bulunan 650,00 TL parayı alarak dışarı çıktığı, dışarı çıkarken mağdurun sanık ... ...'u tuttuğu ancak sanığın mağdur çocuğa dirseği ile vurarak yere düşürdüğü, sonra elinde bulunan poşetle kendisini bekleyen motosikletin arkasına binip kaçarak uzaklaştıkları, mağdurun motosikletin arkasından tuttuğu ancak motosikletin hızlı gitmesi nedeni ile bir müddet sonra mağdurun yere düştüğü ve yerde sürüklendiği maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.
-
Mağdur beyanına göre "... 10.04.2016 günü saat 16.00 sıralarında bakkal dükkanında babam yoktu, ben tek başıma bulunuyordum, üzerinde 2 erkek şahıs bulunan bir mavi renkli plakasını ve markasını görmediğim motosiklet bakkalın önünde durdu, şahıslar daha önce 2 defa bakkal dükkanın çevresinden geçerken görmüştüm, motosikletin arkasında yolcu olarak bulunan siyah deri ceketli, siyah pantolonlu, zayıf yapılı, esmer tenli, kirli sakallı şahıs bakkala girdi, poşet alarak içerisine bisküvi, çay, şeker, çekirdek türü yiyecekler doldurmaya başladı, bu esnada bakkalda başka bir müşteki ile de ilgileniyordum, müşterinin aldığı yiyeceklerin parasını aldım gönderdim, şahıs kasanın açılmasını takip ediyormuş, şahıs diğer müşteri çıkar çıkmaz yanıma kasanın yanına gelerek beni tutup yere fırlattı ve tekmeledi, sonra kasada bulunan 650,00 TL parayı aldı, bakkaldan dışarı çıkarken şahsı tuttum, ama bana dirseği ile vurarak yere düşürdü, sonra elinde bulunan poşetle motosikletin arkasına binerek kaçmaya başladılar, ben motosikletin arkasından tuttum ama bir süre sonra hızlı oldukları için bıraktım, yere düşerek sürüklendim...." şeklinde olayın oluşumu ile uyumlu beyanı dosya içinde mevcuttur.
-
Dosyada mevcut 11.04.2016 tarihli yakalama tutanağı, mağdurun her iki sanığı teşhis ettiğine dair aynı tarihli fotoğraf teşhis tutanağı ve olay yeri inceleme raporu dosya içerisinde mevcuttur.
-
Bozma sonrası yapılması gereken işlemler yerine getirilmiş ve sanık ...'nın savunması müdafii eşliğinde alınarak karar verilmiştir.
-
Dosyada mevcut 11.04.2016 tarihli rapor bilgilerine göre sol uylukta ve sağ dizde yaralanması tespit edilen mağdurun hayati tehlikesinin bulunmadığı, yaralanmasının basit bir tıbbi müdahale ile giderilebileceği tespit edilmiştir.
-
Bozma sonrası alınan 18.05.2017 tarihli rapora göre mağdurun olay tarihinde maruz kaldığı iddia edilen fiile karşı olay tarihindeki yaşı göz önüne alındığında beden veya ruh bakımından kendini savunacak durumda olmadığı tespit edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bozma sonrası verilen kararın sanıklar müdafiince istinaf edilmesi üzerine verilen kararda;
"...İştirak halinde suç işleyen sanıkların sarfına sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinin ayrı ayrı, ortak yapılan yargılama giderlerinin ise payları oranında alınmasına karar verilmesi gerekirken, toplam 344,50 TL yargılama giderinin sanıklardan "eşit olarak tahsiline" karar verilmesi sureti ile 5271 sayılı CMK’nun 326/2 inci maddesine aykırı davranılması ve bozma ilamı öncesi verilen ilk kararın sanıklar müdafiileri tarafından istinaf edilmesi ve Dairemizin 07.03.2017 tarihli kararı ile sanıklar lehine bozulması karşısında, bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin, CMK'nın 330 uncu maddesine aykırı olarak sanıklardan tahsiline karar verilmesi, yine Türkçe bilmeyen sanık, müşteki ve tanık için görevlendirilen tercüman ücretinin yargılama gideri sayılamayacağı gözetilmeden, tercüman bilirkişi için sarf edilen 70,00 TL tercüman ücretinin sanıklara yükletilmesi sureti ile CMK’nun 324/5 inci maddesine aykırı davranılması,
Hukuka aykırı, istinaf başvurusunda bulunan sanık ... ve müdafii ile sanık ... müdafiinin istinaf itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükümlerin bozulmasına, ancak bu aykırılık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanunun 280/1 a, 303/1 h maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak hükmün yargılama giderlerine ilişkin bölümünün çıkartılarak yerine "Mahkememizin 23.12.2016 tarihli kararının sanıklar lehine bozulması nedeniyle bozma ilamı sonrası yapılan yargılama giderlerinin CMK'nun 330 uncu maddesi gereğince, mağdur ve müşteki için görevlendirilen tercüman ücretlerinin CMK’nun 324/5 inci maddesi gereğince Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasına, sanık ...'in sarfına sebebiyet verdiği 1 çağrı gideri 11,00 TL ile ortak yargılama gideri 3 çağrı gideri 31,00 TL'den payına düşen 15,50 TL ve mağdur için temin edilen kameraman ve pedagog bilirkişi ücreti 120,00 TL'den payına düşen 60,00 TL olmak üzere toplam 86,50 TL yargılama giderinin sanık ...'den tahsili ile Hazineye irat kaydına, sanık ...'nın sarfına sebebiyet verdiği ortak yargılama gideri olan 3 çağrı gideri 31,00 TL'den payına düşen 15,50 TL ve mağdur için temin edilen kameraman ve pedagog bilirkişi ücreti 120,00 TL'den payına düşen 60,00 TL olmak üzere toplam olmak üzere 75,50 yargılama giderinin sanık ...'dan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
" ibaresinin yazılmasına karar verilmek ve hükmün diğer yönleri korunmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine..." karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Mağdurun aşamalarda değişmeyen beyanları,11.04.2016 tarihli yakalama tutanağı, mağdurun her iki sanığı teşhis ettiğine dair aynı tarihli fotoğraf teşhis tutanağı, olay yeri inceleme raporu, 18.05.2017 tarihli Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesinden alınan mağdurun olay tarihinde maruz kaldığı iddia edilen fiile karşı olay tarihindeki yaşı göz önüne alındığında beden veya ruh bakımından kendini savunacak durumda olmadığını bildirir rapor ve tüm dosya kapsamından sanıkların eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
I Sanık ... Hakkında Verilen Hükmün Temyiz İncelemesinde;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 21.01.2019 tarihli ve 2018/2859 Esas, 2019/137 Karar sayılı kararında sanık ... müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve re'sen incelemesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
II Sanık ... Hakkında Verilen Kararın Temyiz İncelemesinde;
Ulusal Yargı Ağı Projesi üzerinden alınan nüfus kayıt örneğine göre, sanığın 13.09.2022 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 64 üncü ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği kamu davasının düşürülmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 21.01.2019 tarihli ve 2018/2859 Esas, 2019/137 Karar sayılı kararının sanık ... yönünden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
11.05.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:47:05