Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/25660

Karar No

2023/10548

Karar Tarihi

9 Mayıs 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SUÇ: Nitelikli yağmaya teşebbüs

HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Serik Cumhuriyet Başsavcılığının 20.06.2018 tarihli ve 2018/1917 Soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

  2. Serik 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.10.2018 tarihli ve 2018/400 Esas, 2018/644 Karar sayılı kararı ile sanığın eylemlerinin TCK'nın 148, 149/1 d, 35 maddelerinde yer alan "Basit yağmaya teşebbüs ya da konutta yağmaya teşebbüs" suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu ve bu eylemlerini yargılamasının birlikte yapılması gerektiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 5/1, 5235 sayılı Yasanın 11 ve 12.maddeleri gereğince görevsizlik kararı verilmiştir.

  3. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.05.2019 tarihli ve 2019/70 Esas, 2019/215 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan 5271 sayılı Yasanın 223/2 e maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir.

  4. ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 18.10.2019 tarihli ve 2019/1965 Esas, 2019/2573 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan vekilinin Temyiz Sebepleri

  1. Sanığın atılı suçu işlediğine

  2. Beraat kararının usul ve yasaya aykırılığına

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

  1. Sanığın, annesi olan katılana yönelik "Senin ananı soyunu sikerim orospu, bütün mal varlığını bana vereceksin, seni ortadan kaldırırım, o evden çıkarırım seni, bütün mal benim olacak seni sikerim ben bütün mal varlığını alacağım ve canım kime istiyorsa ona vereceğim yoksa soyunuzu kurutum" şeklinde söylemde bulunarak işyerinde yağmaya teşebbüs suçunu işlediğine dair katıanın soyut beyanları dışında dosya kapsamında herhangi bir somut delilin bulunmadığı kabul edilmiştir.

  2. Tanık B.Ç. mahkemede alınan beyanında sanığın "Ben aynı babadan olma değilmiyim, benim yerimi neden vermiyorsun, babamın o kadar borcunu ben ödedim, niye bunu bu şekilde yaptığınız" diye söyledi. Annesi de ...'e "Ben sana yer vermeyeceğim diye bir şey söyledim mi?" şeklinde sarf ettiği sözler dışında tehdit veya hakaret etmediğini belirtmiştir.

  3. Sanık aşamalarda atılı suçlamayı kabul etmemiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

Sanık hakkında hakaret suçundan hüküm kurulmamış ise de, zamanaşımı süresince mahallinde verilmesi mümkün görülmüştür.

Dosya kapsamı incelendiğinde katılanın iddiasını destekleyecek tarafsız görgü tanığı ve yahut sanık aleyhine her hangi bir delil mevcut değildir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarında istikrarla vurgulandığı üzere; "Amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri de, öğreti ve uygulamada "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede "in dubio pro reo" olarak ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkumiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi halinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikle ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkumiyeti; herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaate değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı ve hiçbir şüphe veya başka türlü oluşa imkân vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir."

Ceza yargılaması sonucunda mahkumiyet kararının verilebilmesi için suç oluşturan fiilin sanık tarafından işlendiğinin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak, herkesi inandıracak şekilde kanıtlanması ve şüphenin masumiyet karinesinin gereği olarak sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği (Türkiye Cumhuriyeti Anayasası 38/4. maddesi, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi 6/2. maddesi, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi 11. maddesi) de nazara alınarak, sanığın üzerine atılı eylemi gerçekleştirdiğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunamadığından yerel mahkemece 5271 sayılı Yasanın 223/2 e maddesi gereğince sanığın beraatine dair verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 18.10.2019 tarihli ve 2019/1965 Esas, 2019/2573 Karar sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

09.05.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

hükmünyağmayakarartemyizhukukîincelenenreddiv.kararınsüreçistemininteşebbüsonanmasınasebeplerigerekçeolgularnitelikliesastan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:07:52

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim