Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/2821

Karar No

2023/10540

Karar Tarihi

9 Mayıs 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇLAR: Nitelikli yağma, konut dokunulmazlığının ihlali

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması

Sanık hakkında bozma üzerine yapılan yargılamada;

Nitelikli yağma suçundan kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı,

Konut dokunulmazlığının ihlali suçuna ilişkin olarak; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin verilen kararların 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin on ikinci fıkrası uyarınca itiraz yolu açık olup temyizi olanaklı olmadığının anlaşılması karşısında; dosyanın incelenmeksizin mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilmesi gerektiği belirlenerek yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. ... Cumhuriyet Başsavcılığının 01.06.2015 tarihli iddianamesi ile; sanık hakkında yağma ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 148 inci maddesinin birinci fıkrası, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesi, 116 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.

B. ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.11.2015 tarihli ve 2015/198 Esas, 2015/355 Karar sayılı kararı ile;

  1. Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de; yüklenen suçun unsurlarının olmaması nedeniyle sanığın 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

  2. Sanık hakkında yağma suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de; sanığın katılanın cep telefonunu almak suretiyle gerçekleşen eyleminin yağma kastıyla gerçekleştirilmediği, sanığın eylemini katılanın çocuklarını aramasını engellemek için gerçekleştirdiği sonuç ve kanaatine varılarak, sanık hakkında kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 108 inci maddesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 4 ay 13 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresine tabi olmasına karar verilmiş, bu karar itirazın reddi ile 10.12.2015 tarihinde kesinleşmiştir.

C. ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.11.2015 tarihli ve 2015/198 Esas, 2015/355 Karar sayılı kararının katılan ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 08.07.2020 tarihli ve 2020/6841 Esas, 2020/8096 Karar sayılı kararı ile;

"Sanık hakkında 01/06/2015 tarihli iddianame ile yağma suçundan da cezalandırılması talep edilerek kamu davası açıldığı halde bu suçtan hüküm kurulmamış ise de, mahkemesince zamanaşımı süresi içerisinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür.

Sanığın, katılan ...’nun evine gündüz katılanın rızası dışında girmesi şeklinde gerçekleşen olayda, sanığın savcılıktaki ifadesinde katılana ait evin bahçesini açarak hakkındaki dedikoduları öğrenmek için evin bahçe kısmına girdiğini ifade ettiği, 06.10.2015 tarihli duruşmada ise hakkındaki dedikoduları öğrenmek için katılanın evine gidip evin girişi önünde konuştuğunu savunduğu, katılan ... ile tanık ...’nun aşamalardaki ifadelerinde, sanığın kendilerine ait olan konutlarına ... dışı girip katılan ...’nu tehdit ederek katılanın elindeki cep telefonunu alıp gittiğini beyan ettiklerinin anlaşılması karşısında, sanığın konut dokunulmazlığını bozma suçundan mahkumiyeti yerine “sanık ...'ın eylemlerini katılanın açık olan kapısından konuşmak amacıyla içeri girerek gerçekleştirdiği, bir süre sonra yaşanan tartışma sonrasında kendiliğinden çıkmak suretiyle katılanın konutunu terk ettiği, dolayısıyla sanığın olay öncesindeki ve olay sırasındaki davranışları, tartışma sonrasında katılanın evini terk edip gitmiş olması ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde konut dokunulmazlığını ihlal kastının bulunmadığı” gerekçesiyle beraatine karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, katılanın ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi bozulmasına,"

Karar verilmiştir.

D. ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.04.2021 tarihli ve 2020/323 Esas 2021/246 Karar sayılı kararı ile;

  1. Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan 5237 sayılı Kanun'un 116 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresine tabi olmasına,

  2. Sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesi, 150 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri

Katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi,

B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri

  1. Sanığın yağma ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından cezalandırılmasını gerektiren her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı,

  2. Konut dokunulmazlığının ihlali suçunun unsurlarının oluşmadığı,

C. Vesaire,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

  1. Katılan ...'nun evinin içerisinde sabah saatlerinde boya badana işleriyle uğraştığı esnada sanık ...'ın evin açık olan kapısından içeri girerek katılanın yanına geldiği, kendisi hakkında bir dedikodu duyduğunu söyledikten sonra katılan ile sözlü olarak tartışmaya başladığı, katılan ile sanık arasındaki yaşanan olaylar esnasında başka bir odada boya badana işi yapan katılanın eşi tanık M. S.'nin de yanlarına geldiği ancak tanığın hasta olması nedeniyle olaya müdahale edemediği, katılan ve tanık tarafından sanığın evden dışarı çıkmasının istendiği ancak sanığın evi terk etmediği, bunun üzerine katılanın masanın üzerinde bulunan cep telefonunu alarak çocuklarını aramak istediği esnada sanığın katılanın bileğinden tutarak elindeki cep telefonunu zorla aldığı ve katılana "bu dedikoduyu kimden duyduğunu söylemeden telefonu sana vermeyeceğim" diyerek evden uzaklaştığı, katılanın şikayeti üzerine İvrindi Cumhuriyet Başsavcılığınca 30.04.2015 tarihinde usulüne uygun arama kararı ile sanığın evine gidildiğinde aramaya gerek kalmaksızın sanık tarafından suça konu cep telefonunun kolluk görevlilerine teslim edildiği anlaşılmıştır.

  2. Katılanın aşamalarda tutarlı beyanlarda bulunarak sanığın olay günü rızası hilafında evine girdiğini, kendisi hakkında dedikodu yapanların ismini sorduğunu, katılanın çocuklarını aramasını engellemek için katılanın bileğini tutarak elindeki cep telefonunu aldığını ve "sen bana köyde hakkımda dedikodu çıkaranları söylemedikçe bu telefonu sana vermeyeceğim" diyerek olay yerinden ayrıldığını belirttiği görülmüştür.

  3. Sanık aşamalarda alınan savunmalarda olay günü katılana "benim hakkımda köyde çıkan dedikoduları sen mi çıkardın birinden mi duydun bana onu söyle" dediğini, eve zorla girmediğini, katılan eline telefonunu alınca birilerini aramasını engellemek için cep telefonunu aldığını, katılana "Nazlı abla kimseyi arama. Bak benim yedi yaşında çocuğum var, benim yuvamı yıkmaya çalışıyorsunuz, kim bu dedikoduları çıkarıyorsa lütfen bana söyle" dediğini ve "sen bana köyde hakkımda dedikodu çıkaranları söylemedikçe bu telefonu sana vermeyeceğim" diyerek olay yerinden ayrıldığını belirterek üzerine atılı suçlamayı kabul etmemişlerdir.

  4. Tanık M. S.'nın katılanın beyanlarını doğrulayan beyanları dava dosyasında mevcuttur.

  5. Kolluk tarafından düzenlenen tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır.

IV. GEREKÇE

  1. 5237 sayılı Kanun'un 148 ve 149 uncu maddelerinde yer alan düzenlemeye göre, bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit ederek veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır.

Yağma suçu ekonomik nitelikteki suçlar arasında yer alıp işin niteliği gereği faydalanma amacını taşıması gerekir.

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Olay ve Olgular başlığı altında (1) paragrafında izah edildiği şekilde gerçekleşen sanığın eyleminin faydalanma kastıyla gerçekleşmediği, sanığın katılanın çocuklarını aramasını engellemek için katılanın bileğini tutarak elindeki cep telefonunu aldığı ve "sen bana köyde hakkımda dedikodu çıkaranları söylemedikçe bu telefonu sana vermeyeceğim" diyerek olay yerinden ayrıldığı, katılan ve tanık M. S.'nın beyanları, kolluk tutanakları ve sanığın aşamalardaki savunması ile anlaşılmakla sanığın eyleminin kasten yaralama suçunu oluşturduğu,

Sanık hakkında bozma öncesi kurulan ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.11.2015 tarihli ve 2015/198 Esas, 2015/355 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında yağma suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de; sanığın katılanın cep telefonunu almak suretiyle gerçekleşen eyleminin yağma kastıyla gerçekleştirilmediği, sanığın eylemini katılanın çocuklarını aramasını engellemek için gerçekleştirdiği sonuç ve kanaatine varılarak, sanık hakkında kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 108 inci maddesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 4 ay 13 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresine tabi olmasına karar verildiği, bu kararın itirazın reddi ile 10.12.2015 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla; bozma üzerine nitelikli yağma suçundan verilen mahkûmiyet kararının hukuki değer ve geçerlilikten yoksun, yok hükmünde bir karar olması nedeniyle, sanık hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümde, hukuka aykırılık görülmüştür.

  1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, nitelikli yağma eyleminin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR

A. Sanık Hakkında Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Ön inceleme bölümünde 2. paragrafında açıklanan nedenle 5271 sayılı Kanun'un 264 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık müdafiinin yasa yolu ile merciinde yanılması, haklarını ortadan kaldırmayacağından, aynı maddenin ikinci fıkrasına göre itirazı incelemeye yetkili ve görevli mahkemeye iletilmek üzere, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,

B. Sanık Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.04.2021 tarihli ve 2020/323 Esas 2021/246 Karar sayılı kararının 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

09.05.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

ihlalikararyağmaiadesinedokunulmazlığınıntemyizhukukîincelenensüreçv.olgularkararıngerekçesebeplerikonutbozulmasınanitelikli

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:07:52

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim