Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/11978
2023/10421
3 Mayıs 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Tehdit, şantaj, hakaret
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
... Cumhuriyet Başsavcılığının 09.01.2012 ve 11.02.2014 tarihli iddianameleri ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü madde, hakaret suçundan 125 inci maddenin birinci fıkrası, şantaj suçundan 107 nci maddenin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmesi istemiyle istemi ile kamu davası açılmıştır.
-
... 34. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.10.2015 tarih ve 2012/55 Esas, 2015/472 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında şantaj suçundan beraatine hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddenin birinci fıkrası, 43 üncü madde, 62 nci madde gereğince 7 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü madde, 62 nci madde gereğince 1 yıl 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3.... 34. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.10.2015 tarih ve 2012/55 Esas, 2015/472 Karar sayılı kararının katılanlar vekili ve sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 18.12.2019 tarihli 2019/503 Esas 2019/11963 Karar sayılı kararı ile
"1 Sanık ...'ün. sevgili olma teklifini reddeden mağdur ... tarafından aralarındaki arkadaşlık ilişkisinin sona erdirilmesine öfkelenerek, mağdurla gerek telefonla gerek yüz yüze iletişim kurma çabalarının da sonuçsuz kalmasının ardından, mağdurla aynı binada oturan ve mağdurun kuzeni olan tanık ...'nın telefonuna, mağdurla olan ilişkisini devam ettirmek ve onunla tekrar görüşmek maksadıyla, mağdura iletilmesi kastıyla ve ona iletileceğini bildiği çok sayıda mesaj gönderip, mağdura ulaşamayınca. 22.06.2011 tarihinde; "Şimdi babasını, askerdeki abisini, ... abisini, ... ablasını, ... ablasını, dayısını arıyorum ve Cd gönderiyorum, bakalım ne yapacaksınız", 23.06.2011 tarihinde; "Tüm mahallen öğrenecek nasıl bir ibne olduğunu, bakkaldan manava kadar tüm gençler s... için kapında bekliyecek, internette tüm iletişim bilgilerin verilecek, aileni arıyacaklar ... diye" biçimindeki mesajları gönderek, eşcinsel olduğunu söylediği mağdura yönelik TCK'nın 107/2. madde ve fıkrası yollamasıyla aynı Kanun'un 107/1. madde ve fıkrasındaki şantaj suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; Gerek örnekleri dosyaya sunulan mesajları gönderdiğine ve mesajların içeriğinin doğru olduğuna ilişkin sanığın ikrarına, gerek mağdurun tanıkların anlatımlarıyla da doğrulanan beyanlarına göre, sanığın, aralarındaki arkadaşlık ilişkisini sona erdiren mağdurdan ayrılmak istemeyip, mağdurun kendisiyle görüşmemesi halinde eşcinsel olduğuna dair şeref ve saygınlığına zarar verecek nitelikteki hususları ailesine ve yakın çevresine yayacağı tehditleriyle şantajda bulunması eyleminin sübut bulduğu, TCK'nın 107/2. madde ve fıkrasındaki suçun oluşumu için, yarar sağlamak amacıyla bir kişinin şeref ve saygınlığına zarar verecek nitelikteki hususların açıklanacağı veya isnad edileceği tehdidinde bulunulması yeterli olup, isnada konu hususların gerçek olması gerekmediği gibi, sanığın elinde isnadı ortaya koyacak belge ve bilgi bulunmasınında şart olmadığı gözetilmeksizin, "... katılan ...'ın özel hayatı ile ilgili bu tarz bir görüntü olduğuna dair sanığın inkara dönük savunmasının aksine herhangi bir maddi delil ve bulguya ulaşılamadığı..." şeklindeki yasal olmayan ve dosyada mevcut delil durumuna uygun düşmeyen gerekçelerle sanığın şantaj suçundan CMK'nın 223/2 e madde, fıkra ve bendi gereğince beraatine karar verilmesi,
2 Katılan mağdur ...'ın kovuşturma evresinde ve karar tarihinden önce ölmesi nedeniyle adı geçenin yasal mirasçıları olup, davaya katılmalarına karar verilen katılanlar Behiye ve Seyfi ile sanık arasında CMK'nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilebileceği dikkate alındığında; Sanığa yüklenen tehdit ve hakaret suçlarının işleniş biçimine, zamanına, gerçekleşme şekillerine göre; karar tarihinden sonra 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 34. maddesi ile değişik CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve TCK'nın 106/1. madde ve fıkrasında tanımı yapılan tehdit suçunun uzlaşma kapsamına alınması, tehdit suçuyla birlikte işlenmesi nedeniyle CMK'nın 253/3. madde ve fıkrasına 26.06.2009 tarihli 5918 sayılıKanun'un 8. maddesiyle eklenen ve 09.07.2009 tarihinde yürürlüğe giren "Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz." hükmü gereğince suç tarihi itibariyle uzlaşma hükümleri uygulanamayan hakaret suçu açısından da 6763 sayılı Kanun'la yapılan değişiklik uyarınca uzlaştırma önerisinde bulunulmasının gerektiğinin anlaşılmış olması karşısında, TCK'nın 7/2. madde ve fıkrası uyarınca; "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." hükmü de gözetilerek, 6763 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile değişik CMK'nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri verine getirilip, sonucuna göre tehdit ve hakaret suçlarından dolayı sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması.
3 T.C. Anayasa Mahkemesinin. TCK'nın 53. maddesine ilişkin olan 2014/140 esas. 2015/85 karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle tehdit ve hakaret suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri açısından iptal kararı doğrultusunda TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,"
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
- Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 18.12.2019 tarihli 2019/503 Esas 2019/11963 Karar sayılı bozma kararı üzerine bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu ... 34. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.12.2020 tarih ve 2020/35 Esas, 2020/498 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddenin birinci fıkrası, 43 üncü madde, 62 nci madde gereğince 7 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, tehdit suçundan 106 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü madde, 62 nci madde gereğince 1 yıl 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, şantaj suçundan 107 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü madde, 62 nci madde gereğince 1 yıl 3 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve 53 üncü maddenin birinci fıkrasındaki hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz Sebepleri
Suçu işlemediğine ve beraatine karar verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
-
Sanık ...'ün sevgili olma teklifini reddeden mağdur ... tarafından aralarındaki arkadaşlık ilişkisinin sona erdirilmesine öfkelenerek, mağdurla gerek telefonla gerek yüz yüze iletişim kurma çabalarının da sonuçsuz kalmasının ardından, mağdurla aynı binada oturan ve mağdurun kuzeni olan tanık ...'nın telefonuna, mağdurla olan ilişkisini devam ettirmek ve onunla tekrar görüşmek maksadıyla, mağdura iletilmesi kastıyla ve ona iletileceğini bildiği çok sayıda mesaj gönderip, mağdura ulaşamayınca 22.06.2011 tarihinde; "Şimdi babasını, askerdeki abisini, ... abisini, ... ablasını. ... ablasını, dayısını arıyorum ve Cd gönderiyorum, bakalım ne yapacaksınız", 23.06.2011 tarihinde; "Tüm mahallen öğrenecek nasıl bir ibne olduğunu, bakkaldan manava kadar tüm gençler s... için kapında bekliyecek, internette tüm iletişim bilgilerin verilecek, aileni arıyacaklar ... diye" biçimindeki mesajları gönderdiği ayrıca, telefonundan mağdur ...'ın kullanımındaki 0538 *** ** ** numaralı cep telefonu hattına 04/12/2012 25/02/2013 tarihleri arasında 23 adet "mahkemeleri göremeyeceksiniz, bakalım kim koruyacak sizi , ananı s..keceğim merak etme, amk oğlu seni öldüreceğim ... bu kadar yeter, çok canım sıkılırsa senin dünyanı sana zehir ederim oğlum, amk senin senin kafaya takmayım yeter ki, biraz erkek olsan teli açar knsrsun ama gö... si...ten açamıyorsun hala, ... abinle yatıyon mu?, artık kocan çıkmıyor tele ne oldu korktumu?, amk evladı, illa zarar mı vereyim, yanlış kötümü olayım, inatçı keçi, ndn acmysn ya aç knslm ... .artık husumet bitsin, ... çok inatçısın, ya ben aramaktan sen açmamaktan bıkmadın" gibi tehdit ve hakaret içeren mesajlar gönderdiği kabul edilmiştir.
-
Mağdur ve katılanların olayın (1) nolu bentte anlatılan şekilde gerçekleştiğine dair beyanı dosya içerisinde mevcuttur.
-
Sanığın mesajların kendisi tarafından gönderildiğini kabul eden ifadesi dosyada bulunmaktadır.
-
Katılanları doğrulayan tanık beyanları dosyada mevcuttur.
-
Mahkemece, Hukukî Süreç baslığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Katılan beyanları, sanığın katılana ve tanık ...'ya gönderilen mesajların kendisi tarafından gönderilmiş olduğuna dair ikrarı, mesaj tespit tutanağı ve tanık beyanları karşısında sanığın üzerine atılı müsnet suçları işlemediğine ve beraat etmesi gerektiğine yönelik temyiz sebeplerine itibar edilmemiş, Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartısıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfının ve yaptırımların doğru biçimde belirlendigi anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 34. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.12.2020 tarih ve 2020/35 Esas, 2020/498 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
03.05.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:10:42