Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/25708
2023/10286
2 Mayıs 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SUÇ: Nitelikli yağma
HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
... Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.05.2017 tarihli ve 2017/24958 soruşturma sayılı iddianamesi ile; sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149/1 a c h ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
-
... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.03.2018 tarihli ve 2017/239 Esas, 2018/119 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149/1 a c h,168/2 3, 62 ve 53 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 13.11.2019 tarihli ve 2018/1981 Esas, 2019/1150 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca "5237 sayılı Kanun’un 149/1 a c h,168/3, 62 ve 53 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına"şeklinde düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar Müdafiinin Temyiz Sebepleri
-
5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un 150/1 ve 150/2 nci maddelerinin uygulanması gerektiğine,
-
Mağdurun değişen beyanlarının delil olarak yetersiz olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
-
Sanıklar ... ve ...'nın arkadaş oldukları, mağdur ...'ın sanıklardan ...'i önceden tanıdığı, olay tarihinde gece saat 01.00 sıralarında, sanıklar ... ve ... ... motosikletle gezerken Hacıfettah Mezarlığı yakınında yolda yaya olarak giden mağdur ...'ın yanında durdukları, sanık ...'in yerden taş alarak, diğer sanık ... ise bıçak çekerek mağdurdan para istedikleri, mağdurun parası olmadığını söylemesi üzerine ellerindeki bıçak ve taşla saldırıya geçerek mağduru raporunda belirtildiği gibi yaşamını tehlikeye sokmayacak ve basit tıbbi müdahale (BTM) ile giderilebilecek şekilde muhtelif yerlerinden yaraladıkları, mağduru etkisiz hale getirdikten sonra mağdurun cebinde bulunan piyasa değeri 250,00 TL olan ikinci el Samsung SM G350 marka cep telefonu ile bu telefona ait bir adet kulaklık, bir adet ... ve bir paket sigarasını alarak olay yerinden motosiklete binerek kaçtıkları mahkemece kabul edilmiştir.
-
Mağdurun şikâyeti üzerine sanıkların polis tarafından yakalandığı, sanık ...'in ikametinde mağdura ait cep telefonunu polislere teslim ettiği yakalama tutanağında mevcuttur.
-
Olayın hemen sonrasında mağdurun sıcağı sıcağına olayı oluşa uygun olarak anlattığı ancak sanık yakınlarının mağdurun üzerinde baskı kurmaları nedeniyle mağdurun soruşturma aşamasında farklı anlatımlarda bulunduğu, kovuşturma aşamasında ise ifadeleri arasındaki çelişkileri açıkladığı tespit edilmiştir.
-
Sanıkların savunmalarında olayı tevil yollu ikrar ettikleri anlaşılmıştır.
Sanıkların olay sonrasında polis tarafından yakalanmaları üzerine sanık ... tarafından mağdura ait cep telefonunun polislere teslim edildiği, mağdurdan alınan cep telefonu içinde bulunan sim kart ile diğer eşyaların ise iade edilmediği, ancak mağdurun kovuşturma aşamasında kısmi iadeye muvafakat ettiği anlaşılmakla sanıklar haklarında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulandığı belirlenmiştir.
- Sanıkların eylemi sonucu mağdurun basit tıbbi müdahale ile giderilebilir yaralandığına ilişkin adli raporun dosya içerisinde mevcut olduğu görülmüştür.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
" Ancak;
Somut olayda; 04/05/2017 tarihli yakalama ve teslim tutanağı içeriğine göre sanık ...'in ikamet adresine gidilerek konu izah edildiğinde; kendi rızası ile yağma konusu eşyalardan cep telefonunu getirerek kolluk görevlilerine teslim ettiğinin anlaşılması ve kovuşturma aşamasında beyanı alınan mağdur ...'ın cep telefonunun sim kartı alınarak kendisine iade edilmiş olduğunu, yine sigara ve çakmağının kendisine iade edilmediğini, kısmi iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına muvafakatının bulunduğunu beyan etmesi karşısında; sanıklar hakkında soruşturma aşamasında gerçekleşen kısmi iade nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 168/3 1 maddesi gereğince etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerekmesine rağmen, 168/3 2 maddesi uygulanmak suretiyle fazla ceza tayini,
Hukuka aykırı ise de; bu husus 5271 sayılı CMK'nın 303. maddesi delaletiyle 280/1 c maddesi uyarınca yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm fıkralarında etkin pişmanlık uygulamalarına ilişkin paragraflarda yer alan "kovuşturma"; "168/2 3"; "1/3"; "8" ibarelerinin sırasıyla "soruşturma"; "168/1 3"; "1/2"; "6" olarak ve 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin uygulanmasına ilişkin paragraflarda netice ceza olarak yazılan "6 yıl 8 ay" ibarelerinin ise "5 yıl" olarak yazılması suretiyle hükümlerin hukuka aykırılığı düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine,"
karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un 150/1 ve 150/2 nci Maddelerinin Uygulanması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinde hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amaçlı yağma ile değer azlığı yaptırıma bağlanmıştır. 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin birinci fıkrasında; yağma suçunun bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla işlenmesi halinde faile yalnızca tehdit ve/veya yaralama suçundan ceza verileceği öngörülmüştür. Bu şekilde de daha az cezayı gerektirir nitelikli hal olarak düzenlenmiştir.
5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin birinci fıkrasında, bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla denildiğinde bu nitelikli hal uygulanabilmesi için; öncelikle ortada failin mağdura yönelik bir alacak hakkı bulunması, alacağın hukuken korunan ve geçerli hukuki ilişkiye dayanması, yağma eyleminin de hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla işlenmesi gerekir.
Bu hak hukuki ilişki kurulunca; kurulan hukuki ilişkinin tarafı olan kimseleri kapsar ve onlar yararlanabilir, bunun dışındaki kimseleri kapsamamaktadır.
Anılan açıklamalar ışığında somut olayımıza gelince; her ne kadar sanıklar savunmalarında, sanık ...'in mağdurdan 100,00 TL alacağı olduğunu, mağdurdan bu parayı istediklerini ve mağdur parayı vermeyince aralarında kavga olduğunu ancak kesinlikle mağduru gasp etmediklerini savunmuş iseler de; olayın gerçekleşme şekli ve özellikleri, mağdurun sıcağı sıcağına olayı oluşa uygun olarak anlatması, olaydan sonra hemen sanıklardan şikâyetçi olması, sanık ...'in ikametinde mağdurun cep telefonunun bulunması ve sanıkların tevil yollu ikrarı birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların savunmalarının suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik olduğu anlaşılmakla eylemlerinin nitelikli yağma suçuna oluşturduğunu kabul eden ilk derece mahkemesinin suç vasfının tayininde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Mağdurun Değişen Beyanlarının Delil Olarak Yetersiz Olduğuna İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
5237 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesinin ikinci fıkrasındaki yasal düzenleme doğrultusunda iradi olarak aldığı uyuşturucunun etkisinde suç işleyen sanıkların kusur yeteneğinin var olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; katılanın aşamalarda değişmeyen tutarlı iddiaları ve bunu doğrulayan adli rapor içerikleri, sanıkların aşamalarda tevil yollu ikrarını içeren savunmaları, olaya ilişkin tutanaklar ve diğer deliller karşısında, sanıkların eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 13.11.2019 tarihli ve 2018/1981 Esas, 2019/1150 Karar sayılı kararında sanıklar müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile resen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun 'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
02.05.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:12:07