Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/2685
2023/10209
26 Nisan 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Nitelikli yağma
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye Ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
... Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/3171 soruşturma numaralı iddianamesi ile; sanıklar hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 141 inci maddesinin birinci fıkrası, 143 üncü maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca kamu davası açılmıştır.
-
... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.01.2012 tarihli ve 2011/423 Esas, 2012/10 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında hırsızlık suçundan, 5271 sayılı Kanunu'nun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının c bendi uyarınca kasıt yokluğundan ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.
-
... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.01.2012 tarihli ve 2011/423 Esas, 2012/10 Karar sayılı kararının o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 31.03.2014 tarihli ve 2013/18852 Esas, 2014/8696 Karar sayılı kararı ile;
"Katılanın ve tanık ...' un aşamalarda verdikleri beyanlarında; olay günü gece saat 04:00 sıralarında sanıkların katılana ait halı çiftliğine gelerek önce sanık ...' ın demir kapıdan atlayarak içeri girdikten sonra orada çalışan ... ile görüşeceklerini beyan etmesi üzerine, bekçi tanık ...' un sanığı ikaz ettiği, ancak sanığın dinlememesi üzerine katılanı aradığı, katılanın bunun üzerine elinde av tüfeği ile dışarı çıktığı ve sanığa "çık git, sabah gel" dediği, bu sırada diğer sanık ...' in de demir kapıdan atlayarak kapıyı açıp geldikleri aracı çiftliğin bahçesine park ettiği ve sanık ...' in katılana "beni tanımadın mı ben telefoncu ..." dediği ancak katılanın kendisini tanımadığını beyan ettiği, bu sırada sanık ...' in, katılanın elindeki av tüfeğini almaya çalıştığı, boğuşma sırasında tüfeğin iki kez patladığı ve sanık ...' in da sanık ...' e yardım etmesi sonucu sanıkların katılanın elindeki av tüfeğini alarak olay yerinden uzaklaştıklarını belirttikleri olayda dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirilerek, eylemin bir bütün olarak yağma suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve tartışmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait bulunduğu gözetilmeden, görevsizlik kararı yerine duruşmaya devamla yazılı biçimde hüküm kurulması,"
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
-
... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.06.2014 tarihli ve 2014/229 Esas, 2014/332 Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilmiştir.
-
... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.07.2015 tarihli ve 2014/338 Esas, 2015/304 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında yağma ve hırsızlık suçlarından, delil yetersizliğinden beraatlerine karar verilmiştir.
-
... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.07.2015 tarihli ve 2014/338 Esas, 2015/304 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 01.03.2021 tarihli ve 2019/2245 Esas, 2021/3547 Karar sayılı kararı ile;
"Oluş ve dosya içeriğine göre; gece saat 04.00 sıralarında katılanın çiftliğine giderek, kapıdaki bekçiye birisiyle görüşmek istediklerini söyleyip içeri girmek isteyen sanıkların, izin verilmemesine rağmen içeri girdikleri, seslere uyanan katılanın elinde av tüfeği ile dışarı çıkarak sanıklardan çiftliği terketmelerini istediği, bu isteğe uymayan sanıklarla katılan arasında çıkan arbede sırasında katılanın av tüfeğini alıp kaçan sanıkların eyleminin bir bütün halinde nitelikli yağma suçunu oluşturduğu düşünülmeden, suç vasfında ve delillerin taktirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi,"
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
- ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.11.2021 tarihli ve 2021/142 Esas, 2021/430 Karar sayılı kararı ile;
a) Sanık ... hakkında yağma suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 149 uncu maddesinin c ve h bendi, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
b) Sanık ... hakkında yağma suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 149 uncu maddesinin c ve h bendi, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 4 yıl 7 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
-
Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) ve (6) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği belirlenmiştir.
-
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 15.04.2022 tarihli 2021/161560 sayılı, katılan lehine vekâlet ücreti hükmedilmek suretiyle düzeltilerek hükmün onanması, görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1.Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2.Meşru müdafaa ve delil yetersizliği nedeni ile beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3.5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanması gerektiğine,
4.Vesaire,
İlişkindir.
B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1.Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2.Lehe hükümlerin uygulanmadığına,
3.Beraat kararı verilmesi gerektiğine,
4.Vesaire,
İlişkindir.
C. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
Katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanıkların, 13.05.2011 günü saat 04.00 civarında katılanın evine geldikleri, burada evin bahçe kısmındaki duvarı aştıkları, evin bekçisi olan tanık U.T.'nin sanıklara bahçeden çıkmalarını söylediği, ardından katılanın da tüfekle gelerek sanıklara bahçeden çıkmalarını söylediği, sanıkların çıkmadığı ve katılanın elindeki tüfeğe hamle yaparak namlusundan tuttukları, silahın ateş aldığı, ardından sanıkların katılanın elindeki tüfeği alarak olay yerinden uzaklaştıkları, aynı gün kolluk güçlerince saat 10.30'da sanıkların işyerine gidildiğinde sanıkların olayı kabul ederek tüfeği katılanın ateş etmesi engellemek sebebiyle aldıklarını şu anda tüfeğin Gümüşlük Mahallesi’ndeki evde olduğunu ve teslim edebileceklerini söylemeleri üzerine kolluk güçleriyle sanıkların eve giderek katılana ait tüfek kolluk güçlerine teslim edildiği, ilk derece mahkemesi tarafından kabul edildiği anlaşılmıştır.
-
Katılanın beyanları dosyada mevcuttur.
-
Tanık U.T.'nin beyanları dosya arasında mevcuttur.
-
Sanıkların atılı suçlamayı kabul etmediği anlaşılmıştır.
-
Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) ve (6) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve gereğinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Somut olayda yağma suçunun unsurlarının oluşup oluşmadığı, Dairemiz tarafından yeniden değerlendirilmiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 07.10.2019 tarihli, 2158 4577 esas ve sayılı; 26.01.2016 tarihli, 2015/6 709 esas ve 2016/33 sayılı; 18.11.2014 tarihli, 810 501 esas ve sayılı; 20.05.2014 tarihli, 617 271 esas ve sayılı; 25.02.2014 tarihli, 678 98 esas ve sayılı; yine 05.07.2013 tarihli, 1548 346 esas ve sayılı kararlarında da belirtildiği üzere ve özetle;
“5237 sayılı TCK'nın 148. maddesinin 1. fıkrasında yağma suçunun temel şekli, 2. fıkrasında senedin yağması, 3. fıkrasında cebir karinesine yer verilmiş, 149. maddesinde nitelikli yağma, 150. maddesinde ise kişinin hukuki bir ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla yağma suçunu işlemesi ile yağmada değer azlığı düzenlenmiştir.
Yağmanın temel şeklinin düzenlendiği 5237 sayılı TCK'nun 148/1. maddesi uyarınca; kişinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştirileceği ya da malvarlığı bakımından büyük bir zarara uğratılacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir malı teslime veya alınmasına karşı koymamaya mecbur bırakılması yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir.
Yağma; başkasının zilyetliğindeki taşınabilir malın, zilyedin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir veya tehdit kullanmak suretiyle alınması olduğundan “zor yoluyla hırsızlık”, bir kişiye karşı kullanılan icbar araçlarıyla haksız bir menfaat elde etmek şeklinde de tanımlanmıştır.
765 sayılı TCK döneminde “gasp” olarak ta adlandırılan yağma, esasında cebir veya tehdit kullanmak suretiyle yapılan hırsızlıktan ibarettir. Hırsızlık ile yağma suçları aynı ortak unsurlara sahip olup, ayrıldıkları tek nokta ya da başka bir deyişle yağmanın, hırsızlığa oranla sahip olduğu ilâve unsur, malı almak için cebir veya tehdit kullanılmasıdır.
Yağma suçu amaç ve araç hareketlerden oluşan bir suçtur. İlk önce almayı gerçekleştirmek için araç hareketler olan cebir veya tehdit kullanılır, sonrasında bu cebir ve tehdidin etkisiyle malın alınması veya tesliminin sağlanması ile suç tamamlanır.
Yağma, tehdit veya cebir kullanma ile hırsızlık suçlarının bir araya gelmesiyle oluşmuş bileşik bir suç olduğundan birden çok hukuki değeri korumaktadır. Kendisini oluşturan suçların korudukları hukuki değerler olan kişi özgürlüğü, vücut dokunulmazlığı, zilyetlik ve mülkiyet yağma suçunun da koruduğu hukuksal değerlerdir.”
“Hırsızlık (ve yağma) suçlarında failin faydalanma amacıyla hareket etmesi yeterlidir, ayrıca çaldığı (veya yağmaladığı) maldan faydalanmış olması aranmaz, bu nedenle bu hususun araştırılmasına gerek yoktur...
Fayda kavramı izafidir; kişiden kişiye, olaydan olaya değişebilir. Faydalanma amacı maddi nitelikte olabileceği gibi, manevi nitelikte de olabilir. Faydalanma kastından maksat, çalınan (veya yağmalanan) malda malikinin sahip bulunduğu bütün olanakları kullanma istek ve iradesidir. Bu nedenle avantaj sağlama, kendini tatmin etme, kullanma, kaprisini yerine getirme vs. maksatları faydalanma kastını oluşturacaktır.
Yarar sağlamak kavramıyla, sadece malvarlığındaki artışları anlamamak gerekir. Failin elde etmeyi umduğu her türlü tatmin ve haz yarar kavramının içinde düşünülmesi gerekir. Örneğin, bir kimsenin nişanlısına hediye etmek için bir yüzük, bir bahçeden gül çalması da yarar kapsamında değerlendirilmelidir.
Failin amaçladığı yarar kendisine olabileceği gibi, başkasına da yönelik olabilir (... Tahsin GÖKCAN – Mustafa ARTUÇ, Yorumlu/Uygulamalı Türk Ceza Kanunu Şerhi – 4. Cilt, sahife 5005–5006).”
“Cebir ve tehdit, malvarlığına karşı işlenen suçta araç olduğundan, yağma suçuna malvarlığına karşı işlenen suçlar bölümünde yer verilmiştir (... Tahsin GÖKCAN – Mustafa ARTUÇ, Yorumlu/Uygulamalı Türk Ceza Kanunu Şerhi – 4. Cilt, sahife 5242–5343).”
Bu açıklamalardan sonra somut olay ve fiil, yağma suçunun manevi unsuru yönünden değerlendirildiğinde;
Katılanın ve tanık U.T.'nin olay akabinde alınan ilk beyanları doğrultusunda, 13.05.2011 günü saat 04.00 sıralarında sanıkların katılana ait halı çiftliğine geldikleri, sanık ...'in demir kapıdan atlayarak içeri girdikten sonra orada çalışan İ.T. ile görüşeceklerini beyan etmesi üzerine, bekçi tanık U.T.'nin sanığa dışarı çıkması için ikaz ettiği, ancak sanığın dinlememesi üzerine bekçinin katılanı aradığı, katılanın bunun üzerine elinde av tüfeği ile dışarı çıktığı, sanığın katılana İ.T. ile görüşmek istediğini söylemesi üzerine katılanın sanığa "Çık git, sabah gel" dediği, bu sırada diğer sanık ...'in de demir kapıdan atlayarak kapıyı açıp geldikleri aracı çiftliğin bahçesine park ettiği ve sanık ...'in katılana "Beni tanımadın mı ben telefoncu ..." dediği ancak katılanın kendisini tanımadığını beyan ettiği, bu sırada sanık ...'in, katılanın elindeki av tüfeğini almaya çalıştığı, boğuşma sırasında tüfeğin iki kez patladığı ve sanık ...'in katılanın elindeki av tüfeğini aldığı, tanık U.T.'nin de sanıkların korkması için havaya bir el ateş etmesi sonucu sanıkların katılana ait tüfeği de alarak olay yerinden ayrıldıkları, aynı gün saat 10.30 sıralarında yakalanan sanık ...'in evinde bulunan tüfeği rızasıyla kolluk güçlerine teslim ettiği, anlaşılmakla,
Dairemiz, somut olayda, sanıkların katılanın tüfeğini cebren alması fiilinde, kasten yaralama suçu yanında ayrıca yağma suçunun oluşmayacağı, zira sanıkların, Kanun'un kabul ettiği anlamda yarar sağlama maksadıyla hareket etmediği, bu nedenle müsnet suçun manevi unsurunun oluşmadığı görüşündedir.
Açıklanan nedenlerle;
Sanıkların, katılanın tüfeğini faydalanmak maksadı ile aldığı hususu sabit olmadığından, unsurları yönünden oluşmayan nitelikli yağma suçundan sanıkların beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur ve Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... 1 Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.11.2021 tarihli ve 2021/142 Esas, 2021/430 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafiilerinin ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
26.04.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:13:25