Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/24453
2023/10175
26 Nisan 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SUÇLAR: Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER: Kaldırılarak mahkûmiyet hükmü kurulmasına
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümlere temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
... Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.02.2016 tarihli ve 2016/24557 soruşturma numarası ile sanıklar hakkında nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 148/2 a delaletiyle 149/1 c, 109/2 3 b, 53/1, 63/1 inci maddeleri uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
-
... 18. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.02.2018 tarihli ve 2016/83 Esas, 2018/62 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2 e maddesi gereğince ayrı ayrı beraatlerine, sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109/2, 109/3 b, 110, 62/1 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 2ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 12.02.2019 tarihli ve 2018/1427 Esas, 2019/78 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar müdafiileri ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/2 nci maddesi gereğince kaldırılmasına, sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 148/2.a dalaletiyle 149/1 a c h, 35/2, 62/1 inci maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109/2 3 a, b, 62/1 inci maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
-
Sanık ... müdafiinin Temyiz Sebepleri
-
Yağma suçunun işlendiğine dair şüpheden uzak inandırıcı delilin olmadığına,
-
Yağma suçunun unsurları ve nitelikli hallerinin oluşmadığına,
-
Sanığın müşterek faiillik bağının olmadığına,
-
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu bakımından 5237 sayılı Kanun'un 110. maddesinin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
-
Sanık ... müdafiinin Temyiz Sebepleri
-
Sanığın yağma suçunu işlemediğine,
-
Yağma suçunun vasıflarının oluşmadığına,
-
Yağma suçunun nitelikli hallerinin oluşmadığına,
-
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin kastının olmadığına,
-
Yağma suçu ve kişi hürriyetinden yoksun kılma suçunun bileşik suç olduğuna,
İlişkindir.
-
Sanık ... müdafiinin Temyiz Sebepleri
-
Sanığın yağma suçunu işlemediğine,
-
Yağma suçunun vasıflarının oluşmadığına,
-
Müştekinin beyanlarına itibar edilmediğine,
-
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin beraat kararı verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
-
Şikâyetçinin sanık ...'ın iş yerinde yaklaşık 1,5 sene kadar çalıştığı ve sonrasında işten ayrıldığı, sonrasında taraflar arasında şikâyetçinin iş yerinde çalıştığı döneme ilişkin olarak işçi alacakları konusunda anlaşmazlık çıktığı ve bu konu ile ilgili olay tarihi öncesi bir kaç kez konuşup anlaşamadıkları, olay tarihinde ise şikâyetçinin tanık A. Y. ile Forum ... AVM'de çay içtikleri sırada sanık ...'nin yanına gelerek sanık ...'nin kendisi ile konuşmak istediğini ve kendisini dışarıda beklediğini söylemesi üzerine şikâyetçinin kalkarak teklifi kabul ettiği ve sanık ... ile AVM'den çıkıp dışarıda bekleyen sanık ...'nin yanına gittikleri, konuşmak için sanık ...'nin iş yerine gitmeye karar verdikleri ve aracın bulunduğu alana doğru yürümeye başladıkları, sanık ...'nin aracını getirmesi için yeğeni olan sanık ...'i aradığı ve sanık ...'in aracı getirdiği, sanık ...'nin paranın bir kısmını peşin bir kısmını senet olarak vereceğini söylemesi üzerinde aralarında tartışma çıktığı ve sanıkların şikâyetçiyi ittirmek suretiyle zorlayarak araca bindirdikleri ve aralarındaki alacak meselesini konuşmak üzere sanık ...'nin iş yerine götürdükleri, iş yerinde de tartışmaya devam ettikleri ancak anlaşmayınca şikâyetçinin iş yerinden ayrıldığının iddia edildiği görülmüştür.
-
Şikâyetçiye zorla imzalattırıldığı iddia olunan suça konu belgenin ele geçmediği, bu halde sanıkların cezalandırılması için tek delilin soyut nitelikte olan şikâyetçi beyanı olduğu ancak şikâyetçi beyanının da aşamalarda değiştiği ve birbiri ile çeliştiği, şikâyetçinin dosyaya sunduğu dilekçe ve Mahkemede alınan beyanlarında araca zorla bindirildiğini ancak yağma ve zorla kağıt imzalatma olayının olmadığını, maddi yetersizliğinden dolayı alacağını alabilmek için emniyette o şekilde beyanda bulunduğunu, durumun bu hale geleceğini düşünmediğini, bu hale gelince dilekçe verdiğini beyan ettiği, iş yerinin girişini gösterir kamera kaydının çözümüne ilişkin bilirkişi raporunda 4 erkek şahsın ard arda iş yerine girip kapıyı kapattıklarının, bir süre sonra şahısların iş yerinden çıktıklarının tespit edildiği, sanıkların şikâyetçiyi zorla iş yerine soktuklarına ilişkin bir görüntü bulunmadığı ayrıca tarafsız tanık ...'nın aşamalarda alınan ve değişmeyen müşteki ve sanıkların iş yerinden birlikte çıktıklarını hatta sanık ...'in şikâyetçiye "hadi seni evine bırakalım" dediğini, şikâyetçinin "ben giderim" deyip ayrıldığını, anormal bir durum görmediğini, zarar görmüş ve darp edilmiş gibi durmadığı şeklindeki şikâyetçinin dilekçe içeriğini ve Mahkemedeki beyanını doğrular nitelikteki beyanları dikkate alındığında sanıkların sanıkların savunmasının aksine, soyut iddia dışında, sanıklara yüklenen nitelikli yağma suçunu işlediklerine dair, cezalandırılmalarına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı delil elde edilemediğinden beraat kararı vermiştir.
-
Sanık ... savunmasında Form ... isimili alışveriş merkezinde bir cafede şikayetçi ile buluştuğunu ... birlikte gittik yanında yigeni olan ... Yasir ile gittiklerini, ancak onun cafeye gelmediğini. Ortamın gürültülü olması sebebiyle birlikte iş yerine gitmeye karar verdiklerini, ...'in arabayı getirdiğini. Ancak tam park edemeyince arabaya bindiğini ve arabayı kaldırıma yanaştırdığı esnada şikâyetçinin bu sırada bağırmaya başladığını "Hakkımı yiyorsunuz şerefsizler" dediğini bu yüzden kendisine sinirlenip ittirdiğini beyan etmiştir. ... de "işi tatlıya bağlayalım" diye şikâyetçinin koluna girip birlikte arabaya bindiklerini, şikâyetçinin arabayı bulundukları yere istediğini, ancak neden istediğini de bilmediğini, arabanın içinde "niye böyle yaptın" diye iş yerine gittiklerini içerde "inmek istiyorsan in sen bilirsin" dediklerini ama "onun da yok abi biz bu işi çözelim" demesi
üzerine iş yerine gidip konuştuklarını, tartıştıklarını, istediği paranın fazla oldğunu söylediği, git mahkemeye ver dediğini ve şikâyetçinin iş yerinden ayrıldığını, olayın bu keşilde olduğunu ve atılı suçlamaları kabul etmediğini savunmuştur.
-
Sanık ... "sanık ... benim amcamdır. Ailem Antep de olduğu için ben hafta sonları hem ziyaret için hemde çamaşırlarımı yıkatmak için amcamın yanına gidiyordum. Ben müştekinin bir dönem amcamın yanında çalıştığını biliyorum, ayrıca hafta sonları gittiğimde kendisiyle bazen sohbet ediyorduk. Olayın oldğu gün amcamın iş yerine uğradım. Akşam vaki amcam ben ve diğer sanık ... eve gitkem için araçla yola çıkıtık, amcam müşteki ile görüşeceğini söyledi. Birlikte Form ...'a gittik, amcam ve emetin müştekinin yanına gitti ben dışarıda kadım. Benden aracı getirmemi istediler. Ben getirdim. Park edemeyince amcam park etti, aracın dışında müşteki birden alacağımı verin , hakkımı verin diye bağırmaya başladı, hakkımı verin şerefsizler dedi. Amcam da ona niye bağrıyorsun dedi. ... abi müştekinin koluna girdi, arcın içine bindiler, birlikte amcamın iş yerine gittik, orda karşılıklı konuştular, benim olyla biligim yoktur. Karşılıklı bir bağrışma bir tartışma oldu, bunun dışında başka birşey olmadı. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Sorguda verdiğim o ifadem kısmen doğdur, o ifademde emniyetteki ifadem doğrudur şekilinde beyanım geçmiş, eminetteki ifademde müştekiyi birlikte aracın arka kolduğuna itekleyerek beyanım geçmiş doğru değildir." şeklinde savunmada bulunmuştur.
-
Sanık ... "Sanık ... müşteki ile sorun yaşadığını, müşteki ile benim yakın görüştüğüm için konuşmamı istedi, ilk başta Bayrampaş da bir cafede, sonra iş yerinde görüşüldü, 6.000 TL bir parada anlaşıldı, ancak sanık ... helal etmiyorum şeklinde olay orada kaldı, daha sonra müşteki ... ...ye mesaj atmış, bunun üzerine ben tekrar müştekiyi aradım. Bu işin ortası bulunsun dedim. Olay tarihinde buluşmaya karar verdik. Ben ... ... ve ... olduğu halde, müşteki ile buluşmaya gittik, ortam gürültülü olduğu için iş yerine gidilmesine karar verildi, araca giderken kol kola gidiyorduk, herhangi bir baskı, tehdit yoktu, araca yaklaştığımızda müşteki bağırmaya başladı, etraftakiler bizi tanıyordu, kendisine niye böyle yapıyorsun arabay bin gidelim, konuşalım dedim. Bunun üzerine müşteki araca bindi. Yaklaşık bir dakka araçta konuştuk. Neden böyle yapıyorsun, ben senin için geldim. İş yerine gidelim konuşalım dedim. Birliket iş yerine gittik, konuştuk anlaşmaya varamadık. Daha sonra birlikte dışarı çıktık. Kendisini eve bırakabileceğimi dahi söyledim. Kabul etmedi. Dışarı çıkarken yan komşumuz Mahmut Palıncı ile sohbet ettiler, üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum." şekinde savunma yapmıştır.
-
Tanık A. Y. "Müşteki ... benim arkadışmdır. Birlikte cafede oturuyorduk, yanımıza daha önceden tanımadığım, huzurda bulunan sanıklardan şu kişi ( Sanıklardan ...'i göstererek) yanımıza geldi. ...'e patronda burda birlikte konuşabilirmiyiz dedi. Daha sonra biz hesabı ödeyip kalktık, ... size gösterdiğim sanıkla ve yannıda bulunan şu kişi ile ( Sanık ... ...' göstererek ) birlikte gittiler, herhangi bir anormal durumdan şüphelenmedim. Herşey gayet normaldi. Farkıl bir durum olsaydı, müşteki arkadaşım olduğu için kendisini uyarırdım, benede birlikte giderim. Hazırlıkta verdiğim ifade doğrudur bana aittir. Ben taraflar arasındaki önceye dayalı olayı bilmiyorum. Olay tarihinde ben gördüklerimi anlattım." şeklinde beyanda bulunmuştur.
-
Tanık M. P. "Hatırladığım kadarıyla Cumartesi akşam saatleriydi, sanık ... benim işyeri komşumdur, sanık ... onun yanında çalışır, sanık Muhamed de ... ...'nin yeğenidir. Ben akşam dükkanı kapatmak üzereyken huzurda bulunan sanıklar ile müştekinin sanık ... ...'nin iş yerinden çıkarken gördüm. Herhangi bir şüpheli durum görmedim. Hepsi de gayet normaldi. Hatta ..., müştekiye hitaben seni eve bırakıyım, şeklinde sözler söyledi, o da benim evim yakın ben giderim dedi. Müştekinin duruşunda davraşınlarında herhangi bir anormallik görmedim, görünüş itibariyle zarar görmüş yada darp edilmiş gibi durumuyordu, hatta bana mahmut amca Allasmarladık. Diğer sanıklara da aynı şekilde bana dediler. Hazırlık ifadem doğrudur bana aittir." şeklinde beyanda bulunmuştur.
-
Şikâyetçinin kovuşturma aşamasında mahkemede verdiği ifadede; "... ve ... ile bir araya gelip konuştuk, anlaşamadık, olay tarihinde de arkadışm ... ile cafede oturuyorduk. Sanık ... yanıma geldi, ... ... bey seni bekliyor, gidip konuşalım, ne istiyorsan vercek bu işi sonlandıralım dedil. Ortam çok gürültülü oldğu için başka bir yere gitmek üzere kalktık. Hafta sonu olduğu için iş yerine gidelim diye karar verdik. Birlikte cafeden çıktık. Araç yanımıza doğru geldi. ... ... bana bir kısmı peşin, bir kısmı da senet olarak vereceğini söyledi, aramızda tartışma çıktı, karşılık bir bağrışma oldu, sanık ... etraftan toplanıyorlar, bin arabaya meseliyi çözelim dedi. Karşılıklı tartışırkane beni ... ... itti ama, araca binme konusunda bir zorlama olmadı, ben kendim bindim, araçda sözlü münakaşa ettik, birlike araçla iş yerine gittik, araçla sanık ... istiyorsan gidebilirsin dedi. Ben de bu işi sonuçlandıralım dedim. İş yerine girdik. Orada tekrar aramızda oluşan anlaşmazlık nedeniyle tardıştık, sanık ... yatıştırmaya çalıştı, sanık ... yanımızdaydı ancak bir müdahelesi olmadı, benim ceptelefonumu kimse almadı, herhangi bir bıçak yada falçata göstermediler, biz alacağım konusunda anlaşamayınca ben işyerinden ayrıldım." şeklinde beyan verdiği, şikâyetçinin soruşturma aşamasındaki beyanından " Hazırlıktaki ifadem kısmen doğru değildir, maddi durumum kısmen yetersizdi, sanık ...'den alacağımı alamayacağımı anlayınca gidip emniyette o şekilde ifade verdim." diyerek döndüğü görülmüştür.
-
Şikâyetçi soruşturma aşamasındaki ifadesinde ise; özetle sanıkların kendisini zorla götürdüklerini, bir belge imzalattıklarını, dövdüklerini, telefonunu aldıklarını, falçata çıkardıklarını, küfür ettiklerini beyan ettiği görülmüştür.
-
Dosya arasında 22.03.2016 tarihli ...'ın telefonundan alınan whatsapp konuşmaları bulunmaktadır.
-
Dosya içerisinde mevcut 22.02.2016 tarihli CD izleme tutanaklarına göre ...'ın işyerinin güvenlik kameralarından saat 23.00 sıralarında şahısların kamera açısına girdiği görülmüştür. Yine aynı tarihli tutanağa göre şikâyetçinin 18.30 sıralarında araca zorla bindirildiği görülmektedir.
-
21.02.2016 tarihli tutanağa göre şikâyetçinin ihbarı üzerine polislerin araştırma yapmak amacıyla 04.00 sıralarında olay yerine intikal ettiği anlaşılmıştır.
-
... Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nün 23.02.2016 tarihli, 2016/3153 sayılı ... hakkındaki adli raporda yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilir olduğu görülmüştür.
-
Bilirkişi ... tarafından tanzim edilen 20.10.2016 tarihli dosyada mevcut CD.lerin fotoğrafa dökümüne ilişkin bilirkişi raporu dosya arasında mevcuttur.
-
Eyüp 5. Noterliği'nin, 11.09.2017 gün ve 1254 sayılı ibra sözleşmesinin içeriğinde şikâyetçinin iş aktinin, 06.01.2016 tarihinde fesih edildiğinin yazılı olduğu görülmüştür.
-
Eyüp 5. Noterliği'nin, 11.09.2017 gün ve 1254 sayılı ibra sözleşmesi ile geriye dönük suç tarihinden 3 gün sonra şikâyetçiye 25.000 TL ödemeleri nedeniyle ibra sözleşmesinin yapıldığı görülmüştür.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 12.02.2019 tarihli ve 2018/1427 Esas, 2019/78 Karar sayılı kararı ile ... 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.02.2018 tarihli ve 2016/83 Esas, 2018/62 Karar sayılı kararını kaldırarak;
"...Tüm sanıkların eylem ve fikir birliği içerisinde birlikte hareket ederek gece vakti sayılan bir saatte ve silahtan sayılan alet kullanarak birden fazla kişi halinde, daha önceden sanık ...'a ait şirkette çalışan müştekiden cebir, şiddet ve tehdit kullanarak hukukça hükmü haiz belge almaya çalıştıkları; sanıkların kaçamaklı savunmaları, müştekinin özellikle soruşturma aşamasındaki sıcağı sıcağına verdiği ifadesi, tanık anlatımları, 22/03/2016 tarihli telefon whatsapp konuşmaları tutanağı, 22.03.2016 tarihli kamera görüntüleri CD izleme tutanağı, 21/02/2016 tarihli tutanak, Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 23/02/2016 tarihli raporu, 20/10/2016 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamıyla tereddütsüz sübuta ermektedir.
...tüm sanıkların eylem ve fikir birliği içerisinde birlikte hareket ederek silahtan sayılan alet kullanarak birden fazla kişi halinde cebir ve şiddet uygulayarak daha önceden sanık ...'a ait şirkette çalışan müştekiyi zorla arabaya bindirip iş yerine götürüp orada aynı yöntemlerle zorla tutmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işledikleri; sanıkların kaçamaklı savunmaları, müştekinin özellikle soruşturma aşamasındaki sıcağı sıcağına verdiği ifadesi, tanık anlatımları, 22/03/2016 tarihli telefon whatsapp konuşmaları tutanağı, 22/03/2016 tarihli kamera görüntüleri CD izleme tutanağı, 21/02/2016 tarihli tutanak, Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 23/02/2016 tarihli raporu, 20/10/2016 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamıyla tereddütsüz sübuta ermektedir..." diyerek sanıklar hakkında yağmaya teşebbüs suçu açısından yukarıda ve hükümde gösterilen hukuka aykırılıkları sebebiyle yerel ilk derece mahkemesinin beraat kararları ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkûmiyet kararlarının kaldırılması ile sanıkların hükümde gösterilen şekilde mahkûmiyetlerine karar vermiştir.
IV. GEREKÇE
- Sanıklar Müdafiilerinin Yağma Suçunun Unsurlarının, Nitelikli Hallerinin Oluşmadığına ve Şüpheden Uzak İnandırıcı Delilin Olmadığına Yönelik Yapılan Temyiz İtirazlarının İncelenmesinde
5237 sayılı Kanun'un 148 ve 149 uncu maddelerinde yer alan düzenlemeye göre, bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit ederek veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır.
Yağma suçu ekonomik nitelikteki suçlar arasında yer alıp işin niteliği gereği faydalanma amacını taşıması gerekir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Olay ve Olgular başlığı altında (B) bendinde izah edildiği şekilde gerçekleşen sanıkların eylemlerinin nitelikli yağmaya teşebbüs suçunu oluşturduğu, mağdurun olayın sıcağı sıcağına kollukta alınan beyanları, olaya ait görüntüleri içeren CD inceleme tutanakları, Adli tıp kurumundan ve hastaneden alınan darp raporu, noterden düzenlenen sözleşmelerin tarihlerinin şikâyetçinin anlatımıyla uyumlu olduğu anlaşıldığından sanıkların mahkumiyeti için yeterli delillerin dosya arasında bulunduğu görülmekle hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
- Sanık ... Müdafiinin Sanığın Müşterek Faiillik Bağının Olmadığına Yönelik Yapılan Temyiz İtirazlarının İncelenmesinde
Failliğin şerikliğe nazaran önceliği prensibince fail, fiil üzerinde doğrudan hakimiyetinin bulunması durumunda müşterek fail olarak cezalandırılır. Bu nedenle şikâyetçinin birden fazla kişi ile cebir ve şiddet uygulayarak daha önceden sanık ...'a ait şirkette çalışan müştekiyi zorla arabaya bindirip iş yerine götürüp orada aynı yöntemlerle zorla tutmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işledikleri sırada olay yerinde bulunduğ ve eylemi gerçekleştiren faillerden biri olduğu anlaşılmakla sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
- Sanıklar Müdafiilerinin Kişi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Bakımından 5237 Sayılı Kanunun 110. Maddesinin Uygulanması Gerektiğine, Yağma Suçu ve Kişi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçunun Bileşik Suç Olduğuna ve Beraat Kararı Verilmesi Gerektiğine,
Yönelik Yapılan Temyiz İtirazlarının İncelenmesinde
5237 sayılı TCK'nın altı fıkra halinde düzenlenen "Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" başlıklı 109 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkrası; "(1) Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak suretiyle hürriyetinden yoksun bırakan kişiye, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.
Kişi, fiili işlemek için veya işlediği sırada cebir, tehdit veya hile kullanırsa, iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur" şeklinde olup, maddenin birinci fıkrasında, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun temel şekli, ikinci fıkrasında ise, suçun cebir, tehdit veya hile ile işlenmesi nitelikli hal olarak kaleme alınmıştır.
Maddenin üçüncü fıkrasında altı bend halinde, suçun silahla, birden fazla kişi ile birlikte, kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle, kamu görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle, üstsoy, altsoy veya eşe karşı, çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı işlenmesi nitelikli haller olarak yaptırıma bağlanmış, dördüncü fıkrasında, suçun netice sebebiyle ağırlaşmış haline, beşinci fıkrasında, cinsel amaçla işlenen özgürlüğü kısıtlama suçuna
yer verilmiş, altıncı fıkrasında ise, suçun işlenmesi amacıyla veya sırasında kasten yaralama suçunun sonucu itibariyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi halinde, ayrıca bu suça ilişkin hükümlerin de uygulanacağı belirtilmiştir.
5237 sayılı Kanun'un 110 uncu maddesindeki yasal düzenleme doğrultusunda, sanıkların kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanabilmeleri için mağdurun şahsına zarar vermemiş olmaları gerektiği ifade edilmektedir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Olay ve Olgular başlığı altında (B) bendi ve (13) numaralı paragrafta içeriği anlatılan ... Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nün 23.02.2016 tarihli adli rapora göre, sanıkların mağduru basit tıbbi müdahele ile giderilebilecek şekilde yaraladıkları anlaşılmakla, sanıklar hakkında ihtiyari vazgeçme hükümlerinin uygulanmamasında ve mahkûmiyet kararı verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
- Sanık ... Müdafiinin Yağma Suçu ve Kişi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçunun Bileşik Suç Olduğuna Yönelik Yapılan Temyiz İtirazlarının İncelenmesinde
Yeni Türk Ceza Adalet Sistemi'nde “Kaç tane fiil varsa o kadar suç, kaç tane suç varsa o kadar ceza” kuralı geçerlidir. Ancak, hakkaniyet, suç ve cezada orantılılık ile hümanizm ilkeleri gereği bu kuralın; bileşik suç, zincirleme suç ve fikri içtimadan ibaret olmak üzere üç ayrı istisnası kabul edilmiştir.
Bileşik suç: TCK'nın 42. maddesine göre, biri diğerinin unsurunu veya nitelikli hâlini oluşturması dolayısıyla tek fiil sayılan suça bileşik suç denir. Bu tür suçlarda içtima hükümleri uygulanmaz. Örneğin; yağma suçunda, hırsızlık ve tehdit ve/veya yaralama suçları bütünleşerek bağımsız suç olma niteliklerini yitirmiş ve yağma suçunun birer unsuru haline gelmiştir. Ancak kişi hürriyetinden yoksun kılma suçu yağma suçunun unsuru olmadığından kurulan hükümde bu yönüyle bir hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi 12.02.2019 tarihli ve 2018/1427 E., 2019/278 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re'sen incelenmesi gereken konular yönünden ve 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 18. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
26.04.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:13:25