Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/24246

Karar No

2023/10103

Karar Tarihi

24 Nisan 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SUÇ: Nitelikli yağma

HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının 02.11.2017 tarihli 2017/11655

soruşturma numaralı iddianamesi ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (5237 sayılı Kanun) 149/1 a, c, 58, 53/1. maddeleri uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.

  1. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.02.2018 tarihli ve 2017/253 Esas, 2018/64 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin biriinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri, 168/3 üncü, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına karar verilmiştir.

  2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 01.06.2018 tarihli ve 2018/1065 Esas, 2018/1231 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurularının, katılanın zararının kovuşturma aşamasında giderilmesine rağmen sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168/1. maddesinin uygulanmasını eleştirerek, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanıklar Müdafiilerinin Temyiz Sebepleri;

  1. Sanık ...'ın atılı suça iştirak etmediğine, katılanın beyanlarına uygun şekilde sanık ...'ın atılı suçu işlemediğinin kabul edilmesi gerektiğine,

  2. Sanık ...'nın, ... isimli şahsa ait pasaportu aldığını ve katılanın telefonunu ise yağma kastı ile almadığına dolayısıyla sanığa atılı yağma suçunun maddi ve manevi unsurları itibariyle oluşmadığına,

  3. CD çözüm tutanağında görüntülenen cismin silah olduğunun kabul edilemeyeceğine dolayısıyla 5237 sayılı Kanun'un 149/1 a maddesinin uygulanamayacağına,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

  1. Sanık ... ile katılan arasında, sanık ...'nın kız arkadaşının katılanın evinde kalması sebebiyle husumet olduğu, sanık ...'nın katılanı arayarak katılandan kız arkadaşının kira bedeli olarak verdiği 500,00 TL parayı geri istediği, 09.10.2017 günü saat 17.53 sıralarında katılan caddede yürürken sanık ...'ın katılana seslenerek katılanı durdurduğu, sanık ...'nın katılana doğru geldiği ve katılana yönelik olarak "seni mermi manyağı yapacağım, sen değil Allah’ın gelsin, bütün ... emniyeti gelsin seni öldüreceğim" şeklinde sözler söylediği, sanık ...’ın da, "bu parayı vereceksin" diyerek katılana yumruk attığı ve katılanın elinde bulunan cep telefonunu alarak cebine koyduğu, katılanın, dayısı ile görüşmek istemesi üzerine sanık ...’ın cep telefonunu katılana geri verdiği, katılan telefonla konuştuğu esnada sanık ...’nın elindeki bıçağı katılana göstererek cep telefonunu ve katılanın arka cebinde bulunan sanık ...'nın kız arkadaşına ait pasaportu zorla aldığı ve katılana hitaben "siktir ol git parayı hazırla gel" dediği maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.

  2. Olay yerini ve anını gösteren güvenlik kameraları tespit edilerek görüntüler CD'ye aktarılmış ve CD çözümleme tutanağı haline getirilerek dosya arasına alınmıştır. CD çözümleme tutanağına göre 09.10.2017 günü saat 17.53 sıralarında sanıklarla katılan arasında arbede olduğu ve sanık ...'nın elinde bıçağa benzer bir cisim tuttuğunun belirlendiği ve CD çözümleme tutanağının katılan beyanları ile uyumlu olduğu tesit edilmiştir.

  3. Katılan soruşturma aşamasında sıcağı sıcağına alınan beyanında, sanıkların birlikte şahsına yönelik eylemleri gerçekleştirdiklerini söylediği, kovuşturma aşamasında ise sanık ...'ın suça konu eyleme iştirak etmediğini söylediği anlaşılmıştır.

  4. Sanık ... sorgusunda atılı yağma suçunu kabul etmemiş ancak katılan ile birbirlerini iteklediklerini iddia etmiştir.

  5. Sanıklar, katılanın zararını kovuşturma aşamasında gidermişlerdir.

  6. Tanık ...'nin soruşturma aşamasında alınan beyanında her iki sanığın katılanı aralarına alarak darp ettiklerine dair beyanda bulunduğu görülmüştür.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

A. Sanık ...'ın Atılı Suça İştirak Etmediğine ve Katılan Beyanlarının da Bu Yönde Olduğuna Dair Temyiz Sebebi Yönünden;

İftirada bulunması için aralarında herhangi bir neden ve husumet tespit edilemeyen katılanın olayın hemen sonrası sıcağı sıcağına alınan beyanında sanıklar tarafından darp edildiğini ve telefonu ile ... isimli şahsa ait pasaportun alındığını söylediği, CD çözümleme tutanağına göre iki şahsın katılanı darp ettiğinin belirlendiği yine tanık ...'nin ifadelerinde iki şahsın katılanı darp ettiğini gördüğünü söylemesi karşısında, sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan mahkûmiyet hükümleri kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Sanık ...'nın Yağma Kastı ile Hareket Etmediğine Dair Temyiz Sebebi Yönünden;

Yağma suçları 5237 sayılı Kanun' un 148, 149 ile 150 nci maddelerinde düzenlenmiştir. Yağma başkasının zilliyetliğindeki taşınabilir malı zilliyetin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir ve tehdit ile yarar sağlamak maksadıyla alınmasıdır. 5237 sayılı Kanun' un 148 inci maddesinin birinci fıkrasında yağma suçu temel şekli, ikinci fıkrasında senet yağması, üçüncü fıkrasında cebir karinesine yer verilmiştir. 5237 sayılı Kanun' un 149 uncu maddesinde yağma suçunun nitelikli halleri düzenlenmiştir. 5237 sayılı Kanun' un 150 nci maddesinde hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amaçlı yağma ile değer azlığı yaptırıma bağlanmıştır.

Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; katılanın beyanı, CD özümleme tutanağı ve tanık ... beyanları karşısında, sanığın silahla katılanı tehdit ederek telefon ve pasaportu aldığı belirlendiğinden, suçun unsurları itibariyle oluşmadığına dair temyiz sebebi yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Sanıklar Hakkında 5237 sayılı Kanun'un 149/1 a Maddesinin Uygulanamayacağına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;

Katılanın tüm aşamalardaki beyanlarında sanık ...'nın elinde bıçak olduğunu beyan ettiği, katılanın sanıklara iftira atmasını gerektirecek bir husumetin olmadığı ayrıca CD çözümleme tutanağına göre sanık ...'nın elinde bıçağa benzer bir cisim olduğunun belirlendiği, sanık ...'ın ise sanık ...'nın cebinden çakı çıkartarak katılana gösterdiğine dair beyanları karşısında ileri sürülen temyiz sebebi yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.

D. Ancak;

Suçu birlikte işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine, 5271 sayılı Yasanın 326/2. maddesine aykırı biçimde "yargılama giderinin sanıklardan eşit olarak tahsil edilmesi" biçiminde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde (D) paragrafında açıklanan nedenle sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 01.06.2018 tarihli ve 2018/1065 Esas, 2018/1231 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ilişkin hüküm fıkrasından 'Yargılama giderinin sanıklardan eşit olarak tahsiline'' ilişkin bölüm çıkarılarak, "Sanıkların her birinin sebebiyet verdikleri yargılama giderinin ayrı ayrı tahsil edilmesine" cümlesinin eklenmesi suretiyle, hükmün, Tebliğname’ye uygun larak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

24.04.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

yağmakarardüzeltilerektemyizhukukîincelenensüreçkararınolgularv.onanmasınagerekçesebepleribozulmasınanitelikli

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:15:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim