Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/23576
2023/10102
24 Nisan 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SUÇ: Nitelikli yağma
HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
... Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.05.2016 tarihli ve 2015/17724 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanıklar hakkında silahla yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149/1 a h, 149/2, 37/1 ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
-
... 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.12.2017 tarihli ve 2016/224 Esas, 2017/427 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) (c) (h) bentleri, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 02.03.2018 tarihli ve 2018/464Esas, 2018/566 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar Müdafiilerinin Temyiz İstemleri;
1.Tanıkların ve sanık ...'ın beyanlarının sanıkların mahkûmiyetlerine karar verilmesi için yeterli olmadığına,
- Sanık ...'ın sanık ... ile iş birliği içinde olduğuna dair hakkında cezalandırılması için yeterli delil bulunmadığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
-
Mağdurlar ... ve ...'ün 09.03.2015 günü akşam 21.00 sıralarında mağdur ...'in aldığı plakasız motorsiklet ile gezdikleri, bu sırada motorun lastiğini patladığı ve durmak zorunda kaldıkları, yanlarına sanıklar ... ve ...'ın geldikleri, sanık ...'in motorun arkadaşına ait olduğunu söyleyerek mağdurdan almak istedikleri, bu nedenle taraflar arasında tartışma çıktığı, sanık ...'in üzerine taşıdığı bıçağı çıkarttığı ve bıçak zoru ile mağdurları ve motoru yakında bulunan bir yere götürdüğü, mağdur ...'in o mahallede oturan ve mahallelileri tanıyan bir arkadaşını aradığı ve cep telefonunu sanık ...'e verdiği, sanık ...'in telefon ile konuştuktan sonra mağdura ait cep telefonunu cebine koyduğu, mağdur ...'in cep telefonunu geri istediği, sanık ...'in ise geri veremeyeceğini söylediği, daha sonra sanıkların mağdur ...'i dövmeye başladıkları, mağdur ...'ün mağdur ...'in darp edilmesini engellemek isterken sanık ...'in elindeki bıçağı mağdur ...'e salladığı fakat değmediği, olay sırasında mağdurların motor ile gitmesini engellemek isteyen sanık ...'ın motorun üstüne oturduğu, sanık ...'in sanık ...'ın motorun üzerine oturmasına sinirlenerek sanık ...'ı basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı, daha sonra sanık ...'in mağdur ...'e dönerek "senin yüzün arkadaşımı bıçakladım" dediği ve mağdur ...'i de bacağından bıçak ile basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı, mağdur ...'in motoru ve cep telefonunun sanık ...'de kaldığı maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.
-
Mağdur ...'in basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığına dair adli tıp raporu dosya arasındadır.
-
Tanık Serdar'ın kolluk kuvvetleri tarafından alınan beyanında, sanık ...'in elindeki bıçak zoruyla mağdurları yanlarına getirdiğini ve motoru mağdurlardan istediğini, mağdurların "hayır" dediğini bunun üzerine sanık ...'in mağdur ...'e kafa attığını, mağdur ...'e de yumruk ile vurduğunu söylemiştir. Kovuşturma aşamasında alınan ifadesinde ise kızgınlıkla böyle bir beyanda bulunduğunu söylediği anlaşılmıştır.
4.Sanık ...'ın soruşturma ifadesinde ve sorgusunda, sanık ...'in mağdurlara motorun arkadaşının olduğunu söylediği, sanık ... ile mağdurlar arasında tartışma çıktığının ve kendisinin mağdurların motoru alıp gitmemesi için motorun üstüne oturduğunu, sanık ...'in motordan inmemesi üzerine kendisini bıçakladığını, mağdur ...'i bıçaklayıp bıçaklamadığını hatırlamadığını söyleyerek tevil yollu ikrarda bulunmuştur.
-
Motorun çalıntı olması sebebiyle mağdur ... hakkında soruşturma başlatılmıştır.
-
Yargılama giderlerinin sanıklardan eşit olarak tahsiline karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1.Sanıklar Mahkûmiyetine Karar Verilmesi İçin Beyanların Yeterli Olmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
Mağdurların beyanları, daha önceden sanıklar ile mağdurlar arasında husumet bulunamaması, sanık ...'ın tevil yollu ikrarı, doktor raporları, tanık Serdar beyanı ile sanıkların eylemlerinin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Sanık ...'ın Atılı Suça İştirak Etmediğine Dair Temyiz Sebebi Yönünden;
Sanık ...'ın kolluk kuvvetleri tarafından alınan beyanında ve sorgusunda, mağdurların gitmemeleri için motorun üstüne oturduğunu söylediği, mağdurlar olay yerinden ayrıldıktan sonra motora binerek ilerlemek isterken motorun lastiklerinin patlak olması dolayısıyla ilerleyemediği yine mağdur ...'ün soruşturma aşamasındaki beyanında sanıkların mağdur ...'i darp ettiklerini gördüğüne dair beyanda bulunduğunun anlaşılması karşısında sanık ...'ın sanık ... birlikte olayın başından itibaren fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek, suç ortağının etkinlik ve gücünü arttırdığının anlaşılması karşısında 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca asli fail olarak eyleme katıldığı ve suçunun sabit olduğu anlaşılmakla sanık müdafiinin bu yöndeki temyiz istemi yerinde görülmemiş kurulan hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
- Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, “eşit olarak” tahsiline karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 326 maddesinin ikinci fıkrasına aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
4.Ulusal Yargı Ağı Projesi üzerinden alınan nüfus kayıt örneğine göre, sanık ...'in hüküm tarihinden sonra 29.06.2021 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanunu'nun 64 üncü ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği kamu davasının düşürülmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
V. KARAR
A. Sanık ... Güçlü Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
Gerekçe bölümünde 3 numaralı bentte açıklanan nedenle ... 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.12.2017 tarihli ve 2016/224 Esas, 2017/427 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ilişkin hüküm fıkrasından ''Yargılama giderlerinin sanıklardan eşit olarak tahsiline'' ilişkin bölüm çıkarılarak, "Sanıkların her birinin sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinin ayrı ayrı tahsil edilmesine" cümlesinin eklenmesi suretiyle, hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B. Sanık ... Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
Gerekçe bölümünde 4 numaralı bentte açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 02.03.2018 tarihli ve 2018/464 Esas, 2018/566 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
24.04.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:15:01