Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/726
2023/10018
11 Nisan 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: *Ceza Dairesi *
SUÇLAR: Nitelikli yağma
HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
A. Sanıklar Hakkında Katılan ...'a Yönelik Eylemleri Nedeniyle Sanıklar Müdafiilerinin Temyiz Taleplerinin İncelenmesinde;
İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezaların tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları nazara alınarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadıkları dikkate alındığında, sanıklar müdafiilerinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Sanıklar Hakkında Katılanlar ... ve ...'ya Yönelik İşledikleri Nitelikli Yağma Suçlarına Dair Sanıklar Müdafiilerinin Temyiz Taleplerinin İncelemesinde;
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 10.11.2021 tarihli ve 2021/103683 Soruşturma numaralı iddianamesi ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesi birinci fıkrasının (a) (b) (c) (d) (h) bentleri ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır.
-
... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.06.2022 tarihli ve 2021/485 Esas, 2022/377 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesi birinci fıkrasının (a) (c) (d) ve (h) bentleri,168 inci maddenin üçüncü fıkrası, 62 nci maddenin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezasıyla iki kere cezalandırılmalarına ve cezaların kanuni sonucu olarak 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
... Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, 04.10.2022 tarihli ve 2022/2822 Esas, 2022/1740 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar Müdafilerinin Temyiz İstemleri;
-
Sanık ...'un kekeme olduğuna dair katılanların soruşturmada beyanda bulunmadıkları halde kovuşturma aşamasında sanık ...'un kekeme olduğunu söyleyerek çelişkili beyanda bulundukları ve bu beyana dayanılarak sanık ... hakkında mahkûmiyet kararı verildiği bunun da "şüpheden sanık yararlanır" ilkesine aykırılık oluşturduğuna,
-
Henüz 19 yaşında olan sanık ... hakkında ölçülülük ilkesine ağır bir şekilde alt hadden ayrılarak ceza verildiğine,
-
Mahkeme kararının gerekçeli olmadığına,
-
Sanık ...'ın asli fail olmadığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
-
Katılan ... ile sanık ...'ın internet üzerinden tanışarak, telefon numaralarını aldıkları, hakkındaki karar kesin olan suça sürüklenen çocuk ... ile sanık ... ve sanık ...'ın katılanları davet ettikleri, katılanlar ..., ... ve Şans'ın sanıkların bulunduğu eve gitmek üzere harekete geçtikleri, her üç katılanın da eve 03.09.2021 günü gece saat 03.00 sıralarında gittikleri, ... ve sanık ...'ın eve oldukları, bir süre katılanlar ile sohbet ettikleri, sanık ...'ın katılanlara hitaben "bir arkadaşımız gelecek biz gayri meşru işler kovalıyoruz" dediği, akabinde sanık ...'un eve yüzünde sağlık maskesi ve elinde satır ile geldiği, palayı katılanlara saldıracak şekilde kaldırdığı, katılanların üzerine yürüyerek "üzerinizdeki telefonları çıkarın para ne varsa çıkarın çantanızı açın" dediği, katılanlar ... ve ...''in cep telefonunu aldığı, sanık ...'un katılanların telefonlarını aldığı sırada sanık ...'ın katılanlara "başınıza birşeyler gelir ver ver" diyerek telefonlarını vermesi konusunda telkinde bulunduğu, sanık ...'un mağdurlara satır yönelterek tehdit ettiği sırada suça sürüklenen çocuk ...'in mutfağa gidip su içtikten sonra yeniden katılanların olduğu odaya geldiği, sanık ...'un telefonları aldıktan sonra odanın dışına çıktığı, ancak sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ...'in de odadan çıkarak sanık ...'la birşeyler konuştukları ve katılanların yanlarına gelerek "tekrar çıkartın telefonları" demeleri üzerine o zamana kadar telefonunu saklayan katılan ...'ın da korkarak telefonunu sanıklar ... ve ... ile ...'e verdiği, her iki sanık ve suça sürüklenen çocuğun birlikte katılan ...'nın 400,00 TL parasını aldıkları, ardından evden önce sanık ...'un çıktığı, sanık ... ile suça sürüklenen çocuğun, katılanları "sessiz olun" diye uyardıkları ve biz diğerinin peşinden gidelim diyerek evden ayrıldıkları maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.
-
Katılanların soruşturma aşamasında araştırma yaparak sanık ...'un atılı suçu işlediği bilgisine ulaştıkları ve önce fotoğraflardan sonra canlı olarak net şekilde sanık ...'u elinde pala olan ve kendilerini tehdit eden şahıs olarak teşhis ettikleri, kovuşturma aşamasındaki beyanlarında da tutarlı şekilde sanık ...'un göz kısmını gördüklerine ve atılı suçun işleyen sanıklardan birinin sanık ... olduğunu söyledikleri anlaşılmıştır.
-
Katılan ...'nın telefonunun soruşturma aşamasında iade edildiği ve 400,00 lira yağmaladıkları parayı ise kovuşturma aşamasında iade edildiği tespit edilmiştir.
-
Katılan ...'nun telefonunun parası ise kovuşturma aşamasında ödenerek zararı giderilmiştir.
-
Sanık ...'ın tevil yollu ikrar da bulunduğu anlaşılmıştır.
-
Katılanlar tüm aşamalarda sanıkların birlikte hareket ettiklerini anladıklarına dair kesin şekilde beyanda bulunmuşlardır ve sanıklar ile önceden tanışıklıkları ya da husumetleri bulunmadığını bildirmişlerdir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A.Sanıklar Hakkında Katılan ...'ya Yönelik Eylemleri Nedeniyle;
1.Sanıklar Hakkında "Şüpheden Sanık Yararlanır" İlkesinin İhlal Edildiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
Katılanların, sanık ...'a soruşturma aşamasında ulaştıkları önce fotoğraftan sonra canlı olarak sanık ...'u teşhis ettikleri, yine kovuşturma aşamasında sanık ...'un gözlerini gördüklerine dair net beyanda bulundukları, sanık ...'un kekeme olduğunu fark ettiklerini ama soruşturma aşamasında söylemeyi unutmuş olabileceklerini söyledikleri ve her üç katılanın da tüm aşamalarında birbirleri ile uyumlu ve tutarlı beyanlarda bulunmaları karşısında ileri sürülen temyiz sebebi yönünden kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
- Sanıklar Hakkında "Ölçülülük İlkesine" Aykırı Şekilde Ceza Miktarına Hükmedildiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
Sanıkların, 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinde düzenlenen dört bendi de ihlal etmeleri karşısında, ileri sürülen temyiz sebebi yönünden kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
- Mahkeme Kararının Gerekçeli Olmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
Kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanıkların eylemlerinin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezaların şahsileştirilmesi karşısında ileri sürülen temyiz sebebi yönünden kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
- Sanık ...'ın Asli Fail Olmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
Sanık ...'ın katılan ... ile iletişim kurarak katılanlar ... ve ...'i sanık ...'un akrabasına ait olan eve çağırdıkları, katılanların aşamalardaki tüm ifadelerinde sanıkların birlikte hareket ettiklerine dair beyanda bulunmaları karşısında, sanığın diğer sanıklar ile birlikte olayın başından itibaren fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek, suç ortağının etkinlik ve gücünü arttırdığının anlaşılması karşısında 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca asli fail olarak eyleme katıldığı ve suçunun sabit olduğu anlaşılmakla sanık müdafiinin bu yöndeki temyiz istemi yerinde görülmemiş bu yönüyle kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanıklar Hakkında Katılan ...'a Yönelik Eylemleri Nedeniyle;
Sanıkların katılan ...'dan suç tarihinde yağmaladıkları cep telefonunu soruşturma aşamasında katılana iade ettikleri, yağmaladıkları 400,00 TL parayı ise kovuşturma aşamasında ödedikleri bu şekilde soruşturma aşamasında kısmi iadenin gerçekleştiği, katılan ...'ya kısmi iade nedeniyle ceza indirimine rızası olup olmadığı sorularak, sonucuna göre sanık hakkında soruşturma aşamasında gerçekleşen kısmi iade nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 168 inci maddesinin birinci fıkrası ile uygulama yapılıp yapılmayacağı tartışılmadan aynı Kanun'un 168/2 nci fıkrası ile uygulama yapılması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanıklar Hakkında Katılan ...'a Yönelik Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Ön inceleme bölümünde (A) paragrafında açıklanan nedenle sanıklar müdafiinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanıklar Hakkında Katılan ...’ya Karşı Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, 04.10.2022 tarihli ve 2022/2822 Esas, 2022/1740 Karar sayılı kararında sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve resen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
C. Sanıklar Hakkında Katılan ...’a Karşı Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, 04.10.2022 tarihli ve 2022/2822 Esas, 2022/1740 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren ... Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
11.04.2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:16:49