Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/18913

Karar No

2022/9626

Karar Tarihi

22 Haziran 2022

MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ: Nitelikli yağma

HÜKÜM: Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:

15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 10. maddesiyle 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görülmüştür.

Sanığın amcası olan katılanın ikametinde bulunduğu esnada aralarında miras meselesi nedeniyle başlayan tartışmada, katılana "Seni öldürürüm" dediği, katılanın kendisinden evini terk etmesini istemesine rağmen evden ayrılmayarak içerisinde bulundukları odanın kapısını kapatarak katılanın dışarıya çıkmasını engellediği ve kolundan tutarak katılanı yere düşürdüğü, katılanın belinde kılıf içerisinde bulunan telefonu ile jandarmaya haber vermek istediği esnada sanığın katılanın elindeki cep telefonunu zorla alarak olay yerinden ayrıldığı hususunda iddia, savunma ve ilk derece mahkemesinin kabulünde herhangi bir görüş ayrılığı bulunmamaktadır.

Sanık aşamalarda yaptığı bütün savunmalarında ve özetle; katılanın amcası olduğunu, miras konusunu konuşmak için olay tarihinde kendisini evine çağırdığını ve kendisine karşı kötü konuştuğunu bu nedenle evden ayrıldığını, kendisini vurup yere düşürmesi ve akabinde de telefonunu alma gibi bir durumun söz konusu olmadığını, suça konu cep telefonunun 20 30 TL olup, kendisinin buna ihtiyacı olmadığını beyan etmiştir.

Sanık ...’ın, nitelikli yağma suçundan dolayı ilk derece mahkemesi tarafından verilen 04/05/2016 tarihli mahkûmiyet hükmünün, sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 14.09.2020 tarihli, 2018/2964 Esas ve 2020/2732 sayılı kararıyla “...Sanığın amcası olan yakınanın ikametine girerek, miras ile ilgili konuştukları esnada aralarında başlayan tartışma sırasında, yakınana "Seni öldürürüm" dediği, yakınanın kendisinden evini terk etmesini istemesine rağmen evden ayrılmayarak içerisinde bulundukları odanın kapısını kapatarak yakınanın dışarıya çıkmasını engellediği ve kolundan tutarak yakınanı yere düşürdüğü, yakınanın belinde kılıf içerisinde bulunan telefonu ile jandarmaya haber vermek istediği esnada sanığın yakınanın elinden telefonunu zorla alarak olay yerinden ayrıldığı olayda; TCK'nın 150/2. maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; 15.04.2020 gün ve 13100 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinde yapılan değişikliğin, yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,” gerekçesiyle bozulduğu, ilk derece mahkemesinin Dairemizce verilen işbu bozma kararına uyarak verdiği 24.12.2021 günlü kararla, sanık ...’ın TCK m. 149/1 d, 62 ve 53. hükümleri uyarınca neticeten 8 yıl 4 ay hapis ve hak yoksunluğuna mahkûm edildiği, bu kararın da sanık ve müdafii tarafından süresinde temyiz edildiği incelenen dosya kapsamından anlaşılmıştır.

Somut olayda; 5237 sayılı TCK 150/2. maddesinde düzenlenen değer azlığı indiriminin uygulanıp uygulanmayacağı Dairemiz tarafından yeniden değerlendirilmiştir.

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu'nun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Olay günü sanığın amcası olan katılanın ikametine giderek, miras ile ilgili konuştukları esnada aralarında başlayan tartışma sırasında, katılana "Seni öldürürüm" dediği, katılanın kendisinden evini terk etmesini istemesine rağmen evden ayrılmayarak içerisinde bulundukları odanın kapısını kapatarak, katılanı kolundan tutarak yere düşürdüğü, katılanın belinde kılıf içerisinde bulunan cep telefonu ile jandarmaya haber vermek istediği esnada sanığın katılanın elinden cep telefonunu zorla alarak olay yerinden ayrıldığı olayda; sanığın katılana yönelik eylemi hakkında TCK’nın 149/1 d, 62/1. maddeleri kapsamında mahkûmiyet hükmü verilmiştir ve değer azlığı indirimi de uygulanmamıştır.

TCK'nın “Daha az cezayı gerektiren hâl” başlıklı 150/2. maddesinde; “Yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçte birden yarıya kadar indirilebilir.” denilmektedir.

Maddenin gerekçesinde ise; “Maddenin ikinci fıkrasında, yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek cezada indirim yapılması gerektiği kabul edilmiştir.” açıklamasına yer verilmiştir.

TCK’nın 145. maddesiyle daha az ceza verilmesini gerektiren bir nitelikli hâl olarak “Değer azlığı”, hırsızlık suçu bakımından da suçun işleniş şekli ve özellikleri de göz önünde bulundurularak, ceza vermekten de vazgeçilebilir.” ibaresi ilâvesiyle hüküm altına alınmış bir husustur.

Y.C.G.K.'nın 15.12.2009 günlü, 6/242 291 Esas ve Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, 5237 sayılı TCK'nın 145. (veya 150/2.) maddelerinde veya gerekçelerinde “Daha çoğunu alabilme olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak az olan şeyi alma” koşulu yoktur. Elbette değerin az olmasına ilaveten, daha çoğunu alma olanağı varken daha azı alınmış ise; bu maddeler sanık lehine uygulanmalıdır. Ancak; her iki maddenin, yalnızca bu tanımlamayla sınırlandırılması da olanaklı değildir.

TCK'nın 145 veya 150/2. maddeleri uyarınca faile verilen cezada indirim yapılabilmesi için malın değerinin az olması kural olarak yeterli olup, suç ve cezada kanunilik ilkesi ile aleyhe kıyas ve yorum yasağı gereği, kanunda bulunmayan başka bir koşul ihdas edilemez.

Hâkim indirim oranını TCK'nın 3. maddesinde öngörüldüğü üzere “İşlenilen fiilin ağırlığıyla orantılı” olacak şekilde saptamalıdır.

TCK'nın 145 ve 150/2. maddelerinin uygulanmasında hâkime geniş bir takdir yetkisi tanınmış olup, TC Anayasası’nın 141/3, 5271 sayılı CMK'nın 34, 223, 230 ve 289. maddeleri uyarınca sözü edilen yetki kullanılırken, keyfiliğe kaçmadan, her somut olaya uygun, yasal ve yeterli gerekçe göstermek suretiyle açıklanmalı ve uygulama yapılmalıdır.

Öte yandan hâkim, TCK'nın 145 veya 150/2. maddeleriyle kendisine tanınan takdir yetkisini kullanırken, evrensel ceza hukuku prensiplerinden olan ve ceza kanunlarımızın hazırlanmasında esas alınan, kanunilik, belirlilik, orantılılık ve ölçülülük ilkeleri, kıyas ve aleyhe yorum yasağı ile mükerrer değerlendirme yasağına uygun bir değerlendirme yapmak zorundadır.

Bu açıklamalardan değer az ise, verilecek cezadan mutlaka indirim yapılmalıdır gibi bir anlam da çıkartılmamalıdır. Diğer bir anlatımla indirim yapıp yapmama hususu her somut olayda özenle değerlendirilmelidir.

Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun Dairemizce benimsenen içtihatları uyarınca; rögar kapağı, plaka, sürücü belgesi, kimlik belgesi ve bankamatik kartı gibi eşyaların hırsızlık suçuna konu olması halinde, ortaya çıkan tehlike veya bunların yeniden çıkartılması için sarf edilecek emek ve mesai vb.’de gözetilerek değer azlığı indirimi yapılmamalıdır.

Bunun gibi kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs, cinsel istismar gibi ağır suçların yağma ile birlikte işlenmesi hallerinde değer azlığı indiriminin yapılmaması hukuka, vicdana ve adalete de uygun olacaktır.

Bu açıklamalardan sonra somut olay değerlendirildiğinde, sanığın, katılana ait 50 TL değerindeki cep telefonunu darp ve tehdit etmek suretiyle aldığı anlaşılmakla, suç tarihi olan 27.01.2016 tarihi itibariyle paranın satın alma gücü ve günün ekonomik koşulları ile birlikte değerlendirildiğinde, sanığa verilen cezada değer azlığı indiriminin yapılması gerekir.

Açıklanan nedenlerle;

5237 sayılı TCK’nın 150/2. maddesiyle sanığa verilen cezadan değer azlığı nedeniyle indirim yapılması hususunun gözetilmemesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 22.06.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bozulmasınayağmamahkumiyetnitelikli

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:26:40

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim