Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2020/2229

Karar No

2021/9981

Karar Tarihi

27 Mayıs 2021

MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇLAR: Nitelikli yağma, tefecilik

HÜKÜMLER: Beraat

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:

Katılan ...’nın 06.09.2019 günü kendisine tebliğ edilen hükmü yasal süresi içinde 13.09.2019 günlü dilekçesi temyiz ettiği anlaşılmakla, tebliğnamedeki temyiz isteminin reddini isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

Katılan ...’nın temyiz isteminin sanıklar ... (İsmail ve Fatma oğlu, 1947 doğumlu), ..., ..., ..., ... hakkında nitelikli yağma ve tefecilik; katılanlar ... vekili ve maliye hazinesinin vekilinin tüm sanıklar hakkında tefecilik ve nitelikli yağma suçlarından verilen beraat hükümlerine yönelik; sanık ... vekilinin temyiz talebinin ise sanık ...’ın beraat gerekçesine yönelik olduğu anlaşılarak yapılan incelemede;

1 ) Katılan ... Hazinesi vekilinin sanıklar ... (İsmail ve Fatma oğlu, 1947 doğumlu), ..., ..., ..., ..., ... ve ... (Mehmet ve Emine oğlu, 1987 doğumlu) hakkında nitelikli yağma; katılan ... vekilinin sanıklar ... (İsmail ve Fatma oğlu, 1947 doğumlu), ..., ..., ..., ..., ... ve ... (Mehmet ve Emine oğlu, 1987 doğumlu) hakkında tefecilik; katılan ...’nın sanıklar ... (İsmail ve Fatma oğlu, 1947 doğumlu), ..., ..., ..., ... hakkında tefecilik suçundan verilen beraat hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Katılanlar ... ve ...’in tefecilik suçunun mahiyetine göre, doğrudan zarar görmesi söz konusu olmadığı ve bu nedenle söz konusu hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığı anlaşıldığından;

Katılan ...’in 15.02.2010 günlü dilekçesinde sanık ... Yıldırım hakkında şikayetinden vazgeçtiğini beyan ettiği görüldüğünden;

Yağma suçundan doğrudan zarar görme olasılığı bulunmayan katılan ... Hazinesinin, katılanlar ... ve ...’e yönelik nitelikli yağma suçundan açılan davaya müdahil olarak katılma hakkı bulunmadığından,

Katılanlar Maliye Hazinesi ve ... vekilleri ile katılan ...’nın bu yöndeki vaki temyiz istemlerinin, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,

II Sanıklar ..., ..., ... (İsmail Fatma oğlu, 1947 doğumlu), ..., ..., ... ve Sanık ... (Mehmet ve Emine oğlu 1987 doğumlu)hakkında nitelikli yağma ve sanık ... (Mehmet ve Emine oğlu 1987 doğumlu) hakkında tefecilik suçundan verilen beraat hükümlerinin temyiz incelemesinde;

5271 sayılı CMK'nın 223 (9) hükmünün uygulanması ve özellikle “Derhâl” kavramının nasıl yorumlanması gerektiği hususunda doktrin ve uygulamada iki ayrı görüşün ortaya çıktığı söylenebilir.

Birinci görüşe göre; 5271 sayılı CMK'nın 223 (9)'da yer alan “Derhâl” kavramını, “… delil takdirine girmeden beraat kararı verilebilecek”, “İşin esasına girmeden fiilin ilk bakışta suç teşkil etmediğinin anlaşılması” ya da “Kanun değişikliği ile fiilin sonradan suç olmaktan çıkartılması hâlleri”yle sınırlı kabul etmek ve maddeyi de bu kabul ışığında uygulamak gerektiğinden; dava zaman aşımı süresi dolduğu için dosyanın esasına girmeden, davayı düşürmek gerekir.

İkinci görüşe göre ise; yargılamanın geldiği aşama itibariyle ilâve bir araştırma yapılmasına ya da delil toplanmasına gerek kalmadan, verilmiş olan beraat kararı usul ve yasaya uygun bir karar olarak değerlendiriliyorsa, işbu karar dairesince onanmalıdır. Eğer dairece yapılan değerlendirmeye göre; beraat kararı hukuka ve yasaya uygun olarak kabul edilemiyorsa, diğer bir anlatımla örneğin, sanığın mahkûmiyetine karar vermek gerekiyorsa ya da eksik soruşturma söz konusuysa, o takdirde davanın zaman aşımından düşürülmesi gerekir.

İkinci görüş doktrin tarafından ağırlıklı olarak benimsenmiştir. Örneğin; Prof. Dr. C. Şahin de bu konuda, Adalet Dergisi (Yıl:2013, Sayı:45, Shf.:224/239)'nde yayımlanan “Dava Zamanaşımı Sanığın Aklanmasına Engel Olabilir mi?” başlıklı makalesinde; “...Fıkrada geçen “Derhal” sözcüğü ile, henüz yargılamanın başında olma değil, “Dosyanın mevcut durumu” ifade edilmektedir. Yani, yargılamanın geldiği aşama itibariyle dosyadaki mevcut delillere göre, “Herhangi, başka, yeni bir araştırmaya gerek olmaksızın” beraat kararı verilebilecek bir noktada, sanığın daha lehine olan beraat kararı yerine, örneğin zaman aşımı nedeniyle daha aleyhine olan düşme kararı verilmesi yasaklanmaktadır. İlgili hükmün (5271 sayılı CMK'nın 223 (9)) burada yapılmamasını istediği şey delil takdiri değil, yeni delil araştırmasıdır. İlave bir delil toplanmasına ya da araştırma yapılmasına gerek kalmadan beraat kararı verilebilecekse, dava zamanaşımı dolmuş olsa bile, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı değil, dosyanın mevcut durumu itibariyle beraat kararı vermek gerekmektedir.” diyerek ikinci görüşü benimsediğini açıkça ortaya koymuştur.

Biz de bu ve aşağıda açıklayacağımız diğer gerekçeler ışığında birinci görüşün; kanunun lafzına da, ruhuna da uygun olmadığını düşünmekteyiz.

Bilindiği üzere, 5271 sayılı CMK’nın yazılı bir gerekçesi yoktur. “Derhâl” kelimesi “Çabucak” (bkz. tdk.gov.tr internet sayfası) anlamına gelmekte olup, madde metninde; “Davanın esasına girmeden”, “Delil takdiri gerektirmeyen durumlar” ya da “Fiilin ilk bakışta

suç teşkil etmediğinin anlaşılması” ve benzeri sınırlayıcı kavramlar mevcut değildir. Bu nedenle, belirtilen hususları 5271 sayılı CMK’nın 223(9)’ncu maddesinin uygulama koşulları olarak kabul etmek mümkün değildir.

Değil mahkeme ve hâkim, gerektiğinde Cumhuriyet savcısı, kolluk amiri (Örneğin; 5271 sayılı CMK'nın 119. maddesi hükmü uyarınca yapılan aramada ...), kolluk ve hatta üçüncü kişiler (5271 sayılı CMK'nın 90. maddesi hükmü uyarınca, suçüstü halinde “Herkes” tarafından geçici olarak yakalama yapılabilir.) bile, “Delil takdiri” yapabilirken, işi bu olan hâkimin, delil takdirine giremeyeceği görüşü kabul edilemez. Mahkeme ve hâkimin, 5271 sayılı CMK'nın 223 (9). madde ve fıkrası bağlamında da delilleri serbestçe takdir edip, değerlendirmesi son derece doğaldır.

Esasen fiilin ilk bakışta suç teşkil etmediği durumlarda iddianame düzenlenemez. Düzenlenirse; bu iddianame, iadeye mahkûmdur. Her nasılsa böyle bir iddianame kabul edilmiş ise, o taktirde öncelikle beraat kararı verilmesini gerektiren bir durum söz konusudur.

Kanun değişikliği ile fiilin suç olmaktan çıkartılması durumunda da, hiç kuşkusuz derhâl beraat kararı verilmesi gerekir.

Kanaatimizce, “Derhâl” kavramı dar (yukarıda belirtilen durumlarla sınırlı) yorumlanmak yerine; İ.H.A.S. 6, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 36 ve 38. maddelerinde vurgulanan “Masumiyet Karinesi” ve “Adil Yargılanma Hakkı” ile ceza muhakemesine egemen ilkelerden olan “Lekelenmeme Hakkı” dikkate alınmak suretiyle, “Yargılamanın geldiği aşama itibariyle” diğer bir ifadeyle “İlâve bir delil toplanmasına ya da araştırma yapılmasına gerek kalmadan ...” olarak anlaşılmalı ve yorumlanmalıdır.

5271 sayılı CMK'nın 223 (9)’ncu madde ve fıkrası hükmünün uygulanabilmesi için, beraat kararının hangi nedenden dolayı verileceği önemli değildir. Yâni, beraat hükmü, söz konusu maddenin ikinci fıkrasında yer alan beş nedenden (1 Yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması, 2 Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması, 3 Yüklenen suç açısından failin kast veya taksirinin bulunmaması, 4 Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmesine rağmen olayda bir hukuka uygunluk nedeninin bulunması ve 5 Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması) herhangi birisine dayanılarak verilebilir. Önemli olan beraat kararının derhâl verilebilecek olmasıdır.

Derhâl yâni yargılamanın geldiği aşama itibariyle, başka bir ifadeyle de, ilâve bir araştırma yapılmasına ya da delil toplanmasına gerek kalmadan beraat kararı verilebiliyorsa; artık koşulları olsa bile, “durma” “Düşme” veya “ceza verilmesine yer olmadığı” kararı verilemez.

5271 sayılı CMK'nın 223. maddesinin âmir hükmü uyarınca; dava zaman aşımı süresi dolmasaydı, davanın esasına girip, işbu kararı bozmamız gerekirdi diyorsak artık; sırf yargılama dava zaman aşımı süresi içinde sonuçlandırılamadı, diye davayı düşüremeyiz, yâni sanığı lekelenmiş durumda bırakamayız

Bu açıklamalardan sonra somut olay değerlendirildiğinde;

Sanıklar ... (Mehmet ve Emine oğlu, 1987 doğumlu) yüklenen tefecilik suçu yönünden suç tarihinden inceleme tarihine kadar zamanaşımı sürelerinin dolduğu anlaşılmış ise de; kararı bozup, dava zamanaşımından düşme kararı vermek yerine, CMK'nın 223/9. maddesinin âmir hükmü uyarınca, sanıklar ... (Mehmet ve Emine oğlu, 1987 doğumlu) hakkında tefecilik suçu yönünden de usul ve yasaya uygun olan beraat kararının onanması gerekmiştir.

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, kararın dayandığı gerekçeye ve takdire göre, katılan ... hazinesi ve ... vekillerinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun ve takdire dayalı bulunan hükmün tebliğnameye kısmen uygun olarak ONANMASINA,

**III ** Sanıklar ..., ..., ... (... Fatma oğlu, 1947 doğumlu), ..., ... ve ... hakkında tefecilik suçundan verilen mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde;

Dosya içeriğine göre; sanıklara atılı tefecilik suçunun suç tarihinin 2005 öncesi olduğu gözetildiğinde sanıkların eylemine uyan ve zamanaşımı bakımından daha lehe hükümler içeren 2279 Sayılı Ödünç Para Verme İşleri Kanunun 17. maddesinde tanımlanan tefecilik suçunun, 765 sayılı TCK'nın 102/4. maddesinde öngörülen 7 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımına bağlı olduğu ve suç tarihinden incelemenin yapıldığı tarihe kadar 104/2. maddesinde belirtilen bu sürenin geçmiş bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, katılan ... hazinesi vekili ve sanık Alattin Yıldırım müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında tefecilik suçundan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 27.05.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

beraatyağmadüşmesineonanmasınareddinebozulmasınaniteliklitefecilik

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:33:55

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim