Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/8309 E.
Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın
Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.
Karar Bilgileri
5. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2025/8309
2026/4057
5 Mart 2026
5. Hukuk Dairesi 2025/8309 E. , 2026/4057 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/656 Esas, 2025/1479 Karar
KARAR : Esastan ret/ Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/283 Esas, 2023/569 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddi ile kamu düzeni gereğince yapılan inceleme sonucunda İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Ankara ili, ..., ... Mahallesi 638 04... parsel sayılı taşınmaza 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında kentsel rekreasyon alanı olarak ayrılmak suretiyle el atıldığını ileri sürerek taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın bulunduğu alana ilişkin uygulama imar planının idare mahkemesince iptal edildiğini, böylece taşınmazın plansız konuma düştüğünü ve kamuya özgülenmiş donatı alanı niteliğinde olmadığı dikkate alındığında imar planından kaynaklanan bir kullanım kısıtlılığından söz edilemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesini, davanın idari yargı mercilerinde görülmesi gerektiğinden görevsizlik nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminatının davalı idareden tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın bulunduğu alana ilişkin uygulama imar planının idare mahkemesince iptal edildiğini, böylece taşınmazın plansız konuma düştüğünü ve kamuya özgülenmiş donatı alanı niteliğinde olmadığı dikkate alındığında imar planından kaynaklanan bir kullanım kısıtlılığından söz edilemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesini, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, karar aşamasında dosyaya vekâletname sunulduğunu, davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin 12.08.2004 tarihli ve ... sayılı kararıyla onaylı 1/5000 ölçekli ... Planında "Park" alanında kaldığı, Yenimahalle Belediye Meclisinin 07.08.2006 tarihli ve ... sayılı kararıyla uygun görülen ve Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin 30.11.2006 tarihli ve ... sayılı kararıyla onaylı 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında ise "Kentsel Rekreasyon Alanı" kullanımına ayrıldığı, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin 21.11.2014 tarihli ve ... sayılı kararıyla 1/5000 ölçekli Revizyon ... Planında değişiklik yapılarak "Ticari Rekreasyon" kullanımına dönüştürüldüğü, bahse konu meclis kararının iptali istemiyle ... Şehir Plancıları Odası tarafından açılan davada, Ankara 13. İdare Mahkemesinin 21.01.2016 tarihli ve 2015/535 Esas, 2016/178 Karar sayılı kararıyla ... planı değişikliğinin iptal edildiği, bu karara yönelik temyiz incelemesinin ise Danıştay 6. Dairesinin 2016/7164 Esas, 2021/4543 Karar sayılı dosyası ile onandığı anlaşılmakta olup uyuşmazlığa konu taşınmaza ilişkin sadece 1/5000 ölçekli ... Planı değişikliğinin bulunduğu ve bunun da iptal edildiği, revizyon ... planına bağlı olarak yapılmış bir 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının bulunmadığı, bu yönüyle önceki 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının yürürlükte olduğu ve "Kentsel Rekreasyon Alanı" kullanımında bulunduğu, 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı yürürlükte olan bir taşınmazın plansız duruma düştüğünden söz edilmesine hukuken olanak bulunmadığının anlaşıldığı, yapılan keşif sonucu sunulan bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmazın boş olup üzerinde yapı ve tesis bulunmadığı bu yönüyle fiilen el atma olgusunun gerçekleşmediği bildirilmiş ise de taşınmazın paydaşları tarafından açılan ve Dairelerine intikal eden dava dosyalarında taşınmaza fiilen el atılarak yol geçirildiğinin anlaşıldığı, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü parsel sorgulama sistemi üzerinden yapılan incelemede de taşınmazın batı kısmından ... Sokağın geçirilmiş olduğu, zira Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin denetiminden geçen paydaş dosyalarında da fiilen el atmanın varlığının kabul edildiği dikkate alındığında fiilen el atma olgusunun gerçekleştiği sonucuna varıldığı, taşınmazın tapu kaydında mevcut "hisse hatası vardır" şerhi yönünden bir inceleme yapılmadığı tespit edilerek Dairelerince ilgili Tapu Müdürlüğünden şerhin dayanak belgeleri ve davacı payı yönünden bir hata olup olmadığı sorulmuş, ilgili Tapu Müdürlüğünce verilen cevaptan davacı payı yönünden evveliyatından itibaren bir hata olmadığı bildirilmiş olup, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak, dava konusu taşınmaz ile emsalin vergiye esas değerleri de kıyaslanmak suretiyle değerinin tespit edilerek davalı idareden tahsiline, dava konusu taşınmazdaki davacı payının iptali ile idare adına tesciline dair kararda, taşınmazın paydaşları tarafından açılan davada Ekim 2019 değerlendirme tarihi itibarıyla tespit edilen 1.450,00 TL/m² birim bedelin Dairelerinin 2023/2731 Esas sayılı ilâmı ile uygun bulunduğu da dikkate alındığında bir isabetsizlik görülmediği, ancak Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 28.09.2023 tarihli ve 2023/7077 Esas, 2023/8035 Karar sayılı "26.11.2022 tarihli ve 32025 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 16.11.2022 tarihli ve 7421 sayılı Vergi Usul Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a Ek 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının 04.11.1983 tarihinden sonra fiilen el atılan taşınmazlar için açılan davalarda uygulanamayacağına" dair Bölge Adliye Mahkemeleri Hukuk Daireleri arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin kararı gereğince harcın nispi olarak alınması gerektiği belirtilerek davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, harç hususu kamu düzenine ilişkin olduğundan resen dikkate alınması gerektiği gerekçesiyle düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, ayrıca dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığını, ıslah yoluyla artırılan kısım için ıslah tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini, hukuki el atma söz konusu olduğundan maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.
-
Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve istinafta ileri sürülmeyen sebeplerin temyiz aşamasında ileri sürülemeyeceği kuralına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.