Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
5. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/7785
2024/929
25 Ocak 2024
MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/1119 Esas, 2023/719 Karar
KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Gebze 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2019/263 Esas, 2022/77 Karar
Taraflar arasındaki tapu kaydının hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idareler vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idareler vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kocaeli ili, Darıca ilçesi, ... Mahallesi 268 ada 29 parsel sayılı taşınmazın 240/3329 hissesinin davacı ... adına kayıtlı olduğunu, bu taşınmazın evveliyat kayıtlarının araştırıldığını ve ... isimli kişi tarafından 09.01.2019 tarihli ve 314 yevmiye numaralı satış işleminde ve yine bu hisseye ait daha önceki tarih ve yevmiye numaraları ile yapılan satış işlemlerinde olması gereken 240/8704 hisse durumunun; davacı ... adına yapılan satış işleminde sehven 240/3329 şeklinde kaydedildiğinin görüldüğünü, Tapu Müdürlüğünce sehven yapılan bu işlemin 09.09.2019 tarihli yazı ile davacıya 18.09.2019 tarihinde tebliğ edilerek bildirildiğini, Tapu Müdürlüğünün iş bu yazısına davacı tarafından 07.10.2019 tarihli dilekçe ile cevap verildiğini ve Darıca Tapu Müdürlüğünce yapılacak olan hisse düzeltme işlemine hiçbir şekilde muvaffakat etmediğini ve her türlü kanuni haklarını saklı tutacağını resmi olarak bildirdiğini, daha sonra Darıca Tapu Müdürlüğü tarafından 09.10.2019 tarihli ve 11817 yevmiye No.lu hisse oranı hatalarının düzeltilmesi konulu yazının davacıya 16.10.2019 tarihinde tebliğ edildiğini, davacının mülkiyet hakkında büyük bir kayıp oluştuğunun ve 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince bu zarardan davalı Hazinenin sorumlu olduğunu, yapılan düzeltme sonucu tapuya tescil edilen taşınmazın değerinin ve oluşan tazminat miktarının tescil edilerek bu tarih itibari ile hesaplanarak taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın evveliyatında 240/8704 hisse ile ... adına kayıtlı iken 24.06.1997 tarihli ve 3329 yevmiye nolu işlemle hissesinin ...'ya satışının yapıldığını, fakat söz konusu satışın tapu kütüğüne işlenirken hissenin payda kısmına alım satım işlemindeki yevmiye numarasının işlendiğini, daha sonra 30.04.2022 tarihinde hissenin Nesip Kerdiğe'ye ondanda davacıya intikal ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, 260.183,88 TL'nin 17.12.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine, davalı Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idareler vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idareler vekili istinaf dilekçesinde özetle; hissedeki ilk hatalı kaydın ... adlı kişinin alım satım işleminde hisse kısmına yevmiye numarasının yazılmasıyla gerçekleştiğini, ... adlı kişinin satın almış olduğu hisse ile sattığı hisse arasındaki farkı bilebilecek ve düzeltmesini sağlayabilecek durumdayken, bu şekilde işlem yapmayıp, almış olduğu hissenin daha fazlasını satarak sebepsiz zenginleştiğini, davacının ...'dan ödemiş olduğu bedeli sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talep etmesi gerekirken, direk davalı kurum aleyhine dava açmasının iyi niyet kurallarına ve hukuka aykırı olduğunu, davanın öncelikle bu yön gözetilerek reddedilmesi gerekirken, mahkemece belirtilen hususta herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın davalı kurumu sorumlu tutmasının hukuka aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere, davacının talep edebileceği zarar belirlenirken, yerleşik Yargıtay kararı ile de sabit olduğu üzere davacının satın alma tarihinin zararın meydana geldiği tarih olarak dikkate alınması ve taşınmazın değerinin de satın alma tarihindeki niteliklerine göre belirlenmesi gerektiğini, karara esas bilirkişi raporunda emsal değerlendirmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kanuna aykırı mahkeme kararının bozularak iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 268 ada 29 parsel sayılı taşınmazın 240/8707 hissesinin 24.06.1997 tarihinde dava dışı ... tarafından dava dışı ...'ya devredildiği, ancak tapuya hisse pay kısmına satım işleminin yevmiye numarası olan 3329 numaranın eklendiği, bu husususun davalının da kabulünde olduğu, davacının bu hisseyi (240/3329) pay olarak hiç bir kısıtlama olmaksızın 2009 yılında edindiği, dolayısıyla ilk hatalı kaydın 1997 tarihli satım işleminde gerçekleştiği, tapu müdürlüğünce 09.10.2019 tarihinde resen hisse oranının 240/3329 iken 240/8704 olarak düzeltildiği, böylece davacının taşınmazdaki payının satın aldığı tarihe göre azaldığı, taşınmazın arsa niteliğinde kabul edilmesi ile bedelin emsal taşınmazlara göre tespit edilmesi ve yapılan karşılaştırma tablosu sonucu taşınmazın m² birim fiyatının 862,61 TL olarak tespit edilmesinde de isabetsizlik görülmediği, kararda esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından davalı idareler vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idareler vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idareler vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen hususları tekrar ederek ve resen belirlenecek nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi
-
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.11.2009 tarihli ve 2009/4 383 Esas, 2009/517 Karar sayılı kararında tapu işlemlerinin kadastro tespit işlemlerinden başlayarak birbirini takip eden işlemler olduğu, tapu kütüğünün oluşumu aşamasındaki kadastro işlemleri ile tapu işlemleri bir bütün oluşturduğundan bu kayıtlarda yapılan hatalardan 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi anlamında Devletin sorumlu olduğunun kabulünün gerektiği, Devletin sorumluluğunun kusursuz sorumluluk olduğu, bu işlemler nedeniyle zarar görenlerin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince zararlarının tazmini için Hazine aleyhine adlî yargıda dava açabilecekleri belirtilmiştir.
-
4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca kabul edilen Devletin sorumluluğu, tapu sicilinin önemi ve kişilerin bu sicile olan ... duygularını sağlamak bakımından aynî hakkının saptanması, herkese açık tutulmasında tekel hakkı sağlayan bir sicil olması esasına dayanmaktadır. Bu sorumluluk, asıl ve nesnel (objektif) bir sorumluluk olduğundan zarara uğrayan zararının ödetilmesini doğrudan Devletten isteyebilir.
-
4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince açılan davalarda, tapu kaydının iptali nedeniyle tapu sahibinin oluşan gerçek zararı neyse tazminatın miktarı da o kadar olmalıdır. Gerçek zarar, tapu kaydının iptali nedeniyle tapu malikinin mal varlığında meydana gelen azalmadır. Tazminat miktarı zarar verici eylem gerçekleşmemiş olsaydı zarar görenin mal varlığı ne durumda olacak idiyse aynı durumun tesis edilebileceği miktarda olmalıdır. Zarara uğrayan kişinin gerçek zararı ise tazminat miktarının belirlenmesinde esas alınacak değerlendirme tarihine göre belirlenecek olup bu tarihe göre tapusu iptal edilen taşınmazın niteliği ve değeri belirlenmelidir. Taşınmazın niteliği arazi ise net gelir metodu yöntemi ile arsa vasfında ise değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması suretiyle gerçek değer belirlenmelidir.
-
Değerlendirme
-
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Dava konusu Kocaeli ili, Darıca ilçesi, ... Mahallesi 268 ada, 29 parsel sayılı taşınmazın 240/8707 hissesinin 24.06.1997 tarihinde dava dışı ... tarafından dava dışı ...'ya devredildiği, ancak tapuya hisse pay kısmına satım işleminin yevmiye numarası olan 3329 numaranın eklendiği, davacının bu hisseyi (240/3329) pay olarak hiç bir kısıtlama olmaksızın 2009 yılında edindiği, hatalı kaydın 1997 tarihli satım işleminde gerçekleştiği, tapu müdürlüğünce 09.10.2019 tarihinde resen hisse oranının 240/3329 iken 240/8704 olarak düzeltildiği, böylece davacının taşınmazın yüzölçümünün küçülmesi nedeniyle eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır.
-
Davacının dava konusu taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesine ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı idareler vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idareler harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.01.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:28:16