Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
5. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/4305
2024/674
18 Ocak 2024
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/1068 Esas, 2021/1620 Karar
KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 11. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2018/315 Esas, 2020/242 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, Sultanbeyli ilçesi, ... Mahallesi 1418 parselde davacı müvekkillerinin murislerinin hissedar olduğunu, müvekkillerinin hissedar olduğu taşınmazın tapusunun, 26.09.2011 tarihli ve 2011/2266 sayılı Bakanlar Kurulu kararı uyarınca, dava konusu taşınmazın mahallinde yapılacak olan iyileştirme, yenileme ve dönüşüm uygulamaları kapsamında 7413 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un (7143 sayılı Kanun) Geçici 1 inci maddesi uyarınca 24.05.2018 tarihinde 4911 yevmiye numarası ile iptal edildiğini, şahıslara ait hisselerin iptal edilmesi halinde 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) acele kamulaştırmaya ilişkin hükümlerinin uygulanacağının belirtildiği ve 7143 sayılı Kanun uyarınca 24.05.2018 tarihinde 4911 yevmiye numaralı işlem ile tapularının iptal edildiğini, tapularının iptal edilmesi üzerinden uzunca bir süre geçmiş olmasına rağmen hali hazırda taraflarınca yapılmış bir tebligat bulunmadığını, hatta tapularının iptal edilmiş olduğu hususunun ilgili müdürlüklerde yapılan araştırmalar neticesinde tespit edildiğini, açıklanan nedenlerle İstanbul ili, Sultanbeyli ilçesi, Sultanbeyli Mahallesi 1418 parselde kayıtlı taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın el atılmış olduğundan el atılan taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Sultanbeyli ilçesinde mülkiyet sorununun uzun yıllardır devam ettiğini, bu sorunun çözümlenmesi amacıyla 7143 sayılı Kanun'un Geçici 1 inci maddesinin yürürlüğe girdiğini, davacıların bir kısmının dava konusu taşınmazda pay sahibi oldukları ancak herhangi bir fiili kullanımlarının olmadığının tespit edildiğini, sözü edilen madde uyarınca davacıların bir kısmına ait tapu kayıtlarının dava tarihinden önce 23.05.2018 tarihinde geçici olarak müvekkili idare uhdesine geçtiğini, 7143 sayılı Kanun'un Geçici 1 inci madde uygulaması tamamlandığında geçici olarak yapılan bu işlem karşılığında davacılara hisseleri karşılığında bedelsiz olarak yer verileceği veya yer verilememesi halinde acele kamulaştırma işlemi yapılacağını, bu nedenle kamulaştırmasız el atma fiilinden söz edilemeyeceğinden davanı reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırmasız el atma durumu olmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; fiili el atmanın gerçekleştiğini, müvekkilinin mülkiyet hakkının elinden alındığını, davalı belediyenin keyfi uygulama yaptığını, 7143 sayılı Kanun'un Anayasa'ya aykırılık iddialarının dikkate alınmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 18.05.2018 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 7143 sayılı Kanun’un geçici 1 inci maddesi kapsamında olmak üzere davalı ... tarafından idari işlemlerin başlatıldığı, davalı ... adına tescil işleminin kanun hükmünden kaynaklandığı ve geçici nitelik taşıdığı, kanun koyucunun anılan madde ile bölgedeki mülkiyet probleminin çözüme kavuşturulmasını amaçladığı, ilgili maddenin uygulanması ile görevlendirilen belediyenin belirlediği şeklinde uygulama çalışmalarının devam ettiği, bu çalışmaların sadece davacının hissesinin bulunduğu taşınmazları kapsamayıp, çok sayıda taşınmazı içerdiği, taşınmazlara fiilen veya hukuken el atılmadığı gibi, dava tarihi itibarıyla makul süre içinde bahsi geçen madde uyarınca işlem tesis edilmediğinden bahsedilemeyeceği, süreç içinde davalı belediyenin tüm işlemlerine karşı yargı yoluna başvurulabileceğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçelerinde ileri sürdükleri sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemişlerdir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu, 370 ve 371 inci maddeleri.
-
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”
-
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir.
-
7143 sayılı Kanun'un geçici 1 inci maddesi
-
Değerlendirme
-
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
7143 sayılı Kanun gereği davalı belediyeye devredilen ve tapu kayıtlarında devir sebebi "resen kamulaştırmasız el atma" olarak gösterilen dava konusu taşınmazlarda davacının devri öncesinde hangi parselde, ne kadar alanda, hangi oranda payı bulunduğu tespit edilerek, davacının paylarının belirtilen kanun kapsamında idareye geçtiğinin sabit olması halinde dava konusu taşınmazların kadastrosu yapıldı ise kadastro tutanakları ilgili kadastro müdürlüğünden istendikten, kadastro sonrası tescile dair tapu kayıtları ilgili tapu müdürlüğünden getirtildikten, davacıya bu işlemler kapsamında tapu verilip verilmediği ve davacının yapılan kadastro işlemlerine karşı kadastro tespitine itiraz davası açıp açmadığı araştırıldıktan, adı geçen Kanun'un uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirleyen belediye meclisi veya belediye encümeni kararı imar uygulaması belgeleri (davacı payına ilişkin varsa şuyulandırma cetvelleri) getirtildikten, sonra davacıya yer verildiyse yer verilirken davacı payından düzenleme ortaklık payı altında kesinti yapılıp yapılmadığı, pay verilen taşınmazın imardaki durumu, kamuya tahsislenip tahsislenmediği sorulup ilgili belgeler temin edilip, ayrıca davacı tarafından açılmış kadastro tespitine itiraz davası varsa akıbeti araştırılıp,dava konusu taşınmazın Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından kamulaştırıldığı da iddia edildiğinden, davacı hisseleri bakımından usulüne uygun ve kesinleşmiş bir kamulaştırma işlemi yapılıp yapılmadığı da araştırılıp yargılamanın geçirdiği sürede gözetilerek, kamulaştırmasız el atma olgusu tartışılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
-
Davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüne, temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
-
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:29:27