Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

5. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/7601

Karar No

2024/605

Karar Tarihi

17 Ocak 2024

MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/1100 Esas, 2023/1344 Karar

KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Çorum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2020/191 Esas, 2022/431 Karar

Taraflar arasındaki taşınmazın tapuda sahte vekaletname ile işlem yapılması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı Hazine vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'a ait olan Çorum ili, Merkez ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 586 ada 194 parsel sayılı taşınmazın düzenlenen sahte kimlik ve bu sahte kimliğe dayanılarak düzenlenen sahte vekaletname ile önce 07.03.2008 tarihinde ...'a satıldığını, sonra da bu şahıs tarafından 24.03.2008 tarihinde ... ve ... kardeşlere satıldığını, Çorum ili, Merkez ilçesi, ... Mahallesi'nde bulunan 3677 ada 207 ve 208 parsel sayılı taşınmazların ise yine aynı sahte kimlik ve sahte vekaletname ile yine önce 07.03.2008 tarihinde ...'a satıldığını, sonra da bu şahıs tarafından 24.03.2008 tarihinde ...’e satıldığını, bunu öğrenen davacının ismi geçen şahıslara karşı taşınmazlarını geri almak için Çorum 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/198 Esas sayılı dosyası ile Tapu İptali ve Tescil Davası açtığını ancak ilk el alıcısı davalı ...'a yapılan satışın yolsuz tescil olduğu kabul edilerek, sonraki alıcıların ise kötüniyetli oldukları ispat edilemediğinden bahisle davanın reddine karar verilerek Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1.Hukuk Dairesinin 2020/364 Esas, 2020/751Karar sayılı kararı ile istinaf talebi esastan reddedilerek 08.09.2020 tarihinde karar kesinleştiğini, taşınmazların satış işlemlerini gerçekleştiren ve yolsuz tescile sebebiyet veren Tapu Müdürlüğü ve söz konusu vekâletnameyi hazırlayan Noterliğin müvekkilinin zarara uğramasında kusursuz sorumlu olduklarını; vekâletnamenin sahteliğinin bilirkişi raporları ve kesinleşmiş mahkeme kararları ile sabit olduğunu belirterek meydana gelen zararın davalılardan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

  1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresi içerisinde açılmadığını, davanın zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığından reddinin gerektiğini, dava konusu olayın vuku bulmasında idarenin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, söz konusu olaya bakıldığında sanıldığı gibi usulsüz bir işlem var ise bu tapu sicilinin tutulmasından değil sicilin düzenlenmesinde etken olan sahte kimlik kaydından ve sahte vekaletnameden kaynaklandığını, dava konusu olaya bakıldığında sahte kimlik ve sahte vekaletname düzenlemek suretiyle üçüncü bir kişinin veya kişilerin hukuka aykırı eyleminin bulunduğu ve böylece illiyet bağının kesildiğini, sahte vekaletname ile gerçekleştirilen satış nedeniyle Tapu Müdürlüğünün hukuka aykırı eylem ve işlemleri ile doğan zarar arasında nedensellik bağının tapudaki işlemin sahtecilik yoluyla elde edildiği ve tescilin yolsuz olarak gerçekleşmesinden dolayı 3. kişilerin ağır kusurunun bulunduğunun ortaya çıkması nedeniyle illiyet bağının kesilmesinden dolayı davalı Hazine hakkında açılan davanın reddi gerektiğini, tüm bu nedenlerden dolayı haklarını saklı tutarak açılan davanın reddiyle yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

  2. Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; açılan davaya konu olan işlemde kullanılan vekaletnamenin İskilip Noterliğinin15.08.2007 tarihli ve 3345 yevmiye nolu vekaletnamesi olduğunu, işbu vekâletnamenin tapu kayıt maliki olarak gözüken ...’ın başvurusu üzerine düzenlendiğini, başvuru esnasında kullanılan kimlik belgesi, gerçek ve nüfus müdürlüğü tarafından düzenlendiğini, sahteliği anlaşılamayacak nitelikte ancak içerdiği bilgiler ile üzerinde bulunan fotoğrafın gerçeği yansıtmadığını, davacı yanın müvekkilden talep ettiği bedelin, geçersiz vekaletnameye istinaden maliki bulunduğu taşınmazların 3.kişilere satılması nedeniyle mahrum kaldığı taşınmazların bedeli ile yargılama gideri talebinden ibaret olduğu anlaşıldığını, tapuda yapılan işlem esnasında alım satın işlemi yapılan taşınmazlar ile ilgili taraflarca belirlenen alım satım değeri belli olduğunu, ayrıca mahkeme tarafından belirlenecek arsa bedellerinin, taşınmazın imar durumu, su, elektrik ve altyapı durumu ile şehir merkezine mesafesi dikkate alınarak belirlenmek durumunda olduğunu, tüm bu nedenlerden dolayı haksız ve mesnetsiz davanın reddi ile yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın davalı ... ve davalı Hazine yönünden kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

  1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın bedelinin düşük belirlendiğini, hükme esas rapordaki verilerin hatalı olduğunu, gününümüz enflasyon oranı ile dava konusu taşınmaza belirlenen değerin, gerçek değerinin çok altında olduğunu, bu sebeplerle dava konusu arsaların hükme en yakın tarihteki rayiç bedelleri üzeriden değerleme yapılmak üzere bilirkişiden ek rapor aldırılması gerektiğini, ancak taleplerinin reddedildiğini ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.

  2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; meydana gelen zararda kendilerine izafe edilecek herhangi bir kusurun bulunmadığını, Çorum Ağır Ceza Mahkemesinin sonucunun beklenilmesi gerektiğini, alacak iddiası zamanaşımına uğradıktan sonra dava ikame edildiğini, davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.

  3. Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, meydana gelen zarar ile tapu müdürlüğündeki işlem arasında herhangi bir illiyet bağının bulunmadığını, sahte kimlik ve sahte vekaletname düzenlemek suretiyle üçüncü bir kişinin hukuka aykırı eyleminin bulunduğunu ve illiyet bağının kesildiğini ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının kimlik bilgileri kullanılarak sahte kimlik düzenlendiği, bahse konu vekaletnamenin sahte kimlik esas alınarak hazırlandığı, davaya konu taşınmazların satışının bu vekaletname ile gerçekleştirildiği, davacının tapu kayıt maliklerine karşı açmış olduğu tapu iptal tescil davasının mahkemece 3. kişilerin tapu kaydına güvenerek davaya konu taşınmazları satın aldığı gerekçesiyle reddine karar verilerek, ilgili kararın 08.09.2020 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla somut olayda davalı ... ve davalı Hazine yönünden 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi koşullarının oluştuğundan davanın kabulüne dair verilen kararda hukuka aykırılık bulunmadığından taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

  1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

  2. Davalı ... temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

  3. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

  3. 4721 sayılı Kanun’un “Sorumluluk” başlıklı 1007 nci maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet sorumludur.”

  1. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.11.2009 tarihli ve 2009/4 383 Esas, 2009/517 Karar sayılı ilâmında tapu işlemlerinin kadastro tespit işlemlerinden başlayarak birbirini takip eden işlemler olduğu, tapu kütüğünün oluşumu aşamasındaki kadastro işlemleri ile tapu işlemleri bir bütün oluşturduğundan bu kayıtlarda yapılan hatalardan 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi anlamında Devletin sorumlu olduğunun kabulünün gerektiği, Devletin sorumluluğunun kusursuz sorumluluk olduğu, bu işlemler nedeniyle zarar görenlerin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince zararlarının tazmini için Hazine aleyhine adlî yargıda dava açabilecekleri belirtilmiştir.

  2. 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca kabul edilen Devletin sorumluluğu, tapu sicilinin önemi ve kişilerin bu sicile olan güven duygularını sağlamak bakımından aynî hakkının saptanması, herkese açık tutulmasında tekel hakkı sağlayan bir sicil olması esasına dayanmaktadır. Bu sorumluluk, asıl ve nesnel (objektif) bir sorumluluk olduğundan zarara uğrayan zararının ödetilmesini doğrudan Devletten isteyebilir.

  3. 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince açılan davalarda, tapu kaydının iptali nedeniyle tapu sahibinin oluşan gerçek zararı neyse tazminatın miktarı da o kadar olmalıdır. Gerçek zarar, tapu kaydının iptali nedeniyle tapu malikinin mal varlığında meydana gelen azalmadır. Tazminat miktarı zarar verici eylem gerçekleşmemiş olsaydı zarar görenin mal varlığı ne durumda olacak idiyse aynı durumun tesis edilebileceği miktarda olmalıdır. Zarara uğrayan kişinin gerçek zararı ise tazminat miktarının belirlenmesinde esas alınacak değerlendirme tarihine göre belirlenecek olup bu tarihe göre tapusu iptal edilen taşınmazın niteliği ve değeri belirlenmelidir. Taşınmazın niteliği arazi ise net gelir metodu yöntemi ile arsa vasfında ise değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması suretiyle gerçek değer belirlenmelidir.

  4. Değerlendirme

  5. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  6. Dosyada bulunan bilgi ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre davacı ...'ın kimlik bilgileri kullanılarak sahte kimlik düzenlenmek suretiyle davaya konu satış işlemlerinin gerçekleştiğinin sabit olduğu, dava dışı 3. Kişilerin tapu kaydına güvenerek davaya konu taşınmazı satın aldığı, davacının tapu kayıt maliklerine karşı açmış olduğu tapu iptal tescil davasının mahkemece reddine karar verilerek kararın 08.09.2020 tarihinde kesinleştiği ve eldeki davanın13.10.2020 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.

  7. Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazın emsal karşılaştırması yapılarak belirlenen gerçek bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalı Hazine ve davalı ...'den tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

  8. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı taraftan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, istek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davalı ...'e iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:29:42

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim