Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
5. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/12472
2024/4033
2 Nisan 2024
MAHKEMESİ: Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/3520 Esas, 2023/77 Karar
DAVA TARİHİ: 17.12.2019
KARAR: Esastan ret/ Yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ: Konya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2022/107 Esas, 2022/402 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların davacı idare vekili yönünden esastan reddine, davalı vekili yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,
Elektronik Tebligat Yönetmeliğinin 9 uncu maddesinin beşinci fıkrasında “Elektronik yolla tebligat, idareleri, kamu iktisadi teşebbüslerini veya sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait diğer ortaklıkları; adli ve idari yargı mercileri, icra müdürlükleri veya hakemler nezdinde vekil sıfatıyla temsile yetkili olan kişilerin bağlı bulunduğu birime yapılır. Temsile yetkili olan kişilerin ayrı bir elektronik tebligat adresinin bulunması bu kuralın uygulanmasına engel olmaz” hükmünü ihtiva etmekte olup, davalı kurumun 20.02.2019 tarihinden itibaren elektronik tebligat adresinin bulunmasına rağmen, gerekçeli kararın tebliğinin, vekilin e tebligat adresine yapılmış olması nedeniyle, davacı idare vekilinin ve davalı vekilinin katılma yoluyla temyiz istemleri süresinde kabul edilmiştir.
Taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Konya ili,...köyü 42686 ada 6 parsel (ifraz ile 42686 ada 13) ve 566 parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; idarece taşınmazların değerlerinin altında teklif yapıldığını, kalan kısımdan yararlanma olanağının bulunmadığını, benzer taşınmazların m² birimlerinin ilgili kurumlardan istenilmesini talep ettiklerini, belirlenecek bedele faiz uygulanması gerektiğini beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespitine, bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazların davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
-
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; objektif unsurlar yönünden hatalı değerlendirme yapıldığını, yasal faizin hatalı belirlendiğini, kapitalizasyon faiz oranını kabul etmediklerini, kapitalizasyon faiz oranı ile objektif değer artışı oranlarının aynı gerekçelerle belirlendiği, net gelir hesabının hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
-
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; depo karının süresinde yerine getirilmediğini, taşınmazların arsa vasfında kabul edilmesi gerektiğini, komşu taşınmazlarda sulu tarım yapıldığının kabul edilmiş olduğunu, mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu taşınmazların Dairelerince de "kuru tarım arazisi" olarak kabul edildiğini, kapitalizasyon faizinin %5 olarak alınmasının doğru olduğunu, davaya konu taşınmazlara komşu parsel niteliğinde bulunan...Mahallesi 42655 ada 8 parsel sayılı taşınmazın Dairemizin Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2021/10569 Esas, 2022/7878 Karar sayılı bozma ilamına konu 2020/1520 Esas, 2021/840 Kara sayılı dosyasında 2019 yılı için sulu arazide belirlenen %230 oranında objektif değer artışı da uygulanmış haliyle birim değeri 48,15 TL/m² olmakla; işbu dava dosyasında 2019 yılında açılan davaya konu kuru tarım arazisi niteliğindeki taşınmazlara, yakın konumda bulunan ve sulu tarım arazisi niteliğindeki ...Mahallesi 42655 ada 8 parsel sayılı taşınmaza 2019 yılı için biçilen değer dikkate alınarak bir hesaplama yapıldığında, davaya konu taşınmazlara % 620,80 oranında objektif değer artışı uygulanması halinde davaya konu kuru tarım arazisi niteliğindeki...mahallesi 566 parsel ile 42686 ada 13 parsel sayılı taşınmazlarla davaya konu taşınmazlara yakın konumda bulunan sulu tarım arazisi niteliğindeki...Mahallesi 42655 ada 8 parsel sayılı taşınmazın m² birim değerlerinin eşitleneceği/aynı olacağı değerlendirildiğinden, kamulaştırmadan arta kalan 5.421,23 m²lik kısım yönünden %10 oranında değer kaybı uygulanması yerinde görülerek, davaya konu taşınmazların çıplak değeri 6,68 TL/m² kabul edilerek, davaya konu taşınmazlar için % 620,80 oranında objektif değer artışı uygulanması suretiyle m² birim bedeli sonuç itibarıyla 48,15TL olarak kabul edilerek, davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; temyiz dilekçesi verilirken sistem üzerinden hata yapıldığını, süresinde temyiz dilekçesinin verildiğini, kapitalizasyon faiz oranının yanlış belirlendiğini, kamulaştırmadan arta kalan alanda değer artışı olacağını, objektif değer artışı oranının yüksek belirlendiğini, net gelir hesabının hatalı yapıldığını, lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece bedelin depo edilmesi için verilen sürelerin doğru olduğunu, taşınmazların arsa niteliğinde olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, tarım arazisi olarak da bedelin düşük belirlendiğini, davalı idarenin dosya ile alakası olmayan temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesini, davacı idarenin temyiz dilekçesinin kabulü halinde de katılma yoluyla temyiz başvurularının kabul edilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
2942 sayılı Kanun'un 10 uncu, 11 inci ve 12 inci maddeleri.
-
Değerlendirme
-
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Arazi niteliğindeki taşınmazlara 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi doğru olduğu gibi, ifraz sonrası kamulaştırmadan arta kalan 42686 ada 14 parsel sayılı taşınmaz da %10 oranında değer düşüklüğü oluştuğunun kabulünde de bir isabetsizlik görülmemiştir.
-
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı göz önüne alındığında davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi doğrudur.
-
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin tüm, davacı idare vekilinin ise aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
-
Dava konusu taşınmazların tescili talep edildiği halde, terkinlerine karar verilmesi hatalıdır.
-
Dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgeden Dairemize intikal eden dosyalar, taşınmazların konumu ve bilirkişi raporunda yazılı özelliklerine göre %230 oranında objektif değer artış oranı uygulanması kabulü gerekirken, yasal olmayan gerekçelerle objektif değer artış oranının % 620,80 olarak kabulü ile sonuç itibarıyla fazla bedele hükmedilmesi hatalı olup kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı vekilinin tüm, davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
- Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:18:35