Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
5. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/8429
2024/3045
12 Mart 2024
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/277 Esas, 2023/1721 Karar
KARAR: Esastan ret/Yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ: Şereflikoçhisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2020/710 Esas, 2021/353 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın tapudan yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Aksaray ili, Sarıyahşi ilçesi, ... Mahallesi 3881 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı, usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile işbu bedele davanın dört ay içinde sonuçlandırılmadığı gözetilerek bu sürenin bitim tarihi olan 29.03.2021 tarihinden karar tarihi olan 13.10.2021 tarihine kadar yasal faiz işletilerek işlemiş faiziyle birlikte derhal davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline, tapudan yol olarak terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
-
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; üzerinde ve yakınında herhangi bir sulama kaynağı tespit edilmemesine rağmen dava konusu taşınmazın sulu tarım arazisi olarak değerlendirilmesinin hakkaniyetle bağdaşmadığını, % 4 olarak uygulanan kapitalizasyon faiz oranının yerinde olmadığını, objektif değer artışı uygulamasının yerinde olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
-
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, resmi verilere dayanılmaksızın hazırlandığını, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının karşılanmadığını, % 10 olarak uygulanan objektif değer artışı oranının düşük olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; aynı yer ve aynı kamulaştırma kapsamında denetiminden geçen dosyalarda sulu tarım arazilerinde, aynı değerlendirme tarihi (2020 yılı) itibarıyla getirtilen resmi verilere göre buğdayın ortalama kg satış fiyatının 1,80 TL, samanın 0,30 TL, bostanın ise 1,30 TL olduğu halde bilirkişilerce daha yüksek alındığı ve bu bölgeden denetiminden geçen dosyalarda aynı nitelikteki taşınmazlara değer biçmeye esas alınan münavebe ürünlerin dekara veriminin buğday ürünü yönünden 500 kg, saman yönünden 400 kg, bostan ürünü yönünden 2000 kg esas alınması uygun görüldüğünden, yakın bölge verilerinin de Dairece getirtilip incelenmesi sonucunda, dava konusu taşınmaz yönünden de yukarıda belirtilen verim değerleri esas alınıp, kg satış fiyatlarının ve rapordaki dekar başına üretim giderlerinin buğday için 478,59 TL ve bostan için 832,07 TL alınarak kamulaştırma bedelinin hesaplanması için önceki bilirkişi heyetinden ek rapor alındığı, toplam kamulaştırma bedelinin 301.814,33 TL olarak tespit edildiği, tespit olunan fark kamulaştırma bedelinin davacı idarece depo edildiği gerekçesiyle, davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
-
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; bir taşınmaza ekilen ürün münavebesinin, ekilen ürünlerin yıllık verim ve masraflarının her yıl değiştiğini, bu nedenle dosyaların tamamında aynı verim değerlerinin kullanılmasının kanuna aykırı olduğunu, 2942 sayılı Kanun'un 15 inci maddesine göre dava tarihindeki İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün resmi verileri dikkate alınarak kamulaştırma bedelinin tespit edilmesi gerektiğini, taşınmazın üzerinde ve yakınında herhangi bir sulama kaynağı bulunmamasına rağmen sulu tarım arazisi olarak kabul edilmesinin hakkaniyetle bağdaşmadığını, % 4 olarak uygulanan kapitalizasyon faiz oranının hatalı olduğunu, objektif değer artışı uygulamasının yerinde olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
-
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hesaplamaya esas alınan verilerin, İl ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü resmi verilerinin çok altında kaldığını, tespit olunan kamulaştırma bedelinin çok düşük olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi.
-
Değerlendirme
-
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri esas alınarak değer biçilmesi yöntem itibarıyla doğrudur.
-
Dairemiz yerleşik uygulamasına göre; özel ve dikkate alınması gereken haklı bir neden bulunmadıkça tarım arazilerinin olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden bilimsel yöntemle yapılacak değerlendirmede münavebeye alınacak ürünler için 2942 sayılı Kanun'un 15 inci maddesinin son fıkrasındaki düzenleme uyarınca, kamulaştırma belgelerinin mahkemeye verildiği gün itibarıyla dekar başına elde edilecek ortalama verime, üretim giderine ve toptan satış fiyatına ilişkin olarak ciddi istatistiki bilgilere dayalı olduğu bilinen o yerdeki Tarım ve Orman İlçe Müdürlüğü verilerinin esas alınması gerekmektedir.
-
Buna göre; arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza net gelir yöntemine göre değer tespitinde 2020 yılı Sarıyahşi İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerinin dikkate alınması gerekirken, bu husus göz ardı edilerek hangi verilere dayanıldığı ayrıca ve açıkça belirtilmeden, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerinden ayrılmayı gerektiren nedenler varsa bunlar açıklanmadan, denetime imkan vermeyecek şekilde soyut ifadelerle hazırlanan bilirkişi ek raporunun hükme esas alınmış olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
-
Mahallinde yapılan keşif gözleminde, dava konusu taşınmazın sulu tarla vasfındayken bir kısmının yol içerisinde diğer kısmının yol kenarında kaldığı belirtilmiş ve Mahkemece de taşınmazın sulu tarım arazisi olduğu kabul edilmiş ise de nereden ve ne şekilde sulandığı, sulama kaynağı, yapılan sulamanın taşınmazın tamamını sulamaya yeterli olup olmadığı açıklanmadan, gerekirse yeniden yapılacak keşifte taşınmazın sulu olup olmadığı hususunda tanık ve mahallinde bilirkişiler de dinlenerek yeniden alınacak rapor uyarınca karar verilmesi gerektiği düşünülmeden, eksik inceleme ve soyut ifadelerle taşınmazın sulu arazi olarak kabulü doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:20:37