Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

5. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/7742

Karar No

2024/1985

Karar Tarihi

21 Şubat 2024

MAHKEMESİ: Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/2240 Esas, 2023/1389 Karar

KARAR: Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar

İLK DERECE MAHKEMESİ: Başkale Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2021/1069 Esas, 2022/292 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü;

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeye davalara ilişkin nihai kararlar. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması halinde anılan Kanun'un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinici fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Mahkemece davacı lehine hükmedilen ecrimisil bedeli Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kalmaktadır.

Bu nedenle; davacı lehine hükmedilen ecrimisil bedeli yönünden davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibarıyla reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalı idare vekilinin kamulaştırmasız el atmaya dayanan tazminat davası için gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Van ili, Başkale ilçesi, ... Mahallesi, 273 ada 2 parsel, 276 ada 48 ve 63 parsel sayılı taşınmazların davalı idare tarafından dere ıslahı çalışması yapılmaması nedeniyle sazlık haline geldiğini, bu nedenle kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan bedeli için şimdilik 5,00 TL ve dava tarihinden itibaren geriye dönük 5 yıllık ecrimisil bedeli için ise şimdilik 30,00 TL nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davanın haksız olduğunu, kamulaştırmasız el atmanın söz konusu olmadığını, dava konusu taşınmazlara bir müdahalenin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın taleple bağlı kalınarak kabulüne ve kamulaştırmasız el atılan taşınmazların bedelinin tespiti ile davalı idareden tahsiline ve dava konusu taşınmazların tapu kaydının iptali ile davalı idare adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan karar verildiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, kamulaştırmasız el atma koşullarının gerçekleşmediğini, taşınmazın dere yatağı haline gelmesinde kusurlarının olmadığını, husumetin Maliye Hazinesi ya da Kadastro Genel Müdürlüğünde olduğunu, idari yargının görevli olduğunu, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, bedelin yüksek belirlendiğini, ecrimisile hükmedilmemesi gerektiğini ve hükmedilecekse en fazla 5 yıl için verilebileceğini, ıslah edilen kısma ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sulu tarım arazisi olduğu anlaşılan dava konusu taşınmazlara o yörede mutad olarak ekilen münavebe ürünleri esas alınarak olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden bilimsel yolla değer biçilmesinde, kapitalizasyon faiz oranının %4 olarak alınmasında, dava konusu taşınmazların konumu ve özelikleri dikkate alındığında %15 objektif değer artışı uygulanmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanun'un (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca; o yörede mutad olarak ekilen münavebeli ürünleri ve münavebeye alınan ürünlerin dekar başına verim miktarları İl/İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünden, değerlendirme tarihi olan 2021 yılı dekar başına üretim masrafları ile hasat dönemindeki ortalama toptan kg satış fiyatlarının da ilgili resmi kuruluşlardan sorularak dava konusu taşınmazlara dava tarihi olan 2021 yılı verileri esas alınmak suretiyle değer biçilmesi gerekirken, Tarım ve Orman Müdürlüğünden gelen TÜİK 2020 yılı verileri alınmak suretiyle yapılan hesaplamada, taşınmazın net gelirine TÜİE endeks oranları uygulanarak değer biçen bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulması, dava konusu taşınmazın dere yatağı haline gelen kısmının tapudan terkin edilmesi gerekirken davalı adına tescil edilmesi, ecrimisil bedeline her bir dönem sonundan itibaren faiz işletilmesine karar verildiği halde, infazda tereddüt yaratacak şekilde dönem sonu tarihini ve her dönem için kabul edilen ecrimisil miktarının açıkça gösterilmemesi, kararın kesinleşmesi beklenmeksizin tescil işlemleri için tapu müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmesi, hükme esas alınan ve kararın eki sayılan fen bilirkişi raporunun 31.12.2021 tarihli olmasına rağmen, kararda sehven farklı tarih yazılmak suretiyle infazda tereddüte neden olunması, davacının kamulaştırmasız el atma tazminatı ve ecrimisil talebinden başka, taşınmazın bütünlüğünün bozulması nedeniyle değer düşüklüğü tazminatı talebinin de bulunmasına rağmen, bu talep hakkında olumlu ya da olumsuz karar tesis edilmemesi, doğru görülmemiş ve Bölge Adliye Mahkemesince dava konusu taşınmaza dava tarihi olan 2021 yılı verileri esas alınmak suretiyle değer biçilmesi için bilirkişi heyetinden ek rapor alınmıştır. 06.04.2023 hakim havale tarihli ek raporda m2 birim fiyatının 17,90 TL olarak hesaplandığı görülmüş, rapor usul ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığından taraf vekillerinin itirazları reddedilerek Dairemizce hükme esas alınması gerektiği kanaatine varılmıştır. Bu nedenle 2021 yılı verileri doğrultusunda alınan raporda 273 ada 2 parsel için 42.428,55 TL kamulaştırmasız el atma ve 5.786,06 TL ecrimisil bedeli, 276 ada 63 parsel için 117.872,77 TL kamulaştırmasız el atma ve 16.074,54 TL ecrimisil bedeli, 276 ada 48 parsel için 131.887,13 TL kamulaştırmasız el atma ve 17.985,70 TL ecrimisil bedeli belirlenmiş ise de taleple bağlı kalınarak karar verilmesi gerektiğinden İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili hususundadır.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

  3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... Usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”

  4. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... Usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66 ncı maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir.

  5. 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesi.

  6. Değerlendirme

  7. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  8. Arazi niteliğindeki Van ili, Başkale ilçesi, ... Mahallesi, 273 ada 2 parsel, 276 ada 48 ve 63 parsel sayılı taşınmazlara net gelir metodu uygulanarak değer biçilmesi uygun görülmüştür.

  9. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

A.Davalı İdare Vekilinin Ecrimisil Talebine İlişkin Temyiz Yönünden;

Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,

B.Davalı İdare Vekilinin Tazminat Talebine İlişkin Temyiz Yönünden;

Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi karının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizvı.kararımahkemesionanmasınareddinederece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:23:12

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim