Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
5. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/9093
2024/1887
20 Şubat 2024
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2022/140 Esas, 2023/370 Karar (Birleştirilen Ankara 7. Asliye
KARAR: Kısmen kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kesinleşen orman tahdit sınırları içerisinde bırakılan taşınmazlar nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davalar hakkında verilen kararın yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın dahili davalı Hazine yönünden kabulüne, davalı ... yönünden ise pasif husumet yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı dahili davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili asıl ve birleştirilen dava dilekçelerinde; Ankara ili, Altındağ ilçesi, ... Mahallesi eski 535 (yeni 153 ada 1) parsel sayılı taşınmazda müvekkillerinin hisse sahibi olduğunu, taşınmazların Payamlı Devlet Ormanı kapsamında kaldığını ve davalı idare tarafından ağaçlandırma da yapılmak suretiyle fiilen el atıldığından taşınmazların bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
-
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın esasına girilmeden husumet yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, mahkeme aksi kanaatte ise davanın Hazineye ihbar edilmesini, davanın hak düşürücü süre geçtiğinden reddini, dava konusu taşınmaza ait orman kadastrosuna ait tüm belgelerin dosya arasına alınması gerektiğini ileri sürmüştür.
-
Dahili Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; ...'nün sorumlu olduğunu, husumetin bu idareye yöneltilmesi gerektiğini, hak düşürücü sürenin ve zamanaşımı süresinin geçtiğini, yapılan orman kadastrosu işlemine karşı bir itirazda bulunmadıklarını, bu sebeple 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesine dayalı tazminat davası açamayacaklarını, belirtilen davanın şartlarının gerçekleşmediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 24.09.2020 tarihli ve 2019/78 Esas, 2020/466 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 30.04.2021 tarihli ve 2020/1351 Esas, 2021/991 Karar sayılı kararı ile davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; Bölge Adliye Mahkemesinin esastan ret kararı kaldırılarak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 33 üncü maddesi gereğince; maddi olayları ileri sürmenin taraflara, hukukî nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemenin hâkime ait olduğunu, dosyadaki bilgi ve belgelere göre dava, taşınmazların kesinleşen orman tahdit sınırı içinde kalması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin olup açılacak davalarda zarardan Hazinenin sorumlu olması gerektiğinden davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğundan reddi ile, Hazinenin davaya dahil edilmesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak davanın dahili davalı Hazine yönünden kabulüne, davalı ... yönünden ise pasif husumet yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde dahili davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Dahili davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; ...'nün sorumlu olduğunu, husumetin bu idareye yöneltilmesi gerektiğini, hak düşürücü sürenin ve zamanaşımı süresinin geçtiğini, yapılan orman kadastrosu işlemine karşı bir itirazda bulunmadıklarını, bu sebeple 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesine dayalı tazminat davası açamayacaklarını, belirtilen davanın şartlarının gerçekleşmediğini, taşınmazın arsa vasfında olduğunun kabulü ile değer biçilmesinin hatalı olduğunu, ıslah dilekçesindeki bedele ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi.
-
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.11.2009 tarihli ve 2009/4 383 Esas, 2009/517 Karar sayılı kararında tapu işlemlerinin kadastro tespit işlemlerinden başlayarak birbirini takip eden işlemler olduğu, tapu kütüğünün oluşumu aşamasındaki kadastro işlemleri ile tapu işlemleri bir bütün oluşturduğundan bu kayıtlarda yapılan hatalardan 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi anlamında Devletin sorumlu olduğunun kabulünün gerektiği, Devletin sorumluluğunun kusursuz sorumluluk olduğu, bu işlemler nedeniyle zarar görenlerin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince zararlarının tazmini için Hazine aleyhine adlî yargıda dava açabilecekleri belirtilmiştir.
-
4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca kabul edilen Devletin sorumluluğu, tapu sicilinin önemi ve kişilerin bu sicile olan ... duygularını sağlamak bakımından aynî hakkının saptanması, herkese açık tutulmasında tekel hakkı sağlayan bir sicil olması esasına dayanmaktadır. Bu sorumluluk, asıl ve nesnel (objektif) bir sorumluluk olduğundan zarara uğrayan zararının ödetilmesini doğrudan Devletten isteyebilir.
-
4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince açılan davalarda, tapu kaydının iptali nedeniyle tapu sahibinin oluşan gerçek zararı neyse tazminatın miktarı da o kadar olmalıdır. Gerçek zarar, tapu kaydının iptali nedeniyle tapu malikinin mal varlığında meydana gelen azalmadır. Tazminat miktarı zarar verici eylem gerçekleşmemiş olsaydı zarar görenin mal varlığı ne durumda olacak idiyse aynı durumun tesis edilebileceği miktarda olmalıdır. Zarara uğrayan kişinin gerçek zararı ise tazminat miktarının belirlenmesinde esas alınacak değerlendirme tarihine göre belirlenecek olup bu tarihe göre tapusu iptal edilen taşınmazın niteliği ve değeri belirlenmelidir. Taşınmazın niteliği arazi ise net gelir metodu yöntemi ile arsa vasfında ise değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması suretiyle gerçek değer belirlenmelidir.
-
Değerlendirme
-
Temyiz olunan nihaî kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
-
Davaya konu Ankara ili, Altındağ içesi, ... Mahallesi, eski 535 (yeni 153 ada 1 ) parsel sayılı taşınmazın 8400,73 m² yüzölçümlü ve bağ vasfı ile davacılar adına hisseleri oranında kayıtlı olduğu, 1991 yılında başlayan 1994 yılında tamamlanan ve1994 yılında kesinleşen 82 nolu Orman Kadastro Komisyonu çalışmaları kapsamında Payamlı Tepe Devlet Ormanı sınırları içinde kaldığı, ancak kesinleşen tahdidin tapuya işlenmediği, 1957,1971,1976 ve 1988 yıllarına ait hava fotoğraflarına göre taşınmazın tarımsal faaliyet yapılmamış boş arazi görünümünde olduğu, 1994 yılına ait 1/25.000 ölçekli plana göre özel işaretli orman olan yeşile boyalı ağaçlandırma sahasında kaldığı, teknik bilirkişi raporuna göre kesinleşen orman kadastro sınırına göre taşınmazın Payamlı Tepe Devlet Ormanı sınırları içinde kaldığı, taşınmaz üzerine Orman içinde kaldığına dair şerhin 2019 yılında işlendiği, eldeki davanın süresi içinde açıldığı anlaşılmıştır.
-
Dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna, bozmaya uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Dahili davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Dahili davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına,
20.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:23:26