Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
5. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/7858
2024/1725
15 Şubat 2024
MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/1022 Esas, 2023/230 Karar
KARAR: Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesince görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, Menemen ilçesi, ... Mahallesi 407 ada 5 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın arsa vasfında olduğunu, buna göre bilirkişi heyeti oluşturularak değer tespiti yapılması gerektiğini, emsal taşınmaz satışlarının esas alınarak bedelinin belirlenmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 13.06.2019 tarihli ve 2016/209 Esas, 2019/412 Karar sayılı ilamı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 18.03.2021 tarihli ve 2019/1656 Esas, 2021/47 Karar sayılı ilamı ile taşınmazın arsa olarak kabul edilmesinde, dava konusu taşınmazın zeminine emsal esasına göre değer biçilmesinde, yapı değerlerinin tespit edilerek kamulaştırma bedeline eklenmesinde bir isabetsizlik görülmediği, ancak eldeki dosyada davacı kuruma iadesine karar verilen kısım dışında Menemen 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/344 Değişik iş sayılı acele kamulaştırma dosyasına depo edilen bedel, değişik iş kararının verilmesinden itibaren her zaman davalı tarafça alınıp kullanılabilecek iken sonradan çekilmesi nedeniyle, tespit edilen bedele dava tarihinden itibaren 4 aylık sürenin bittiği tarihten değişik iş dosyasına yatan paranın bankadan çekilme tarihine kadar yasal faiz işletilmesine karar verilmesinin hatalı olduğu, karara esas alınan bilirkişi raporunda zemin üstünde bulunduğu belirlenen yapıların Menemen 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/231 Esas sayılı muhdesat aidiyetinin tespiti dosyası kapsamında davalı olduğu anlaşıldığından, muhdesata ilişkin 48.950,18 TL bedelin karar kesinleştiğinde asıl malike ödenmek üzere üçer aylık vadeli hesapta nemalandırılmasına karar verilmesi gerekirken malikin başka biri olduğunun tespit edilmesi halinde tespit edilen malike iadesine şeklinde hüküm kurulmasının hatalı olduğu ve davalı asil kendisini vekil ile temsil ettirdiğine göre davalı lehine vekâlet ücreti hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Bölge Adliye Mahkemesinin 18.03.2021 tarihli ve 2019/1656 Esas, 2021/47 Karar sayılı ilamına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmazın tapu kaydında, taşınmaz üzerinde bulunan evin dava dışı Hadide Kaya’ya ait olduğunun belirtildiği ve Menemen 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/231 Esas sayılı dosyasında açılan muhdesat aidiyetinin tespiti davasının derdest olduğu anlaşılmakla tapu kaydında adı geçen Hadide Kaya’yı davaya dahil etmesi için davacı idareye süre verilip taraf teşkili sağlandıktan sonra, tespit edilen yapı bedelinin ileride hak sahipliğini ispat edecek kişiye ödenmek üzere bankada açılacak üçer aylık vadeli hesaba yatırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yapı bedelinin eldeki dosyada davalıya ödenip, muhdesat aidiyetinin tespiti davasında malikin başka biri olduğunun tespit edilmesi halinde bedelin davalıdan alınıp hak sahibine ödenmesine hükmedilmesi ve tespit edilen kamulaştırma bedeli, acele el koyma dosyasında tespit edilen bedelden düşük olup dava tarihinin 09.05.2016, acele el koyma davasının karar tarihinin 20.02.2019 olduğu ve tespit edilen acele el koyma bedelinin ödenmesi için ilgili bankaya 01.03.2019 tarihinde müzekkere yazıldığı gözetildiğinde tespit edilen bedele 10.09.2016 tarihinden, ödeme tarihi olan 01.03.2019 tarihine kadar yasal faiz işletilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin 26.01.2023 tarihli ve 2022/1022 Esas, 2023/230 Karar sayılı ilamı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile tapudan yol olarak terkinine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; emsal incelemesinin uygun olmadığını ve tespit edilen bedelin yüksek olduğunu ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi.
-
Değerlendirme
-
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak, üzerinde bulunan yapıya ise resmi birim fiyatları alınıp yıpranma payı düşülmek suretiyle değer biçilmesi ve dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmesi yerindedir.
-
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:23:54