Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
5. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/9069
2024/1688
15 Şubat 2024
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/458 Esas, 2023/1285 Karar
KARAR: Esastan ret/ Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 21. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2020/147 Esas, 2021/885 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun davalı idare yönünden esastan reddine, davacılar yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin İstanbul ili, Pendik ilçesi, ... Mahallesi 3961 ada 28 parsel sayılı taşınmazda paydaş olduğunu, söz konusu taşınmazın bir kısmına kamulaştırma yapılmaksızın okul bahçesi duvarı yapılmak suretiyle fiilen el atıldığını, taşınmazın tamamının uygulama imar planında temel eğitim alanı olarak ayrıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza müvekkili idare tarafından fiilen el atılmadığını, hukuki el atmanın söz konusu olduğunu, davanın idare mahkemelerinin görev alanına girdiğini, bu nedenle görev yönünden davanın reddine karar verilmesini, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun (3194 sayılı Kanun) 18 inci maddesinde 10.07.2019 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikle düzenleme ortaklık payı oranının %45 olarak belirlendiğini, bu maddenin 3 üncü fıkrasında düzenleme ortaklık paylarının hangi umumi hizmetler için kullanılabileceğinin belirtildiğini, aynı maddenin 5 inci fıkrasında düzenleme ortaklık payları toplamının yeterli olmaması halinde eksik kalan miktarın, tescil harici alanlardan veya muvafakat alınmak kaydıyla kamuya ait taşınmazlardan ya da Hazine mülkiyetindeki alanlardan karşılanacağını, bu yöntemlerle karşılanamaması hâlinde belediye veya valilikçe kamulaştırma yoluyla tamamlanacağının düzenlendiğini, dolayısıyla müvekkili idare yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yararın bulunmadığını, uzlaşma dava şartı yerine getirilmeden açılan davanın reddine karar verilmesini, talep edilen tazminat ve faizin kabulünün mümkün olmadığını ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminatının tespiti ile davalı idareden tahsil edilerek davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
-
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza el atma tarihinin 1983 yılı sonrası olduğunu, müvekkilleri lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
-
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza müvekkili idare tarafından fiilen el atılmadığını, hukuki el atmanın söz konusu olduğunu, davanın idare mahkemelerinin görev alanına girdiğini, bu nedenle görev yönünden davanın reddine karar verilmesini, 3194 sayılı Kanun’un 18 inci maddesinde 10.07.2019 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikle düzenleme ortaklık payı oranının %45 olarak belirlendiğini, bu maddenin 3 üncü fıkrasında düzenleme ortaklık paylarının hangi umumi hizmetler için kullanılabileceğinin belirtildiğini, aynı maddenin 5 inci fıkrasında düzenleme ortaklık payları toplamının yeterli olmaması halinde eksik kalan miktarın, tescil harici alanlardan veya muvafakat alınmak kaydıyla kamuya ait taşınmazlardan ya da Hazine mülkiyetindeki alanlardan karşılanacağını, bu yöntemlerle karşılanamaması hâlinde belediye veya valilikçe kamulaştırma yoluyla tamamlanacağının düzenlendiğini, dolayısıyla sorumluluğun ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile Pendik Belediyesi Başkanlığına ait olduğunu ve müvekkili idare yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, el atma tarihinin tespit edilerek o tarihte yürürlükteki mevzuata ve taşınmazın niteliklerine göre değerlendirme yapılması gerektiğini, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, tespit edilen tazminat için hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, ıslah yoluyla artırılan miktara ıslah tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırmasız el atılan arsa niteliğindeki taşınmaza mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak değer biçen, usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre el atma bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğru olduğu gibi taşınmazın konumu ve bilirkişi raporuna yansıyan özellikleri dikkate alındığında belirlenen birim fiyatının uygun olduğu, taşınmaz davalı idarenin yetki ve sorumluluk alanında olduğundan husumetin doğru yöneltildiği, İlk Derece Mahkemesince proje bütünlüğü gereği fiilen el atılmayan ve imar planında Meslek ve Teknik Eğitim Merkezi alanında kalan kısmın da bedeline hükmedilmesinin de yerinde olduğu, kısmi dava olarak açılan davanın mahiyeti gereği hükmedilen bedelin tamamına dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak dava konusu taşınmaza el atma tarihinin 1983 yılı sonrası olduğu anlaşılmakla davacılar yararına nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ile bedelinin tahsili hususundadır.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”
-
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir.
-
Değerlendirme
-
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Arsa niteliğindeki İstanbul ili, Pendik ilçesi, ... Mahallesi 3961 ada 28 parsel sayılı taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:23:54