Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

5. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/8131

Karar No

2024/1676

Karar Tarihi

14 Şubat 2024

MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2008/95 Esas, 2016/36 Karar

KARAR: Ret

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, Adalar ilçesi, ... Mahallesi, 79 ada 6 parsel sayılı (Silahtar Abdullah Ağa Vakfı adına tescilli) taşınmazın idareye ait olduğunu, idarenin teknik elemanlarınca hazırlanan 02.06.2008 tarihli ekspertiz raporunda; dava konusu taşınmazın yaklaşık 1.877,00 m²'lik kısmına, davalı ... tarafından kamulaştırma yapılmaksızın yol olarak düzenleme yapıldığının tespit olunduğunu, 2.815.500,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödenmesi karşılığında, taşınmazın 1.877,00 m²lik kısmının davalı ... lehine tapudan yola terkinine karar verilmesi, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından açılan davanın haksız ve dayanaksız bir şekilde açıldığını, 1986 tarihli hava fotoğrafları incelendiğinde, dava konusu taşınmazın yol olarak o tarihte mevcut olduğunu, taşınmaza el atma veya kamu hizmetinde kullanılmaya başlanılması tarihinden itibaren 20 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğunun 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 38 inci maddesinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmişse de Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin kökleşmiş içtihatları gereği, iptal kararı verilen tarihe kadar olan sürede 20 yıllık sürenin geçmiş olduğunu bu nedenle davanın reddinin gerektiğini, davanın davalı idare yönünden husumet yönünden reddinin gerektiğinin, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin yerleşmiş içtihatları uyarınca, el atılan kısmın dışında bir yer kalmış ise, arta kalan kısmın bedeline hükmedilemeyeceğini, taşınmazın değerinden, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18/2 maddesi gereğince düzenleme ortaklık payı olarak %40 oranında indirim yapılması gerektiğini, haksız ve dayanaksız açılan davanın hak düşürücü süre ve esas yönünden reddi ile yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu taşınmaz Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait olup fiili yol durumu bulunduğu; ancak, 2942 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinde idareler arasında taşınmaz devirinin nasıl olacağı düzenlendiğinden ön koşul olarak idari aşamaların tamamlanması gerektiğinden davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın konusunun idareler arasındaki taşınmaz devri olmayıp kamulaştırmasız el atma olduğundan 2942 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin uygulanmasının söz konusu olmayacağını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 rarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri.

  3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”

  4. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir.

  5. 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesi

  6. Değerlendirme

  7. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  8. Dosyaya kapsamında yapılan incelemede, dava konusu İstanbul ili, Adalar ilçesi, ... Mahallesi, 79 ada 6 parsel sayılı taşınmazda fiilen yol yapılarak el atıldığı anlaşılmakla kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü gerekir. Kamulaştırmasız el koyma olgusunun varlığının doğal sonucu, İdarenin hukuka aykırı eylemiyle mülkiyet hakkı engellenen taşınmaz mal sahibi davacının, dava yoluyla kamulaştırmasız el koyma hükümleri doğrultusunda mülkiyetin bedele çevrilmesini, eş söyleyişle idareden değer karşılığının verilmesini isteyebileceği açıktır. Bu itibarla kamulaştırmasız el atma olgusu gerçekleşmiş olup eldeki davada 2942 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin uygulanma imkanı olmadığından işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,

14.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararcevaptemyizvı.kararımahkemebozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:24:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim