Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
5. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/4900
2024/158
9 Ocak 2024
MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/2518 Esas, 2023/60 Karar
KARAR: Yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ: Tarsus 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2018/198 Esas, 2020/129 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 09.01.2024 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.
Duruşma günü taraf vekilleri duruşmaya katılmadıklarından incelemenin evrak üzerinden yapılmasına karar verilmiştir.
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Mersin ili, Tarsus ilçesi, ... köyü 163 ada 163, 173 ve 179 parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazların yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekilinin cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bloke ara kararı yerine getirilmediğinden davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece belirlenen bedeli depo etmek üzere taraflarına süre verildiğini, süresi içerisinde bedelin yatırılmaması nedeniyle davanın reddine karar verildiğini, kamulaştırma davalarının kamu düzeninden olduğunu, süresinde depo edilmediği gerekçesiyle davanın reddedilmesinin usul ekonomisi ilkesine aykırılık teşkil ettiğini, kamulaştırma fark bedelinin yatırıldığını, hakkaniyete uygun bedel belirlenmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının itirazları doğrultusunda kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür.
- Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin depo kararının yerine getirilmemesi sebebiyle verdiği gerekçeli kararın hukuka aykırı olduğunu, Mahkemece kamulaştırma bedelinin depo edilmesi için davacıya verilen kesin süreler uyarınca yerine getirilmediğini, dava konusu taşınmazın davacı idarenin yanlış uygulamalarından kaynaklanan heyelanla kullanılamaz hale geldiğini, 179 parselde "E" harfli kısıma doğru bedel takdir edilmediğini, ağaç sayılarının hatalı hesaplandığını, heyelanla yiten muhdesatında gözetilmesi gerektiğini, uygun verilerin kullanılmadığını, taşınmazın gerçek bedelinin tespit edilmesi gerektiğini belirterek Mahkeme kararının itirazları doğrultusunda kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile idarece kamulaştırma bedeli sonradan bloke edildiğinden işin esasına girilerek 179 parsel parsel sayılı taşınmazın A, B, C, D ve E harfi ile gösterilen kısımlarının ayrı ayrı kısmen karışık meyve bahçesi, zeytin, kısmen arazi vasfında, 163 ve 173 parsel sayılı taşınmazların kapama bağ vasfında bedel tespiti yapıldığı, sulu taşınmazlara % 4 oranında kapitalizasyon faiz oranı uygulandığı ancak objektif değer artışı uygulanmadığı üzerindeki meyve ağaçları ve inşai muhdesat bedellerinin taşınmazlar bedeline eklendiği, bilirkişi heyet raporunda 2018 yılına ait Tarsus İlçe Tarım ve Orman verilerinin esas alınıp bu verilere göre yapılan değer tespitinde ve diğer hususlarda hata görülmediği, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin aynı bölgeden geçen dava dosyalarında vermiş olduğu emsal kararlar, dava konusu taşınmazın köy yerleşim alanına ve civarındaki karayola yakınlık mesafesi gözetilerek %10 oranında objektif değer artışı uygulanması gerektiği, ağaç muhdesatları ve diğer inşai muhdesat bedellerinin taşınmaz bedellerine eklenmesi suretiyle resen kamulaştırma bedeli hesaplandığı belirtilerek İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
- Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bedel zamanında depo edilmediğinden depo bedelinin %300 değer kaybettiğini, Anayasa Mahkemesi kararlarında belirtildiği üzere geç ödeme ve enflasyon ile kamulaştırma değerindeki aşınmanın faiz ile telafi edilememesinin mülkiyet hakkı ihlali olduğunu, davalının dikili kapama bağ, beton direkleri, meyve ağaçlarının 2014 yılından beri yol çalışması nedeniyle zarar gördüğünü, 2016 yılında Tarsus 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/202 Esas sayılı dosyası ile kamulaştırmasız el atma nedenine dayalı tazminat ve ecrimisil davası açtıklarını, iki davanın birleştirilmesine dair taleplerinin reddinin hatalı olduğunu, davalının kamulaştırma bedelini aşan zararının mevcut olduğunu, faal ekilip biçilen taşınmazın 2014 2018 yılları arasında kullanılamadığını, hatta heyelan ile oluşan yarıkları kapatmak için davalının toprak döktürüp masraflar yaptığını, davalının yok olan, zarar gören ağaçlarının ve bağlarının tespitinin önemsenmediğini, anlaşmazlık tutanağındaki ve ferağa davet belgesi eklerindeki tutanakta belirlenen ağaç adet ve cinsleri ile keşifte tespit edilenler karşılaştırılarak heyelan sürecinde oluşan nevi ve miktar eksiklerinin tespit edilmesi gerektiğini, 179 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporunda "E" harfi ile gösterilen kısmının bedelinin raporda hatalı değerlendirildiğini, taşınmazlara zeytin ve bağ olarak değer biçilmesi gerektiğini, objektif değer atış oranının hatalı olduğunu, en az %150 olması gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası, 11 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları.
-
Değerlendirme
-
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Bağ niteliğindeki Mersin ili, Tarsus ilçesi, ... köyü 163 ada 163 ve 179; kısmen bağ ve zeytinlik niteliğindeki 163 ada 179 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi yöntem itibarıyla yerindedir.
-
Davalı vekilince her ne kadar davalı parsellerdeki meyve ağaçlarının sayılarının hatalı hesaplandığını iddia edilmiş ise de zeytinlik ve bağ olarak değer biçilen kısımlara üzerindeki ağaçların getirisi üzerinden (net gelir metoduna göre) değer biçildiğinden, Dairemizin yerleşmiş içithatlarında da belirtildiği üzere değer tespitine konu, verim veren ağaçlara ayrıca maktuen değer biçilmesi söz konusu olmayacaktır. Taşınmazlar kapama bahçe kabul edilmesi sebebiyle heyelanda kayıp ağaç sayısının dosyadaki hesaplama açısından bu noktada bir etkisi yoktur. Kaldı ki verim veren bir kısım ağaçlara maktuen biçilen değerler kamulaştırma bedeline eklenmiş, davacı idarece istinaf ve temyiz nedeni yapılmadığından bozmaya konu edilmemiştir.
-
Dava konusu taşınmazlarda bulunan kapama niteliği vermeyen fidan niteliğindeki ağaçların ve muhdesatların dosyada bulunan anlaşmazlık tutanaklarında ve idare tarafından taşınmazlara girilirken davalınında imzaladığı tutanaklardaki sayıları ve nitelikleri hükme esas alınan raporla uyumlu olduğundan, bu ağaçlara ve yapılara biçilen değerler uygundur.
-
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak, davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır.
-
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin tüm davalı vekilinin aşağıdaki aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
-
Keşif tutanağındaki Mahkeme gözlemi, keşifte dinlenen tanık beyanı, bilirkişi kurulu raporundaki tespitler, anlaşmazlık tutanağına ekli tespit formu, idare ve davalı arasında düzenlenen tutanak, taşınmazların bir bütün olarak kullanımı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; fen bilirkişi raporunda 163 ada 179 parsel sayılı taşınmazın E harfi ile gösterilen 2180 m² kısmına da bağ vasfına göre değer biçilmesi ve aynı taşınmazın krokide A harfi ile gösterilen 356,50 m² (sulama havuzunun zeminin) davalıya ait olduğu gözetildiğinde bu kısıma da değer biçilmesi gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
-
Davacı idare vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
-
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:31:20