Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
5. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/7847
2023/9320
19 Ekim 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2022/163 Esas, 2022/306 Karar
KARAR: Ret
Taraflar arasındaki taşınmazda imar uygulaması yapılması karşılığında bir kısım payın hibe edilmesinden sonra, hibe şartının ortadan kalktığı gerekçesi ile tapu iptali ve tescil, bu mümkün olmaz ise, taşınmaz bedelinin tahsili istemine istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle özetle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların İstanbul ili, Küçükçekmece ilçesi, ... Mahallesi Resneli Çiftliği mevki 1403 parsel sayılı taşınmazın hisseli maliki iken davalı ... Başkanlığının bu taşınmaza imar uygulaması yapılması karşılığında toplam 13396 hissenin kendisine hibe edilmesi şartını ileri sürdüğünü, talebin yasal hiçbir yönünün bulunmamasına rağmen davacıların aynı parselde hissesi bulunan diğer birçok malik gibi çaresiz bir biçimde bu şartı kabul ettiğini, bunun üzerine davalı ... ile davacılar ve bölgede taşınmazı bulunan diğer birçok malik arasında 02.10.1990 tarihli bir protokol imzalandığını, bu protokol doğrultusunda davacılardan ...’ün 1403 parselde bulunan 5778,39 hissesini, ...’ün 5060,15 hissesini, ... ’ın 2557,45 hissesini Tapu Müdürlüğünde yapılan işlemle Küçükçekmece Belediye Başkanlığına devrettiklerini, daha sonra ... tarafından yapılan imar planlarının İstanbul 5. İdare Mahkemesinin 1997/1350 Esas, 1999/1158 Karar sayılı kararı ile iptal edildiğinin öğrenildiğini, davacıların bağıştan rücu ettiklerini, davacılara bağış ismi altında yaptırılan hisse devrinin gerçekte bağışlama ile ilgisinin olmadığını, olayın tamamen Küçükçekmece Belediye Başkanlığının yasal görevi gereği yapmak zorunda olduğu imar çalışmalarını hibe şartına bağlamasından kaynaklandığını, dava konusu bağışlama işleminin Küçükçekmece Belediye Başkanlığına yapılması nedeniyle Küçükçekmece Belediye Başkanlığının, 5742 sayılı Kanun ile dava konusu 1403 parsel sayılı taşınmazın Başakşehir Belediyesi sınırlarına geçmiş olması nedeniyle Başakşehir Belediye Başkanlığının davalı olarak gösterildiğini ileri sürerek, Küçükçekmece ... Resneli Çiftliği 1403 parsel sayılı taşınmazda davacılardan bağış adı altında alınmış olan toplam 13396 hissenin veya imar uygulaması sonucu bu hisseden oluşan parsellerin tapularının iptali ile hisseleri oranında davacılar adına tescil edilmesine, bunun mümkün olmaması hâlinde fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla bağışlanmış olan 13396 hissenin imar planlarının iptaline ilişkin kararın kesinleştiği tarihteki değeri karşılığı ... için 560.750 TL, ... için 491.070 TL ve ... Yavuz Yılmaz için 248.180 TL olmak üzere toplam 1.300.000 TL'nin değerlendirme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
- Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu edilen taşınmazın Başakşehir ilçesi sınırlarında kalması nedeniyle Küçükçekmece Belediyesine husumet tevcih edilemeyeceğini, bu nedenle davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, davaya konu edilen protokolden itibaren 22 yılı aşkın bir süre geçtiğini, hak düşürücü sürenin dolduğunu, aynı sözleşmede davacıların hisselerini bila kabili rücu olarak devrettiklerini, davacı tarafın hibeden rücu etmeyeceğini taahhüt etmesine rağmen böyle bir dava açmasının yerinde olmadığını, protokolde şarta bağlanmış bir bağış bulunmadığını, protokol ile kararlaştırılan işlemlerin belediyece süresinde yapıldığını, aynı zamanda dava konusu yapılan taşınmaza ilişkin nazım ve uygulama imar planlarının bulunduğunu, buna göre rücu koşullarının da gerçekleşmediğini, idare mahkemesinde dava açılmadan imar uygulaması sonucu oluşan parsellerin tapularının iptalinin talep edilemeyeceğini, davanın niteliğine göre terditli dava açılmasının da usule uygun bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın idari işlem olması nedeniyle görev yönünden reddinin gerektiğini, imar uygulaması ve imar planlarının birbirinden farklı idari işlem niteliği taşıdığını, dava konusu tapudaki tescillerin imar planına dayanılarak değil arsa ve arazi düzenlemesi işlemlerine dayanılarak oluşturulduğunu, bir diğer anlatımla tapuya tescil işlemlerinin sebebinin imar planı olmayıp imar uygulaması olduğunu, bu nedenle davanın idari yargı yolunda çözülmesi gerektiğini, bunun yanında husumet yokluğundan da davanın reddinin gerektiğini; zira işlemin taraflarının davacılar ile ... olduğunu, dava konusu yerin Küçükçekmece Belediyesinin sınırlarından çıkmış olmasıyla davalı ... Belediyesinin davalı sıfatına sahip olamayacağını, sözleşmenin sadece tarafları bağlayacağını, Başakşehir ilçesinin 5742 sayılı Kanun ile kurulduğunu ve anılan kanun gereği Başakşehir Belediye Başkanlığının bu davada hasım olamayacağını, Küçükçekmece Belediye Başkanlığının hukukî ve fiili dava ehliyetini kaybetmediğinden davanın bu kurum aleyhine devam etmesi gerektiğini, özel hukuk sözleşmesi niteliği taşıyan bu sözleşmeden dolayı Başakşehir Belediyesi'nin taraf gösterilmesinin hukuka uygun düşmediğini, davanın süresinde açılmadığını, zira protokol tarihinden 20 yılı aşkın bir süre geçtikten sonra dava açıldığını, imar planlarının iptalinden itibaren uzun bir süre geçmiş olması nedeniyle hak düşürücü sürenin dolduğunu, dava konusu yerlerde geçerli ve yeni imar planları bulunduğunu, buna ilişkin emsal yargı kararları olup, hâlen geçerli imar uygulamasının bulunması nedeniyle de davanın reddinin gerektiğini, tapu iptaline karar verilmesi hâlinde infazın mümkün olamayacağını, imar planının iptalinin üzerinden yıllar sonra şartlı bağıştan rücu hakkının kullanılmasının 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesine göre hakkın kötüye kullanılması anlamını taşıdığından davacının dava dilekçesinde müştereken müteselsil sorumluluk değerlendirilmesi yaparak tazminat istemesinin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 29.01.2013 tarihli ve 2011/505 Esas, 2013/7 Karar sayılı kararı ile ... hakkında açılan davanın husumet nedeniyle reddine, ... aleyhine açılan davanın ise kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.Mahkemenin 29.01.2013 tarihli ve 2011/505 Esas, 2013/7 Karar sayılı kararı kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalılardan ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
- Dairemizce yapılan inceleme sonucu; dosyada bulunan bilgi ve belgelere göre; davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde olmadığı, davalı ... vekilinin temyizine gelince; dava konusu edilen 1403 parsel sayılı taşınmazda davacılar toplam 53585 m² pay sahibi iken, bu hissenin 13396 m²lik bölümünün taşınmazda imar uygulaması yapılması şartı ile düzenlenen 02.10.1990 tarihli protokol uyarınca, 18.10.1990 tarihinde Küçükçekmece Belediyesine hibe edildiği ve adı geçen belediyece yapılan imar uygulaması sonrasında davacılara imarın 359 ada 1, 358 ada 2, 360 ada 23, 360 ada 24, 360 ada 26, 360 ada 27, 360 ada 29, 324 ada 14, 414 ada 2, 414 ada 3, 277 ada 26, ve 358 ada 3 parsel sayılı taşınmazlardan hisseler verildiği ve davacıların bu hisselerini dava dışı şahıslara sattıkları, imar parsellerindeki hisselerin satışından sonra, dava konusu taşınmaza ilişkin imar planının İstanbul 5. İdare Mahkemesinin 2003 yılında kesinleşen 1997/1350 Esas, 199/1158 Karar sayılı kararı ile iptal edildiği bu durumda; davacıların imar uygulaması yapılması şartı ile hisselerinin bir kısmını hibe etmesinden sonra, Küçükçekmece Belediyesince yapılan imar uygulaması ile davacılara imar parsellerinden hisse verildiği ve davacıların bu imarlı taşınmazları imar planının iptalinden önce sattıkları anlaşılmış olup, davacılar açısından bağıştan rücu şartları oluşmadığı gibi, 1403 parsel sayılı taşınmazın imar uygulamasına tabi tutulması sonucu oluşan imar parsellerinin de ayakta olduğu gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle kabulüne karar verilmesi, gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 16.09.2014 tarihli ve 2014/293 Esas, 2014/447 Karar sayılı ilamı Dairemizin bozma kararına karşı direnilmesine karar verilmiştir.
C.Yargıtay (Kapatılan) 18.Hukuk Dairesince Yapılan İnceleme Sonucu Dosyanın Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna Gönderilmesi Kararı
Mahkemenin 16.09.2014 tarihli ve 2014/293 Esas 2014/447 Karar sayılı direnme kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, Dairemizin 01.10.2013 tarihli ve 2013/8159 Esas, 2013/16184 Karar sayılı ilamı ile temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın 6763 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi ile değişik 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca yetkili ve görevli Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.
D. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından yapılan inceleme sonunda verilen 07.07.2021 tarihli ve 2017/5 2027 Esas, 2021/956 Karar sayılı ilamı ile Mahkemenin direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerle bozulmasına karar verilmiştir.
E.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı Sonrası Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın terditli olarak açıldığını öncelikli taleplerinin tapu iptali tescil olduğunu, mahkemece bozmaya uyularak ret kararı verilmiş ise de vekâlet ücreti yönünden hükmün hatalı kurulduğunu, vekâlet ücretinin maktu olarak hesaplanması gerektiğini ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, tapu iptal tescil olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri.
-
3194 sayılı İmar Kanun'un 17/son maddesi.
-
Değerlendirme
-
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun'un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakta olup davacılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13 ncü maddesinin dördüncü bendinde belirtilen “ maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur." hükmü gözetilmeden, davacı taraf aleyhine vekâlet ücreti takdiri bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile, Mahkeme kararının hüküm fıkrasının (5) numaralı bendinde yer alan "152.000,00 TL" ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine "9.200,00 TL" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davacılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
19.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:15:34