Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
5. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/7878
2023/9095
17 Ekim 2023
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/393 Esas, 2021/770 Karar
KARAR: Direnme
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya direnme kararı verilmiştir.
Kararın davalı idare vekilince temyiz edilmesi üzerine, Dairemizce direnme kararının yerinde olmadığı gerekçesiyle, dosyanın Yargıtay Hukuk Genel kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca yapılan inceleme sonucunda, uyuşmazlıkla ilgili Anayasa Mahkemesinin 07.07.2023 tarihinde yürülüğe giren 08.09.2022 tarihli ve 2022/61 Esas, 2022/101Karar sayılı kararı ile oluşan yeni durum karşısında inceleme yapılması için dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin İstanbul ili, Küçükçekmece ilçesi, ... Mahallesi 976 parsel sayılı 20.679,00 m² alanlı taşınmazda 1525/137760 hisse maliki muris ... 'ün mirasçıları olduklarını, müvekkillerinin kendi adlarına yatırılan kamulaştırma bedelini bankadan çekmediklerini, ayrıca tapuda rızaları ile ferağ vermediklerini, usulüne uygun tebligat yapılmadığını, dolayısıyla taşınmaza davalı idarece el atıldığını, belirtilerek taşınmazın tespit edilecek değerinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın Mülga Arsa Ofisi Genel Müdürlüğü tarafından İmar ve İskan Bakanlığının 04.05.1979 tarihli ve 575/1138 sayılı oluru ile kamulaştırıldığını, kamulaştırma bedelinin taşınmaz malikleri adına T. Emlak Bankası Halkalı Şubesine bloke edildiğini, dava konusu taşınmazın 1525/137760 hissesinin maliki davacılar murisi ... ün adresi ilgili resmi kuruluşlardan araştırılarak tespit edilen adrese noter kanalıyla kamulaştırma tebligatının yapıldığını, fakat adresinde tanınmıyor şerhi ile geri döndüğünü, kamulaştırma evrakının iade edildiğini, kamulaştırma tebligatının yapıldığı tarihten itibaren 30 günlük yasal hak düşürücü süre içinde açılmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili idare tarafından taşınmaz malikine cebri tescil davası açıldığını, ilgililere yapılan tebligatın usulüne uygun olduğu kabul edilerek Bakırköy 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1984/455 Esas, 1985/318 Karar sayılı kararı ile murisin payının mülga Arsa Ofisi Genel Müdürlüğü adına tescil edildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 02.11.2016 tarihli ve 2015/438 Esas, 2016/447 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 23.03.2017 tarihli ve2016/177 Esas, 2017/319 Karar sayılı kararı ile davalı vekilinin istinaf itirazının kabulüne, kamulaştırmasız el atmanın 04.11.1983 tarihinden önce gerçekleştiğinden bahisle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırıması ile hüküm düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine dair karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin 23.03.2017 tarihli ve 2016/177 Esas, 2017/319 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
- Dairemizce yapılan inceleme sonucu; el atmanın 04.11.1983 tarihinden sonra olduğu anlaşıldığından işin esasına girilmesi gerektiğinden ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yasal hasım haline geldiğinden bahisle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin 02.06.2020 tarihli ve 2020/382 Esas, 2020/880 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin 02.06.2020 tarihli ve 2020/382 Esas, 2020/880 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
- Dairemizce yapılan inceleme sonucu; ıslah dilekçesi ile artırılan kısım için harç yatırılmadığından, dava dilekçesindeki taleple bağlı kalınarak karar verilmesi gerektiğinden bahisle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
D.Bölge Adliye Mahkemesince verilen Direnme Kararı
Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda belirtilen kararı ile davacı tarafından açılan davanın lehine sonuçlanması halinde harcın davalıya yükletildiği, başta davacı tarafça yatırılan peşin harcın kararla birlikte alınması gereken harçdan mahsup edilerek, peşin harçların yargılama gideri olarak davalıdan tahsiline karar verildiği; davalı idarenin harçtan muaf olma halinde ise peşin yatırılan harçların kararla birlikte doğrudan davacı tarafa iadesine karar verildiği, bu durumda davacı tarafca nisbi karar ve ilam harcı yatırtılmasının tamamen şekli bir usul kuralının yerine getirilmesinden ibaret olduğu, şekli usul kurallarının katı bir şekilde uygulanmasının adil yargılanma hakkı içerisinde yer alan mahkemeye erişim hakkının ihlali niteliğinde olduğu, yargılamanın geldiği aşama ve usul ekonomisi de gözetildiğinde; harç ikmal edilmediğinden taleple bağlı karar verilmesinin davacı tarafa yeniden ek dava açma yükü getirecek ve davalı taraf yönünden yargılamanın uzaması nedeniyle daha fazla faiz ve vekâlet ücreti ödemesine neden olacağı belirtilerek Hukuk Genel Kurulunun 03.11.2010 tarihli ve 2010/10 550 Esas, 2010/561 Karar sayılı kararı da zikredilerek bozma ilamına direnilmesine karar verilmiş, aynı hükmü tesis etmiştir.
C.Dairemizce Yapılan İnceleme Sonucu Dosyanın Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna Gönderilmesi Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
- Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararı yerinde görülmeyerek dosyanın, Dairemizin 16.12.2021 tarihli ve 2021/10030 Esas, 2021/15303 Karar sayılı ilamı ile temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın 6763 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi ile değişik 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.
D. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından yapılan inceleme sonunda verilen 12.07.2023 tarihli 2022/5 48 Esas, 2023/779 Karar sayılı ilam ile uyuşmazlıkla ilgili Anayasa Mahkemesinin 08.09.2022 tarihli ve 2022/61 Esas, 2022/101 Karar sayılı kararı ile 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun (492 sayılı Kanun) 28 inci maddesinin birinci fıkrasının 23.07.2010 tarihli ve 6009 sayılı Kanun’un 18 inci maddesiyle değiştirilen (a) bendinin birinci cümlesinin ve 32 nci maddesinin birinci cümlesinin, “davalısı harçtan muaf olan kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan tazminat davaları” yönünden Anayasa’ya aykırı olduklarına ve iptallerine karar verildiğini, iptal kararının 07.07.2023 tarihinde yürülüğe girdiğini, oluşan yeni durum karşısında inceleme yapılması için temyiz itirazları ile ilgili inceleme yapılması için dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.
VI.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Nedenleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın kamulaştırıldığını, idarece bloke edilen kamulaştırma bedelinin davacılar murisi tarafından çekildiğinin ispatlanamadığını, idare adına taşınmazın tescil edildiğini davanın reddi gerektiğini, aksi kanaat hasıl olacaksa taşınmaza 1979 yılında el atıldığını, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) ek madde 3 gereğince değerlendirme yapılması gerektiğini, hükmedilen bedelin fahiş olduğunu, düzenleme ortaklık payı kesilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C.Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, tapu maliki mirasçıları ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”
-
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir.
-
2942 sayılı Kanun'un 11 inci ve ek 3 üncü maddeleri
-
492 sayılı Kanun'un 28 inci maddesi.
-
Değerlendirme
-
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince Dairemizce yapılan incelemede; Anayasa Mahkemesinin 08.09.2022 tarihli ve 2022/61 Esas, 2022/101 Karar sayılı kararı ile 492 sayılı Kanun'un 28 inci maddesinin birinci fıkrasının 23.07.2010 tarihli ve 6009 sayılı Kanun’un 18 inci maddesiyle değiştirilen (a) bendinin birinci cümlesinin ve 32 nci maddesinin birinci cümlesinin, “davalısı harçtan muaf olan kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan tazminat davaları” yönünden Anayasa’ya aykırı olduklarına ve iptallerine karar verildiğini, iptal kararının 07.07.2023 tarihinde yürülüğe girdiği gözetildiğinde yasal hasım haline gelen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı harçtan muaf olan idarelerden olduğundan Direnme kararı sonuç itibarıyla yerindedir.
-
Dava derdest iken 21.12.2019 tarihinde kabul edilerek 24.12.2019 tarih, 30988 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7201 sayılı Kanun'un 6 ıncı ve 7 inci maddesi ve 09.06.2021 tarihinde kabul edilerek 19.06.2021 tarih, 31516 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7327 sayılı Kanun'un 20 inci ve 722 inci maddeleri ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek madde 3, Geçici 15 inci ve 17 nci maddeleri yürürlüğe girmiş ise de Dairemiz bozma ilamında bu hususta bozma yapılmadığı gibi, 2942 sayılı Kanun'un ek madde 3’ün birinci fıkrasının ikinci cümlesindeki; “…dava tarihi itibarıyla…” ibaresi ve 7201 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ile eklenen Geçici 15 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan; “…ek 3 üncü madde hükmü uygulanarak…” ibaresi 28.07.2023 tarihli ve 32262 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 04.05.2023 tarihli ve 2019/93 Esas, 2023/87 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiştir.
Bu durumda; eldeki davanın 18.06.2018 tarihinde açıldığı gözetildiğinde Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3 990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alınarak el atma tarihi gözetilerek dava konusu taşınmaza dava tarihi itibarıyla değerlendirme yapılarak tazminat bedelinin belirlenmesi yerindedir.
-
Arsa niteliğindeki İstanbul ili, Küçükçekmece ilçesi,Halkalı Mahallesi eski 976 parsel sayılı taşınmazın 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca değerinin tespit edilmesi yerindedir.
-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:17:41