Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
5. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/1993
2023/8738
11 Ekim 2023
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/1327 Esas, 2022/2084 Karar
KARAR: Esastan ret/Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ: Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2019/687 Esas, 2021/226 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı idare vekilinin başvurusunun esastan reddi ile kamu düzeneği gereği davacılardan ...'nin yargılama sırasında vefat etmesine rağmen karar başlığında sağ olarak gösterilmesi ve ölü kişi hakkında karar verilmesi ve davacı tarafça karardan sonra yatırılan tamamlama harcının karar kesinleştiğinde iadesinin hükme bağlanması yönünden hüküm düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 2751/A parsel sayılı taşınmaza fiilen el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili idarenin dava konusu taşınmazı kamulaştırdığını, kamulaştırma sebebi ile mülkiyetinin idareye intikal ettiğini, davacının artık malik sıfatının kalmadığını, kamulaştırma evraklarının taşımaz malikine 23.02.1985 tarihli ve 3433 sayılı Günlük Ticaret Gazetesi ile ilanen tebliğ edildiğini, hak düşürücü sürede davanın açılmadığını ileri sürerek, 30 yıla aşkın bir süre sonra açıldığından davanın usulden ve esastan reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili idarenin dava konusu taşınmazı kamulaştırdığını, verilen kararda dava konusu taşınmazın yol, emniyet sahası ve yeşil alanda kaldığının belirtildiğini, bu yerlerin belediyelerin sorumluluğunda bulunduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki emsal uygulamasının hatalı, m² bedelin ise yüksek belirlendiğini, dava konusu yerin özel parselasyona göre yapılıp yapılmadığı ve eğer özel parselasyona göre yapılmışsa karayolu dışında kalacağı hususunun araştırılmadığını, taşınmaza arsa olarak değer biçilmesinin yerinde bulunmadığını, belirlenen bedelde % 45 düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza emsal kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gibi taşınmazın imar durumu ve konumuna göre belirlenen bedelin uygun olduğu, dava konusu taşınmaza ilişkin usulüne uygun olarak yapılmış bir kamulaştırma işlemi bulunmadığı, kamulaştırma belgeleri davacının murisine doğrudan tebliğ edilmediği gibi ilanen tebligat için yasal şartların gerçekleştiği veya kamulaştırma bedelinin hak sahiplerine ödendiği hususlarının da iddia/ispat edilmediğinden hak düşürücü sürenin işlemeyeceği, taşınmaza ilişkin uygulanmış özel parselasyon planı bulunduğunun kanıtlanamadığı, dava konusu parselle ilgili Yargıtaydan geçen kararlara göre dava konusu taşınmaz için sorumluluğun davalı idarede bulunduğu anlaşıldığından istinaf başvurusunun esastan reddine, kamu düzeneği gereği davacılardan ...'nin yargılama sırasında vefat etmesine rağmen karar başlığında sağ olarak gösterilmesi ve ölü kişi hakkında karar verilmesi ve davacı tarafça karardan sonra yatırılan tamamlama harcının karar kesinleştiğinde iadesinin hükme bağlanması yönünden hüküm düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B.Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazlara değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas. 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulu yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayriımenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi."
-
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas. 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulu yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulüniin bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın ınevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kantınu'nun 66 ıncı maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...’’karar verilmiştir.
-
2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesi.
-
Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak m² birim bedelinin belirlenmesinde, aynı bölgeden Dairemize intikal eden dosyalar da dikkate alındığında bir isabetsizlik görülmemiştir.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:21:02